EMRE OPTİK

Bir Optik Deneyim Merkezi…

“Silmo İstanbul sayesinde global optik trendlerini yakından takip etme ve sektördeki yenilikleri doğrudan deneyimleme fırsatı buluyoruz.”


Merhaba, İlyas Bey. Okurlarımıza kendinizi tanıtarak Emre Optik’in kuruluş hikayesini anlatır mısınız?
Merhaba ben İlyas Elmas. Emre Optik’in temelleri, 1978 yılında İzmir’de bir aile girişimine dayanır. O dönemde optik sektörü henüz bugünkü teknik ve estetik olgunluğa ulaşmamışken, bireylerin doğru gözlük seçimi konusunda güvenilir yönlendirmeye duyduğu ihtiyaç oldukça belirgindi. Biz bu mesleği hiçbir zaman yalnızca ticari bir faaliyet olarak konumlandırmadık; optiği, doğrudan yaşam kalitesine temas eden bir uzmanlık alanı olarak ele aldık. Bu yaklaşım, yıllar içinde süreklilik, güven ve bilgi birikimiyle şekillenen bir kurumsal kültüre dönüştü. Bugün Emre Optik, Ege Bölgesi’nde farklı lokasyonlarda faaliyet gösteren ve geleneksel tecrübeyi çağdaş optik anlayışıyla bütünleştiren güçlü bir marka kimliği taşımaktadır.

Emre Optik bugün Ege Bölgesi’nde güçlü bir mağaza ağına sahip. Büyüme sürecinizde temel stratejiniz neydi?
Büyüme yaklaşımımız hiçbir zaman hızlı genişleme odaklı olmadı; temel önceliğimiz sürdürülebilir güven inşa etmekti. Faaliyet gösterdiğimiz her bölgede, müşteri beklentilerini doğru analiz etmek ve bu beklentilere nitelikli çözümler sunmak ana stratejimizi oluşturdu. Doğru ürün, doğru danışmanlık ve tutarlı kalite anlayışı, markamızın büyümesinde belirleyici rol oynadı. Bununla birlikte global markaları portföyümüze dahil ederek estetik ve teknik çeşitliliği artırdık. Böylece farklı müşteri segmentlerine hitap edebilen, dengeli ve zengin bir ürün yapısı kurmayı başardık. Ayrıca zamanın ve koşulların dinamiklerine de uyum göstermeyi tercih ettik. Bu bağlamda özellikle son yıllarda dijitalleşmeye yaptığımız yatırımlar, markamızın erişim alanını genişleterek fiziksel mağaza deneyimini tamamlayan güçlü bir yapı oluşturdu. Dijital kanallar üzerinden sağladığımız bu entegrasyon, müşterilerimizle daha kesintisiz ve çok yönlü bir iletişim kurmamıza olanak tanıdı.

Didim, Karşıyaka, Foça ve Bodrum gibi farklı lokasyonlarda hizmet vermek, müşteri beklentileri ve satış yaklaşımınızda nasıl farklılıklar oluşturuyor?
Her lokasyon, kendine özgü bir müşteri profili ve estetik algı barındırır. Bu nedenle her mağazamızı bulunduğu çevrenin dinamiklerini dikkate alarak konumlandırıyor, tek tip bir yaklaşım yerine yerel ihtiyaçlara duyarlı bir yapı benimsiyoruz. Turistik bölgelerde uluslararası ziyaretçilerin etkisiyle daha çeşitli ve trend odaklı tercihler öne çıkarken, yerel müşteri kitlesinde fonksiyonellik, konfor ve uzun ömürlü kullanım beklentisi daha belirgin hale gelir. Örneğin Bodrum gibi destinasyonlarda stil ve moda odaklı güneş gözlüğü modellerine yoğun ilgi gözlemlenirken, daha yerleşik bölgelerde günlük kullanım konforu ön plana çıkmaktadır. Bu farklılıkları dikkate alarak ürün gamımızı ve mağaza deneyimimizi mikro ölçekte yeniden kurguluyor, her lokasyona özgü bir hizmet yaklaşımı geliştiriyoruz.

Emre Optik’i bir optik deneyim merkezi olarak konumlandırıyorsunuz. Bu yaklaşımı mağaza içi hizmet süreçlerine nasıl yansıtıyorsunuz?
Bir gözlük, yalnızca görsel bir aksesuar değil; bireyin stilini, konforunu ve günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir objedir. Bu bakış açısı, mağaza içindeki tüm hizmet süreçlerimizin temelini oluşturur ve müşteriye temas ettiğimiz her noktada kendini hissettirir. Bu nedenle mağazalarımızı sadece ürün sunulan alanlar olarak değil, çok boyutlu bir deneyim merkezi olarak ele alıyoruz. Müşterilerimize yüz anatomisine uygun çerçeve seçimi, kullanım amacına göre cam önerileri ve stil danışmanlığı gibi bütüncül bir hizmet sunuyoruz. Amacımız, her müşterinin kendine en uygun ürünü bilinçli bir şekilde seçmesine destek olmak ve bu süreçte yüksek memnuniyet sağlayan bir deneyim yaşamalarını garanti etmektir.

Ürün portföyünüzü oluştururken marka, stil, kalite ve fiyat dengesi kurmak için nasıl bir yol izliyorsunuz?
Bir ürünün estetik gücü kadar teknik performansı da belirleyicidir. Bu nedenle portföy oluştururken; tasarım, dayanıklılık ve kullanım konforu arasında dengeli bir yapı kurmaya özen gösteriyoruz. Aynı zamanda farklı fiyat aralıklarında alternatifler sunarak her müşterinin kendi beklentilerine uygun bir ürüne ulaşabilmesini mümkün kılıyoruz. Farklı segmentleri dengeli şekilde bir araya getirerek hem erişilebilir hem de premium beklentilere yanıt verebilen bir yapı kuruyoruz. Bu yaklaşımımız, markamızın erişilebilirlik ve kalite arasındaki dengeyi korumasını sağlıyor.

Mağazalarınızda satışını en çok yaptığınız optik ve güneş gözlüğü markaları hangileri?
Güneş gözlüğü kategorisi, özellikle mevsimsel etkilerle birlikte yüksek talep gören bir segment olarak öne çıkıyor. Özellikle yaz dönemlerinde artan hareketlilik, bu kategorideki ürün çeşitliliğimizi ve stok yönetimimizi daha dinamik hale getiriyor. Bunun yanında optik çerçeveler ve ileri teknoloji cam çözümleri de portföyümüzde önemli bir yer tutmaktadır. Ray-Ban, Persol, Prada ve Miu Miu gibi uluslararası markalar müşterilerimiz tarafından sıklıkla tercih edilmektedir. Bununla birlikte farklı fiyat segmentlerinde dengeli bir ürün çeşitliliği sunarak geniş bir müşteri kitlesine hitap etmeyi sürdürüyoruz. Ürün çeşitliliğimiz hem marka bağlılığını güçlendiren hem de yeni müşteri kazanımını destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Farklı segmentlerden oluşan bu geniş ürün çeşitliliğini nasıl bir stok yönetimiyle destekliyorsunuz?
Optik sektörü, trendlerin hızlı değiştiği dinamik bir yapıya sahiptir. Bu dinamizm, stok planlamasında esnek ve hızlı aksiyon alabilen bir yapı kurmayı zorunlu kılıyor. Bu nedenle veri odaklı stok yönetimi kritik bir rol oynar. Satış verilerini düzenli olarak analiz ediyor, bölgesel talep farklılıklarını yakından takip ediyoruz. Aynı zamanda sezonluk dalgalanmaları ve ürün bazlı performansları da dikkate alarak stok dağılımımızı aktif bir şekilde yeniden şekillendiriyoruz. Bu veriler ışığında koleksiyonumuzu periyodik olarak revize ederek hem güncel trendlerle uyumu koruyor hem de stok verimliliğini daha kontrollü ve etkin bir şekilde optimize ediyoruz. Böylece hem ürün bulunurluğunu koruyan hem de gereksiz stok yükünü minimize eden dengeli bir stok kurgusu oluşturmayı hedefliyoruz.

Fiziksel mağaza deneyiminizi 2014’te dijital platformlara da taşıdınız. Online satışa açılmanın Emre Optik’e katkılarını paylaşır mısınız?
Dijitalleşme, markamızın gelişiminde önemli bir dönüm noktası oldu. Bu adım, yalnızca yeni bir satış kanalı oluşturmanın ötesinde, markamızın erişim ve iletişim gücünü de önemli ölçüde artırdı. Online satış kanalı sayesinde coğrafi sınırların ötesine geçerek Türkiye genelinde daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşma imkanı elde ettik. Farklı şehirlerdeki müşterilerimize de aynı hizmet kalitesini sunabilmek, marka algımızı daha güçlü ve tutarlı bir zemine taşıdı. Aynı zamanda dijital platformlar, müşterilerin ürünleri detaylı şekilde inceleyebilmesine ve marka hakkında daha fazla bilgi edinmesine olanak tanıyarak mağaza deneyimini tamamlayan bir yapı oluşturdu. Bu entegrasyon sayesinde fiziksel mağazalar ve dijital kanallar arasında kesintisiz bir deneyim sunarak müşteri memnuniyetini daha sürdürülebilir hale getirmeyi başardık.

Satış süreci ve sonrasında müşterilerinize sunduğunuz hizmet yaklaşımını nasıl tanımlarsınız?
Optik sektörü, doğası gereği güven temelli bir alandır. Bu nedenle satış sürecini yalnızca bir alışveriş anı olarak değil, uzun vadeli bir ilişkinin başlangıcı olarak ele alıyoruz. Müşteriler, uzun süre kullanacakları bir ürünü tercih ederken doğru yönlendirme beklerler. Bu noktada ihtiyaç analizi, doğru bilgilendirme ve kişiye özel önerilerle süreci daha bilinçli ve güvenli hale getirmeyi önemsiyoruz. Bu nedenle şeffaflık, doğru ürün önerisi ve satış sonrası destek hizmetlerimiz iş modelimizin temelini oluşturur. Satış sonrasında da bakım, ayar ve teknik destek gibi hizmetlerle müşterilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Müşterilerimizin yıllar sonra tekrar bizi tercih etmesi, kurduğumuz ilişkinin en güçlü göstergesidir.

Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın gelişimi ve sektöre katkıları hakkında düşünceleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul, optik sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olarak öne çıkmaktadır. Yeni koleksiyonların sergilendiği, trendlerin şekillendiği ve sektör profesyonellerinin bir araya geldiği güçlü bir platformdur. Silmo İstanbul sayesinde global optik trendlerini yakından takip etme ve sektördeki yenilikleri doğrudan deneyimleme fırsatı buluyoruz. Fuarın her geçen yıl Silmo İstanbul Akademik ile sunduğu gibi mesleki eğitime daha fazla odaklanması veya Silmo Award İstanbul ile sektör profesyonellerini ödüller ile teşvik edip desteklemesini çok değerli buluyoruz.

Röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili düşüncelerinizi öğrenmek isteriz?
Optik sektöründe bilgi akışını artıran yayınların büyük bir değer taşıdığına inanıyoruz. 4 your eyes gibi platformlar hem sektör profesyonelleri hem de optik alanına ilgi duyan okuyucular için önemli bir referans kaynağı niteliğindedir. Bu tür çalışmaların sektöre katkı sağlamaya devam edeceğini düşünüyor ve bu röportaj için biz de teşekkürlerimizi iletiyoruz.

Mayıs 2026