Roveri Eyewear

SADECE ERKEKLERE ÖZEL LÜKS

Henüz 2019 yılının son aylarında lansmanı yapılan İtalya merkezli ve erkeklere özel gözlükler üreten Roveri Eyewear’ı en iyi; inovasyon, teknik mükemmelliyetçiliğe yönelik tutku ve ödün verilmeyen estetik kavramları ile özetleyebiliriz.

Roveri Eyewear zamansız lüks ve performans için inovatif bir ruhla, yeni ve keşfedilmemiş materyal kombinasyonlarından oluşan koleksiyonlar hazırlayan henüz 2019 Sonbaharında lansmanı yapılmış erkeklere özel yeni bir İtalyan gözlük markası olarak karşımıza çıkıyor. Roveri Eyewear’ın genç Kurucusu Michele Claseri İtalya’nın Bergamo şehrinde doğup büyümüş ve okulunu bitirdikten sonra geçtiğimiz 10 yılını otomotiv sektörüne, imalatçılığa ve materyallerini harmanladığı dayanıklılık odaklı tasarımlara adamış bir girişimcidir. Ferrari’nin Maranello’daki F1 departmanında görev alan Michele Claseri, yüksek kalitedeki saatlere, erkeklere yönelik aksesuarlara ve tabii ki otomobillere olan tutkusundan hiç vazgeçmemiş. Michele Claseri Los Angeles’a taşındıktan sonra Roveri markasını yaratmak için çok güçlü bir istek duymuş ve o zamana kadar öğrendiği herşeyi ve tüm deneyimlerini birleştirerek Roveri Eyewear’ı kurmuş. Michele Claseri, Roveri Eyewear ile tarihi ve değerleri olan, Bergoma gibi yüksek kalitedeki tekstil imalatıyla dünyanın en prestijli moda markalarına ev sahipliği yapan zarafeti ve birinci sınıf oluşuyla ünlü şehrinde, yüksek standartlara sahip ürünler ortaya koyan ve modern çağda dünyanın modern centilmenleri nasıl görmesi gerektiğine dair bir tarzı yansıtabilen bir marka hedeflemiştir.

BERGAMO’NUN TARİHİ MİRASI

İtalyan yapımı kalite ve İtalyan tasarım tutkusu dendiğinde birçok ünlü moda markasının kurulduğu Milano, Roma, Floransa, Torino ve Venedik gibi İtalyan şehirleri aklımıza gelmektedir. Ancak İtalya sınırları içerisinde belki adı çok daha az geçen bir cevher olan Bergamo şehrini barındırmaktadır. Bir Kuzey İtalya şehri olan Bergamo, dünyanın en ünlü tasarımcılarının, stilistlerinin, şeflerinin ve İtalyan girişimcilerinin doğuşuna ev sahipliği yapmıştır. Aşağı ve Yukarı Bergamo olarak ikiye bölünen zamansız şehir, en özel gıda, mimari, tarihi anıtlar ve moda deneyimlerini de kendisiyle birlikte sunmaktadır. Roveri Eyewear de Bergamo’nun bu tarihi mirasıyla iç içe geçmiş bağıyla, evrensel insani değerlerin, duyguların ve geleneklerin modern bir temsilini sergilemeyi amaçlamaktadır.

ROVERI EYEWEAR ÜRÜNLERİ LÜKS KOKUYOR

Bergamo’daki mükemmelliyetçilik odaklı imalat süreci ve materyal seçimi, Roveri Eyewear’ın gözlük çerçeveleri için gerekli olan tüm bileşenleri sağlamaktadır. Roveri Eyewear, gözlük koleksiyonları için seçtiği materyallerde yenilikçi bakış açısını koruyarak hep en üst seviyedeki materyal ve materyal kombinasyonlarını tercih etmektedir. Örneğin, birinci sınıf saat üreticisi markaların tercih ettiği bir materyal olan işlenmiş çok katmanlı karbon fiber halkayı ilk kez Roveri Eyewear uygulayarak inovatif yönünü sektöre kanıtlamıştır. Çok katmanlı karbon fiber halka kullanılarak güneş gözlüğü yapısı oluşturmak zor ve deneyim isteyen bir süreci kapsasa da, Roveri Eyewear yeni kurulan genç bir marka olarak bu süreci başarıyla tamamlamıştır. 2019 yılının son aylarında beğenilere sunulan Roveri Eyewear’ın tasarımcılarından Carmelo Di Termini büyük bir titizlikle farklı materyal kombinasyonlarıyla mühendislik deneyimini birleştirerek benzersiz ve inovatif Roveri güneş gözlüklerini çizip, tasarlamayı sürdürmektedir. Titanyum materyaliyle çalışmanın ise ayrı bir deneyim gerektirdiğini bilen Roveri Eyewear, yüksek kaliteli çerçevelerine yenilerini eklemek için en ünlü titanyum gözlük üreticileriyle de işbirliği yaparak güzelliğin ve kalitenin peşinden gitmeye devam etmiştir. Roveri Eyewear koleksiyonlarında kullanılan asetat da tamamen İtalya’da üretilmektedir. Roveri’nin kullandığı tabakalar halinde üretilen asetat, daha sonra en parlak, bitki bazlı selüloz asetatı elde etmek için makinede işlenmektedir. Tüm bu materyallere ek olarak Roveri’nin merkezinin bulunduğu Bergamo şehrinin dericilik ve deri işlemeleriyle ünlü olduğunu belirtmemiz gerekir. Roveri Eyewear’a ait her gözlüğün kılıfı ve çantası; birinci sınıf Bergamo inek derisi kullanılarak işlenip, dikilmektedir. Roveri koleksiyonlarının şimdiden adeta lüks koktuğunu belirtebiliriz.

ROVERI EYEWEAR EN YENİSİ CLM-7’Yİ SUNUYOR

Michele Claseri’nin Kurucusu olduğu sadece erkeklere özel gözlükler üreten İtalya merkezli gözlük markası Roveri Eyewear, modern bir spor lüks stili, zamansız çekicilik ve tavizsiz performansla harmanladığı benzersiz panto tasarımı CLM-7 güneş gözlüğünü beğenilere sunuyor. Siyah ve kahverengi olmak üzere iki renk seçeneğiyle sunulan güneş gözlüğünün, sportif ve dinamik yaşam tarzını benimseyen erkekler için ideal bir alternatif olduğunu söyleyebiliriz.

Yüksek standartlardaki kalite, inovasyon ve ince detaylara gösterilen özen ile özetleyebileceğimiz Roveri’nin yeni tasarımı CLM-7, en çok istenilen spor otomobillerin hassasiyetine ve zarifliğine benzer şekilde, karbon fiber alanındaki uzmanlarla İtalya’da geliştirildi. Günlük kullanıma uygunluğu ve zamansız şıklığı ile ilgi çeken CLM-7 güneş gözlüğü, zengin kişiliklere ve farklı stillere sahip kişilere hitap etmektedir. CLM-7 güneş gözlüğü erkeklere özel zarif detaylarıyla mermere benzeyen desenli bir yüzeye sahip oluşuyla dikkat çekiyor. Lüks karbon fiber materyalin, kaliteli bir tamamlayıcısı olan beta titanyum saplara ve asetat uçlara sahip olan CLM-7, UV ışınlarına karşı %100 koruma sağlayan premium kalitedeki Zeiss polarize güneş camlarıyla donatılmıştır. Tasarım, moda ve hızlı arabalar uzmanı bir Kurucuya sahip Roveri Eyewear’ın CLM-7 için hazırladığı kampanya fotoğrafları da, markanın lükse, spora, ve performansa bağlılığını gözler önüne seriyor.

Nisan 2021

Hoffmann Natural Eyewear

HOFFMAN NATURAL eyewear

Her Zaman En İyisi Boynuz

Boynuzdan ürettiği gözlükleriyle dünya çapında fark yaratan Almanya merkezli Hoffmann, Covid-19 pandemisi sürecini ve bu süreçte değişen trendleri değerlendiriyor.

Hoffmann Natural Eyewear Ceo’su ve tasarımcısı Jutta Kahlbetzer, Covid-19 pandemisi sürecinde tüketicilerde sürdürülebilir ürünlere yönelik farkındalığın arttığını ve bu ürünlere olan eğilimin yükseldiğini belirtiyor. Bu sayımızda, Jutta Kahlbetzer ile pandemi süreci, pandeminin optik sektörüne etkisi, çevre dostu trendlerin artışı ve gözlüklerinde kullandıkları doğal materyal boynuzun avantajları üzerine yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhaba Jutta Kahlbetzer… Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs sürecini kişisel olarak nasıl deneyimliyorsunuz?
Covid-19 pandemisi ilk başladığı zamanlar bana çok gerçeküstü bir durum gibi geldi. Tam olarak gerçekliğini zihnimde şekillendiremedim. Dünyanın dört bir köşesindeki arkadaşlarımdan ve iş ortaklarımdan aldığım haberler sonrası koronavirüsün birden bire ne kadar gerçek olduğunu anlamak zorunda kaldım. Sonraki ilk aşamada da bir başlangıç şoku yaşadım: Ne yapacaktık? Şirketimize, çalışanlarımıza, müşterilerimize hatta tüm gezegene ne olacaktı diye endişeler duymaya başladım. Tüm insanların da düşündüğünü sandığım gibi herkesin sağlığına kavuşmasını umut etmeye başladım. Gerçekten de çok tehlikeli ve dünyayı olumsuz bir şekilde etkileyen kötü bir olay olduğunu hala tam olarak kabul etmek istemiyorum ancak bir yandan da herkes gibi korku ve endişeler taşıyorum.

Kısıtlamalardan ve karantinalardan işleriniz ne yönde etkilendi?
Ne mutlu ki, Hoffmann Natural Eyewear olarak kendi imalatımız olan ve dünya çapında pek çok bölgede beğeniyle karşılanan sürdürülebilir gözlük koleksiyonlarımız bulunuyor. Fakat koronavirüs salgını düşündüğümüzden çok daha fazla bir şekilde dünyadaki pek çok ülkeyi olumsuz etkisi altına aldı. Almanya ile kıyasladığımızda karantina ve kısıtlama süreçleri çok daha uzun olan ve süreci çok daha zorlu geçiren ülkeler var. Ama Almanya olarak aldığımız tedbirler sayesinde süreci diğer ülkelere nazaran biraz daha olumlu geçirmemiz sonucunda sınırlı sayıda da olsa dünya geneline teslimatlarımızı yapabildik. Bizden çok daha uzak pazarlara erişebildiğimizi söyleyebilirim.

Covid-19 pandemisi süreci sizce hangi yeni trendlerin doğmasına sebep oldu?
İçinde bulunduğumuz yüzyılda Covid-19 gibi bir salgını daha önce hiç deneyimlemesek de, bunun gibi olumsuz sonuçları büyük olan krizler, insanların dünyayı algılama biçimlerini ve farkındalıklarını bir şekilde keskinleştiriyor. Optik endüstrisini baz aldığımızda gün geçtikçe insanların daha fazlası hangi ürüne ne kadar ihtiyaç duyduğunu sorgular oldu. Sürdürülebilir yani çevre dostu ürünleri mi yoksa yüksek kalitedeki ürünleri mi tercih etmeleri konusunda da kafalarında yeni soruların şekillenmeye başladığını düşünüyorum. Genel anlamda yaşamımızdaki durumları ve olayları değerlendirirken nelere öncelik vereceğimiz konusunda yeni bakış açılarının geliştiğine inanıyorum.

Bu krizin şu anki olumsuz etkisi dışında, optik endüstrisinde neleri değiştireceğine inanıyorsunuz?
Endüstrimizin de belirli konularla ilgili olarak farkındalığının çoğalacağına inanıyorum. Daha çok şeyin sorgulanacağını düşünüyorum. Her ne kadar Covid-19 pandemisi dijital dönüşümün güçlü bir şekilde gerçekleşmesine katkı sağlasa da; optik endüstrimiz iş ortaklarımız ve optisyenlerle daha yakın kişisel iletişimlere girilmesine ihtiyaç duymaktadır. Ayrıca bir çok durumda tüketicilerin daha üst seviye hatta belki de sürdürülebilir materyallerden üretilmiş ürünler tercih etmeye niyetlendiklerini gözlemliyorum.

Doğal bir materyal olan boynuz konusunda uzman bir marka olarak, sizce bu süreçte çevreye daha az zarar veren ürünlere talep gerçekten arttı mı?
Aslına bakarsanız son yıllarda zaten sürdürülebilir ve doğal materyallerden üretilmiş ürünlere yönelik pozitif bir trend geliştiğini söyleyebiliriz. Ancak Covid-19 pandemisiyle oluşan ‘yeni’ bilinçlenmenin etkisiyle bu trendin daha da yoğunlaştığını fark ediyorum. Markaların kendileri de bu trendi güçlendirdikleri gibi tüketicilerin talepleri de markaları bu trende daha çok teşvik ediyor. Bununla birlikte başta Almanya olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinde onlarca moda markasının varlığına rağmen tüketicilerin çevre dostu ürünlere çok daha yoğun bir eğilim gösterdiğini söyleyebiliriz.

Peki boynuzun hangi özellikleri onu sürdürülebilir materyal yapıyor?
Boynuz zaten tamamen doğal bir hammaddedir. Hoffmann Natural Eyewear olarak Asya’da yaşayan su bufalolarının boynuzlarını kullanıyoruz. Boynuzun sürdürülebilir oluşunun bir önemli göstergesi, boynuzu ancak su bufaloları doğal ömürlerini tamamladıktan sonra yani doğal yollarla ölümlerinden sonra kullanmamızdır. Zaten su bufaloları ne kadar uzun yaşarsa, ömrü ne kadar uzarsa; boynuzlarının doğal yapısı da o derecede güzelleşiyor. Boynuzlarımız Hindistan’da su bufalolarının yaşadığı alanda kesiliyor, bu durum da Hindistan’da bir iş kolu oluşumunu desteklemiş oluyor. İçi boş olan işlenmemiş boynuzlar Hindistan’dan Almanya’daki üretim binamıza ulaşım esnasında da kolaylık olmasına sebep oluyor. Tamamen saf bir doğal hammadde olan boynuzu işlemek de bize düşüyor.

İmalat sürecinizden arta kalan üretim fazlalıklarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Üretimden kalan artık malzeme tarımda, fidanlıklar gibi botanik alanlarda, bağcılıkta ve bahçelerde gübre olarak kullanılabiliyor. Bunu az önce sorduğunuz sorunuzun da devamı niteliğinde bir yanıt olarak da sayabilirsiniz. Üretim atıklarından oluşan bu doğal gübre sayesinde kendi yetiştirdiğiniz tarım ürünlerinizi veya çiçeklerinizi dahi gübreleyerek bu ürünlerinizden güçlenmesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca üretimini yaptığımız gözlükler için kullanmayı tercih etmediğimiz küçük boynuz uçları, özellikle Hindistan’da yoğun olarak kullanılan bir çeşit müzik aracının düğmeleri olarak da dönüştürülebiliyor. Görüyorsunuz ki doğal bufalo boynuzundan elde edilen materyallerin tümü boşa harcanmadan, en önemlisi de asla doğaya zarar vermeden yeniden kullanılabiliyor. Buna ek olarak su bufalolarının pirinç tarlaları için vazgeçilmez rol oynadıklarını ve onlara kültürel olarak Hinduizm ve Budizm inanışlarınca büyük saygı gösterildiğini belirtmek isterim.

Materyal olarak boynuzun sağladığı diğer avantajlar nelerdir?
Doğal, çevre dostu bir hammadde olmasının yanı sıra başka avantajları olduğunu da rahatlıkla söyleyebilirim. Öncelikle boynuz son derece düşük bir ağırlığa sahip bir materyaldir. Bunun yanında gözlük kullanıcılarının alerjik bir sorunları var ise boynuz tamamen anti-alerjik özelliktedir. Aynı zamanda çok kolay bir şekilde tamiri yapılabilen bir materyal olarak karşımıza çıkmaktadır. Yine doğal oluşundan dolayı renkleri eşsizdir. Üstelik asetat ve diğer materyallere hiç benzemez, taklit edilmesi neredeyse imkansızdır. Ayrıca terleme sonucunda boynuzun alt kısmında nem birikmesi oluşmadığından, gözlükseverlere yaz aylarında büyük konfor sunmaktadır.

Bazı çerçevelerinizi sapları da boynuzdan oluşmak kaydıyla %100 boynuzdan üretiyorsunuz. Bu modellerinizi diğerlerinden ayıran özellikler nelerdir
Boynuz az önce açıkladıklarım da dahil olmak üzere bir çok avantajı beraberinde getiren bir materyaldir. Gözlük kullanıcısına maksimum konfor ve rahatlık vadeder. Boynuzdan imal edilmiş bir gözlük, gözlük kullanıcısının yüzüyle temas ettiği anda kullanıcısının doğal ve iyi hissetmesini sağlar. Bu sebeple boynuzdan yapılan bir gözlük ile %100’ü boynuzdan üretilmiş bir gözlük kıyaslandığında elbette bu doğal ve özel materyalin en yoğun olduğu hali her zaman öncelikli tercihler arasında yer almaktadır. Tüm bunlara ek olarak boynuzun kullanıcıya sunduğu renk yelpazesi %100’ü boynuzdan olan gözlüklerde saplara doğru ilerlediğinden, ortaya ayrı bir bütünlükte ve zarafette gözlükler çıkmaktadır.

Hoffmann Natural Eyewear olarak sürdürülebilirliği başka hangi alanlarda hayata geçiriyorsunuz?
Marka adımızdan da anlaşılacağı gibi doğallık ve çevreye yönelik hassasiyet, kuruluşumuzdan itibaren DNA’ımıza kazınmıştır ve felsefemiz haline gelmiştir. Bu sebeple markamızın ana merkezi de dahil olmak üzere her noktamızda geri dönüştürülebilirliğe fazlasıyla önem vermişizdir. Sürdürülebilirlik bizim için yeni bir anlayış şekli yeni bir yaklaşım değildir. Örnek vermem gerekirse üretim yaptığımız binamızda yıllardır yenilenebilir enerjileri mümkün olan her yerde kullanmayı tercih ediyoruz. Isıtma sistemimizin tamamen jeotermal enerji ile çalıştırılması gibi…

Üretiminizi Almanya’nın doğal güzelliklerle çevrili bir bölgesinde gerçekleştiriyorsunuz. Eifel bölgesinde üretim yapmanın avantajları nelerdir
Birlikte çalıştığınız, birlikte üretim yaptığınız insanların karakterleri yaptığınız işin kalitesine yansıdığı gibi ortaya çıkan sinerjiyi yakalamak da gerçekten büyük önem taşımaktadır. Burada üretim yaptığımız Eifel bölgesindeki çalışma arkadaşlarım, ortaya olağanüstü şeyler çıkarabilecek sabıra sahip kişilerden oluşuyor. İçlerinden bir çoğu birşeyler yaratabildikleri, güzel zaman geçirirken ortaya güzel şeyler çıkarabildikleri ve kendilerini geliştirebilecekleri hobilere sahip. İçinde bulunduğumuz çağda ve büyük şehirlerde bu tip insanlara rastlamanın daha düşük ihtimal olduğuna inanıyorum ve bu yüzden bu bölgede üretim yaptığımız için çok şanslı hissediyorum.

Kaynak: Spectr

Nisan 2021