You Mawo

You Mawo

Kişiye Özgü 3D Baskı Gözlük Uzmanı

Sektörde 10. yılına yaklaşan You Mawo, sadece kişiye özel gözlükleri herkesçe erişilebilir kılmakla yetinmeyip yüz taramasından uyum analizine ve üretime kadar tüm kullanıcı yolculuğunu kusursuzlaştırmaya odaklanıyor.

Almanya merkezli olarak 2016’da kurulan gözlük markası You Mawo, kişiye özel 3D baskı gözlük üretiminde öncü bir yenilikçi olarak öne çıkıyor. Yüksek kaliteli poliamid tozu ve seçici lazer sinterleme (SLS) teknolojisiyle üretilen gözlükler, baştan sona şirketin geliştirdiği özgün bir süreçle tasarlanıyor. Her aşaması optimize edilen bu üretim modeli, kullanıcının yüz verilerine dayalı olarak kusursuz bir uyum sağlayan tamamen kişiselleştirilmiş gözlüklere hayat veriyor. You Mawo’nun Kurucu Ortağı, aynı zamanda Tasarım ve Ürün Geliştirme Direktörü olan Daniel Miko ile markanın yolculuğunu ve bugün geldiği nokta hakkında yapılan röportajı beğenilerinize sunuyoruz.

Merhaba Daniel. You Mawo’yu hangi amaç ve vizyonla kurdunuz, kat ettiğiniz yolu nasıl değerlendiriyorsunuz?
You Mawo’nun çıkış noktası “Her insan yüzü şekil, boyut ve oran bakımından benzersizdir” şeklinde çok yalın ama güçlü bir gözlemimize dayanıyordu. Buna rağmen gözlük endüstrisi onlarca yıldır standart ölçüler ve katı tasarım süreçleriyle çalışıyordu. Biz bunu değiştirmek istedik. İlk günden beri hedefimiz, yalnızca sorumlu şekilde üretilen değil, aynı zamanda gerçek anlamda kişiye özel gözlükler hazırlamaktı. Rehber ilkemiz de hep “Yüzler, milyarlarca farklı şekil ve boyuttadır. Gözlükler de öyle olmalı” oldu. Bugün 2025’ten dönüp baktığımızda bu vizyona her zamankinden daha sadık olduğumuzu görüyorum. Özellikle 3D tarama ve eklemeli üretimdeki gelişmeler sayesinde bu fikri sadece teoride değil, pratikte de hayata geçirmeyi başardık. Bu da bizi gerçekten gururlandırıyor.

Bugüne kadar tasarım açısından en değerli bulduğunuz adımlar, yenilikler veya ürünler hangileri oldu?
Çalışmalarımızın birkaç yönü bizi özellikle gururlandırıyor. Tasarım açısından bakıldığında kapsül koleksiyonlarımız ve Youniverse serisinde ürettiğimiz tasarımlar bize estetik ve teknik sınırları zorlama olanağı sundu. Bu projeler bizim için yeni malzemeleri denediğimiz, alışılmışın dışında formları keşfettiğimiz ve gözlüğü yeniden kurguladığımız birer deney alanı oldu. Kişiselleştirme tarafında ise sistemimizi sürekli geliştirmeye odaklandık. Amacımız yalnızca kişiye özel gözlükleri erişilebilir kılmak değil, yüz taramasından uyum analizine ve üretime kadar tüm kullanıcı yolculuğunu kusursuzlaştırmak olmuştur. Mevcut düzeni sorgulamak, You Mawo kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Bunu yenilikçiliğin en önemli şartı olarak görüyoruz.

Özellikle akıllı gözlüklere ilginin oldukça arttığı 2025 yılını, 3D baskı gözlüklerin ulaştığı nokta ve potansiyeli açısından değerlendirir misiniz?
Kesinlikle çok yol katettik ve bugün 3D baskı gözlüklerde ulaşılan sofistike seviye gerçekten etkileyicidir. Malzeme kalitesi, hassasiyet ve kişiselleştirme açısından geldiğimiz nokta çok ileri diyebilirim. Ancak yine de yolun başındayız. Eklemeli üretim, tasarım özgürlüğü ve kişiselleştirme konusunda benzersiz bir esneklik sağlıyor ve özellikle teknoloji entegrasyonunda henüz keşfedilmemiş büyük bir potansiyel görüyoruz. Akıllı gözlükler yeniden gündemde ve biz bu alanda kişiye özel uyum ile akıllı işlevleri birleştirmede eşsiz fırsatlar olduğunu düşünüyoruz. Üretim yaklaşımımız sayesinde yalnızca “akıllı” değil, aynı zamanda konforlu, şık ve tamamen kullanıcıya uyumlu çözümler geliştirebiliyoruz. Ayrıca seri üretim akıllı gözlüklerde eksik kalan en önemli unsurun bu konfor olduğunu da eklemek isterim.

Son yıllarda 3D baskı gözlüklerin prestijli bir tasarım ürünü olarak daha fazla kabul gördüğünü düşünüyor musunuz?
Kesinlikle. Eklemeli üretimin lüks gözlük dünyasına getirdiği olanaklar giderek daha çok takdir ediliyor. Bir dönem niş ya da deneysel görülen bu yaklaşım artık birçok tasarım ve hatta lüks marka tarafından ileriye dönük ciddi bir üretim yöntemi olarak benimseniyor. Algının değiştiğini gözlemliyoruz. 3D baskı çerçeveler artık yalnızca teknik yenilikle ilişkilendirilmiyor. Tasarım değerleri, sürdürülebilir üretim süreçleri ve kullanıcıya gerçek anlamda kişisel bir ürün sunabilme kapasiteleriyle öne çıkıyorlar.

You Mawo olarak gelişen yapay zeka teknolojilerini kullanıyor musunuz? Yapay zeka size nasıl katkı sağlıyor?
Evet, yapay zeka birçok alanda giderek daha değerli bir araç haline geldi. Özellikle tasarım sürecindeki potansiyeli bizi oldukça heyecanlandırıyor. Bizim için yapay zeka, yaratıcı düşüncenin yerine geçen bir unsur değil, adeta bir fikir ortağıdır. Fikirlerimizi sorgulamamıza, beklenmedik formlar keşfetmemize ve tasarım dilimize yeni dinamikler katmamıza olanak tanıyor. Tasarımın ötesinde uyum optimizasyonu, müşteri etkileşimi ve öngörüye dayalı kişiselleştirme gibi alanlarda da potansiyelini görüyoruz. Böylece insanların henüz fark etmedikleri ihtiyaçlarını bile daha iyi anlayabilir hale geliyoruz. Henüz erken aşamadayız ama sağladığı olanakları gerçekten heyecan verici buluyoruz.

Tasarım yaklaşımınız sürekli değişiklik gösteriyor mu? 2025 koleksiyonlarınızda ilham kaynağınız neydi?
Aslında 2025’te köklerimize dönmeye odaklandık. You Mawo olarak kim olduğumuzu ve tasarım dilimizi neyin tanımladığını yeniden sorguladık. Bu derin düşünme süreci bize kimliğimiz ve bizi benzersiz kılan unsurlar hakkında çok daha net bir bakış açısı kazandırdı. Bu yolculuk, bizim için hem ilham verici hem de çok değerli oldu.

Kaynak: Eyestylist

Ekim 2025

Everest Optik

Everest OPTİK

Kaliteden Ödün Vermeyerek Zirveyi Hedefliyor

“Silmo İstanbul kapsamındaki eğitim oturumları ve atölye çalışmaları
sektör profesyonellerinin bilgi birikimlerinin artışında kritik önem taşıyor.”

Merhaba Mehmet Bey sizi biraz yakından tanıyabilir miyiz? Optik sektörüne girişiniz nasıl oldu?
Merhaba, ben Mehmet Akif Doğanay. 1984 yılında İstanbul’da doğdum. Henüz 1997 yılında, erken denecek bir yaşta Sirkeci’de bulunan Dural Optik’te, ustam ve aynı zamanda dayım olan Alaaddin Karabulun’un yanında çalışmaya başladım. Optik sektöründe farklı alanlarda çalışarak sektöre dair geniş bir perspektif kazandım. Saat ve gözlük üretiminden eczane optik hizmetlerine, Sirkeci esnaf kültüründen AVM mağazacılığına kadar sektörün her yönünü deneyimledim. Perakende sektörüne yabancı sermaye girmeden önceki “Fenni Gözlükçülük” anlayışını da daha sonra sektöre giren kurumsal yabancı firmaların işleyişini de yakından gözlemleme fırsatım oldu. Bu deneyimlerim bana, sektörün eksik yönlerini görme ve bu eksiklere yönelik yenilikçi çözümler üretme fırsatı sundu. Bu amaçla sektörümüze değer katacak işler yapmayı bir vazife olarak benimsedim.

Everest Optik’i 2023 yılında kurdunuz. Mağazanızı açmaya nasıl karar verdiniz, temel motivasyonunuz ne oldu?
Bizim sektörde çıraklık ve kalfalık yapan herkesin nihai hedefi, bir mağaza açarak kendi işinin patronu olmaktır. Ancak globalleşen dünyada “az olsun, benim olsun” zihniyetinin artık geçerliliğini yitirdiğini fark ettim. Büyümeyenlerin küçülmek zorunda kaldığını ve küçük işletmelerin tek başına büyük firmalarla rekabet edemediğini gözlemledim. Aynı durum saat piyasası için de geçerliydi. Bu nedenle Doğanay Grup olarak saat sektöründe başarıyla uyguladığımız franchise modelini gözlük sektörüne de taşıdık. Saat sektöründeki deneyimlerimizi geliştirerek gözlük sektöründe yeni bir yapılanma başlattık. Ya büyümeli ya da erimeliydik, biz büyümeyi seçtik.

Everest Optik olarak bu hızlı büyümenizin sırrı nedir? Şubelerinizin lokasyon seçimlerinde öncelikli kriterleriniz nelerdir?
Everest Optik olarak kısa bir süre içinde 8 şubeye ulaşmamızın arkasında güçlü bir ekip, müşteri odaklı bir hizmet anlayışı ve stratejik bir büyüme planı yatıyor. Hızlı büyümemizin sırrı, sektördeki deneyimimizle birlikte yenilikçi bir bakış açısını birleştirerek hareket etmemizdir. Bizim için önemli olan sadece daha fazla şube açmak değil, her açtığımız şubede aynı kaliteyi, güveni ve müşteri memnuniyetini sağlamaktır. Bu nedenle şubelerimizin lokasyonlarını belirlerken üst düzeyde titizlik ve hassasiyet gösteriyoruz. Öncelikle bölgedeki potansiyel müşteri kitlesini detaylı bir şekilde analiz ediyoruz. Mevcut rakiplerin durumunu değerlendiriyoruz ve farklılaşabileceğimiz noktaları belirliyoruz. Şubelerimizin müşteriler için rahatça ulaşılabilir olmasına özen gösterdiğimiz için merkezi noktaları tercih ediyoruz. Yerel ihtiyaçlara odaklanarak bölgenin demografik yapısına ve gözlük sektöründeki talebe uygun çözümler sunmayı hedefliyoruz.

Everest Optik isminin ve marka kimliğinin oluşum sürecini okurlarımızla paylaşır mısınız?
Everest Optik ismi ve marka kimliği, hedeflerimizi ve vizyonumuzu en iyi şekilde yansıtacak şekilde özenle seçildi. “Everest” optik sektöründe ulaşmak istediğimiz zirveyi temsil ediyor. Bu isim, yalnızca bir marka değil, aynı zamanda mükemmeliyet, yenilik ve güven anlayışımızın bir simgesi olarak doğdu. Everest Optik, gözlük sektöründe hem kalite hem de yenilikçi bir yaklaşımın sembolü olarak konumlandı. Markamız, yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası düzeyde de tanınan ve güvenilen bir isim olmayı hedefliyor. “Everest” ismi, hem görme deneyiminde netliği ve mükemmeliyeti hem de her zaman daha yükseğe ulaşma arzumuzu kapsıyor. Bizim ile birlikte olanlarla zirvede buluşmayı hedefliyoruz.

Mağazalarınızda her segmetten ürüne yer veriyor musunuz? Müşterilerinizin en çok tercih ettiği ürün ve markalar hangileri?
Mağazalarımızda müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılamak için geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Öne çıkan markalar arasında hem yerli hem de uluslararası tanınmış markalar yer alıyor. Kalite, şıklık ve uygun fiyat dengesi sunan ürünlerimiz, her yaştan ve tarza hitap ediyor. En çok tercih edilen ürünlerimiz arasında, hem günlük kullanım için rahatlık sağlayan çerçeveler hem de güneş gözlükleri öne çıkıyor. Bunun yanı sıra, ergonomik tasarımı ve hafifliğiyle dikkat çeken gözlük çerçeveleri de popüler tercihler arasında yer alıyor. Çok çeşitli ürün ve marka portföyümüz sayesinde her müşterimizin memnuniyetini sağlayacak çözümler sunmaya özen gösteriyoruz. Hizmetimizi fabrikasyon bir anlayışla değil, adeta terzi usulü bir yaklaşımla, kişiye özel bir şekilde sunmak için büyük gayret sarf ediyoruz. Bu, müşterilerimizin beklentilerini karşılamanın ötesinde, onlara birebir dokunan ve memnuniyetlerini ön planda tutan bir hizmet anlayışıdır.

Sosyal medyayı etkin kullanıyorsunuz. Dijital dünyadaki güçlü varlığınızın size ve müşterilerinize sağladığı yararlardan bahseder misiniz?
Sosyal medya stratejimiz, sadece ürün tanıtımından ibaret değil; aynı zamanda sektörel bilgilendirme, kampanyalar ve markamızla ilgili yenilikleri paylaşarak müşterilerimizin hayatlarına dokunmayı amaçlıyor. Sosyal medyada profesyonel ekibimizle aktif bir şekilde yer almak, markamızın samimi ve ulaşılabilir bir imaj çizmesine katkıda bulunuyor. Etkileşim odaklı yaklaşımımız ile müşterilerimizin görüş ve önerilerini dikkate alarak çözümler üretebiliyoruz. Sosyal medya sayesinde, Everest Optik ailesinin bir parçası olan herkese dokunmayı, onların göz sağlığına ve görme deneyimine değer katıyoruz. Çok daha geniş bir kitleye ulaşarak mevcut müşterilerimize yenilerini eklerken, kurduğumuz güçlü bağlarla markamızın değerini etkin bir şekilde yansıtma olanağı yakalıyoruz.

Optik mağazalar arasındaki fiyat rekabeti hakkındaki düşünceniz nedir? Sizin bu konuya yaklaşımız nasıl?
Yoğun fiyat rekabeti hepimiz için önemli bir sınav niteliği taşıyor. Ancak, Everest Optik olarak rekabetin yalnızca fiyat üzerinden değil, aynı zamanda kalite, hizmet ve müşteri memnuniyeti gibi faktörlerle de değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Meslektaşlarımızla aramızdaki dengeyi korumak adına, sektörel dayanışma ve işbirliğinin önemine inanıyoruz. Rekabetin, sektörü geliştirici bir unsur olduğu bilinciyle hareket ediyor ve uzun vadede herkesin kazanacağı bir yaklaşımı benimsiyoruz.

Optik sektörünün deneyimli isimlerinden birisiniz. Sektörel değişim ve dönüşümler hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Öncelikle, teknolojik ilerlemeler dönüşümün merkezinde yer aldı. Kişiye özel gözlük tasarımı, dijital ölçüm cihazları ve yüksek kaliteli cam üretimi gibi yenilikler sektöre büyük bir dinamizm kazandırdı. Bu teknolojik ilerlemeler, müşteri memnuniyetini artıran çözümler sunmamıza olanak sağladı. Müşteriler artık yalnızca görme problemlerine çözüm aramakla kalmıyor; aynı zamanda estetik, konfor ve kalite arayışındalar. Bu da sektörü, modaya uygun ve yenilikçi tasarımlar sunmaya yönlendirdi. Uluslararası markaların sektöre girmesi, yerel firmaları daha yenilikçi ve müşteri odaklı olmaya teşvik etti. Online satış kanallarının artması, güneş gözlüğü ürünlerin erişilebilirliğini büyük ölçüde değiştirdi. Avrupa Birliği uyum yasaları kapsamında; mağazalara mesul müdür zorunluluğu, metrekare şartı ve başka iş kollarıyla birleşme yasağı gibi standartların getirilmesi de dönüşümde kritik bir önem taşıdı. Bu standartlar sektöre kalite ve disiplin getirse de yabancı sermayenin girişine izin verilmesi küçük işletmelerin büyük sermaye karşısında yalnız bırakılmasına neden oldu. Tüm bu değişimlere ayak uydurabilmek, müşteri odaklı bir hizmet anlayışını benimseyerek sektöre değer katmayı sürdürebilmek bizler için hem bir sorumluluk hem de bir fırsat oldu.

Sektöre yeni girenler veya kendi işini kurmak isteyenler için vermek istediğiniz tavsiyeler var mı?
Sektöre yeni girecek veya yeni bir atılımla dükkân açmak isteyen kardeşlerimizin, öncelikle kendi durumlarını iyi bir şekilde fizibilite etmeleri gerekir. Eğer tek başlarına bulundukları lokasyonda sürdürülebilir bir rekabet ortamı yaratmaları mümkün değilse, bir oluşumla birlikte hareket etmeleri ve büyük bir yapının parçası olmaları en doğru adım olabilir. Biz, bu konuda her zaman elimizden gelen desteği sağlamaya hazırız. Bizimle iletişime geçen kardeşlerimize rehberlik yapmaktan ve onların doğru adımları atmalarına yardımcı olmaktan mutluluk duyarız. Bu dayanışma ruhuyla, sektörümüzü daha da büyütmek ve güçlendirmek için çalışıyoruz.

Kasım ayında 12.si gerçekleşecek olan Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüşlerinizi ve fuarın sektöre sağladığı katkıları paylaşır mısınız?
Silmo İstanbul Optik Fuarı optik profesyonellerin bir araya gelerek bilgi paylaşımı yapmasını, iş birlikleri kurmasını ve yeni pazarlara açılmasını sağlıyor. Ayrıca, Silmo İstanbul kapsamındaki eğitim oturumları ve atölye çalışmaları sektör profesyonellerinin bilgi birikimlerinin artışında kritik önem taşıyor. Silmo İstanbul sadece Türkiye için değil, aynı zamanda çevre ülkeler için de önemli bir buluşma noktası haline geldi. Bu da Türkiye’nin optik sektöründe bölgesel bir lider olarak konumlanmasına katkı sağlıyor. Silmo İstanbul hem üreticiler hem de perakendeciler için yeni iş fırsatları yaratırken, sektördeki standartların yükselmesine de öncülük ediyor.

Bu değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak dergimiz 4 your eyes hakkındaki düşünlerinizi öğrenmek isteriz?
Röportaj fırsatını sunduğunuz için asıl ben teşekkür ederim. 4 your eyes sektörel gelişmeleri ve yenilikleri etkili bir şekilde aktaran çok değerli bir platform ve bilgi paylaşımını artırırken aynı zamanda sektörün gelişimine de katkıda bulunuyor. Farklı perspektifler sunan içerikleriniz sektöre ilgi duyan herkes için büyük bir kaynak niteliği taşıyor. Başarılarınızın artarak devam etmesini diliyorum.

Ekim 2025

Saint Laurent Zamansızlığı

Dünyaca ünlü moda evlerinden Saint Laurent’in gözlük koleksiyonları milyonları cezbetmeye devam ediyor. Lüks markanın siyah ve altın tonlarıyla renklendirdiği Amelia isimli bu göz kamaştırıcı güneş gözlüğü, moda tutkunu kadın kullanıcıların ilgi odağı olmaya aday. Benzersiz kaş hizası tasarımıyla zamansız bir şıklık vadeden Amelia, kombinleri her mevsim yükseltecek.

Ekim 2025

Valentino’dan Çabasız Cazibe

Dünyaca ünlü İtalyan lüks modaevi Valentino çabasız zarafeti mükemmel şekilde sunduğu bu kedi gözü yorumu güneş gözlüğü modeli ile trend öncüsü oluşunu bir kez daha kanıtlıyor. İncelikli detayları ile göz kamaştıran güneş gözlüğü, tarzını muhteşem bir aksesuarla tamamlamak isteyen tüm moda severlere cazibe vadediyor. Valentino, yine farkını gösteriyor.

Ekim 2025

Okkul’dan Kedi Gözü Gizemi

Gözlük üretimlerini el işçiliği ile gerçekleştiren Budapeşte merkezli Macar tasarım markası Okkul, modellerinde bireyselliği ve kişiye özgü cesur çizgileri onurlandırıyor. Koleksiyonlarında orijinalliği ve daha önce denenmemiş hatları öne çıkaran Okkul, bu sıra dışı Siren isimli modelinde kedi gözü formu bambaşka bir bakış açısıyla yeniden yorumlamış.

Ekim 2025

Moncler’den Siyah Şıklık

Moncler imzası taşıyan Laszer isimli bu sofistike güneş gözlüğü her kombine şıklık katmak için muhteşem bir alternatif. Modelin mat siyah çerçeveleri koyu gri camlarla tamamlanmış. Sıra dışı formu ile son derece özgün olan üniseks Laszer, stil ve fonksiyonelliği bir arada sunuyor. Moncler, Laszer ile iddialı olduğu kadar abartısız şıklık isteyenlere özgüven ve asalet vadediyor.

Ekim 2025

Bottega Veneta’dan Aviator Yorumu

İtalyan lüksün ikonik markaları arasında yer alan Bottega Veneta dünyaca ünlü isimleri, sadık müşterilerini ve yeni nesil moda tutkunlarını büyülemeye devam ediyor. Bottega Veneta’nın Drop gözlük koleksiyonunda yerine alan bu aviator formlu eşsiz güneş gözlüğü modeli asetat ve metal birleşimi. Japonya’da üretilen modelin saplarının orijinal tasarımı göz kamaştırıyor.

Ekim 2025

James Oro’dan Skymaster

El işçiliği ile premium segmentte 2019’dan beri gözlük tasarımları sunan James Oro, kalın ve oversize aviator formdaki Skymaster ile karşımızda. Asetat ve metal malzemeden üretilen şık model, açılı paslanmaz çelik sap uçlarıyla tasarlanmış. Sofistike tasarım, çifte vidalı menteşeleri ve markanın imza mikro emaye yıldız logosu ile zarif ve sofistike bir görünüm sunuyor.

Ekim 2025

Henrik Vibskov’den Fütüristik Robyn

Danimarkalı moda tasarımcısı Henrik Vibskov kendi adını verdiği markasının koleksiyonlarında, büyüleyici fütüristik evrenlerden ve diğer sanat formlardan ilham almayı sürdürüyor. Markanın tasarım Dna’sını ideal bir şekilde yansıtan Robyn isimli bu sıra dışı fütüristik güneş gözlüğü, tarzıyla fark yaratmak isteyen gözlük modası tutkunlarına harikulade bir alternatif.

Ekim 2025

Dita Feminen Gücü Kutluyor

Dita’nın cesur tasarımı Narcissus, 1980’lerde başlayan ve günümüz toplumunda yankılanmaya devam eden geleneksel güç kavramlarını ve cinsiyet rollerini altüst eden silüetlere muhteşem bir gönderme yapıyor. Modada köşeli, yönlü silüetlerin benimsenmesi ve analogdan dijital teknolojiye hızlı geçişi sembolize eden titanyum-asetat birleşimi şık model, güç yayıyor.

Ekim 2025