Zorlu Gözlük
Porto Romana ile Dünyaya Açılıyor
“Silmo İstanbul’un sektörel iletişimi güçlendirdiğine, yeni ticari bağlantılar oluşturduğuna ve markaların gelişim sürecine önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz.”
Merhaba Ömer Bey, Zorlu Gözlük’ün kuruluş hikayesini ve firmanın optik sektöründeki gelişimini okurlarımızla paylaşır mısınız?
Zorlu Gözlük, 2018 yılında sektördeki uzun yıllara dayanan mağazacılık ve tasarım tecrübesini daha kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya taşımak amacıyla hayata geçti. Kuruluş sürecindeki temel hedefimiz; kaliteli, erişilebilir ve kullanıcı beklentilerine cevap veren ürünleri modern tasarım anlayışıyla bir araya getirerek sektörde güçlü ve kalıcı bir yer edinmekti. Bu doğrultuda, kurucu ortaklarımızla birlikte daha sistemli bir yapı oluşturarak sektördeki deneyimimizi daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefledik. Edindiğimiz bilgi birikimini ve sektörel tecrübemizi daha güçlü, sürdürülebilir ve rekabetçi bir marka çatısı altında toplama ihtiyacı da bu yapının temelini oluşturdu. Bu süreçle birlikte üretim faaliyetlerimizi kendi kurumsal çatımız altında daha verimli şekilde yönetme imkanı elde ettik. Aynı zamanda markalaşma sürecimiz hız kazandı ve büyüme hedeflerimiz daha net bir stratejiye oturdu. Bununla birlikte yurt dışı açılımlarımızı da güçlendirerek uluslararası ölçekte daha görünür bir marka olma yolunda ilerlemeye devam ediyoruz.
Yenilikçi ve değişime açık bir vizyonla hareket ediyorsunuz. Bu yaklaşım iş modelinize ve koleksiyon oluşturma süreçlerinize nasıl yansıyor?
Yenilikçi yaklaşımımız; trend analizi, hızlı koleksiyon geliştirme ve müşteri geri bildirimlerine dayalı üretim modeliyle iş süreçlerimize doğrudan yansıyor. Sektörde değişen kullanıcı beklentilerini yakından takip ediyor, koleksiyonlarımızı oluştururken yalnızca estetik unsurları değil; kullanım alışkanlıklarını, konfor beklentilerini ve satış dinamiklerini de dikkate alıyoruz. Bu nedenle tasarım süreçlerimizi daha esnek, dinamik ve güncel bir yapı içerisinde yönetmeye özen gösteriyoruz. Koleksiyon hazırlık sürecinde global trendleri yakından takip ederken, kendi marka kimliğimizi korumayı da oldukça önemsiyoruz. Bizim için yenilik yalnızca yeni model üretmek anlamına gelmiyor; aynı zamanda üretim süreçlerini geliştirmek, kalite standardını sürdürülebilir hale getirmek ve müşteriye daha hızlı çözümler sunabilmek anlamına da geliyor. Bunun yanında uluslararası arenadaki büyük oyuncularla kurduğumuz iletişimler ve işbirlikleri de vizyonumuzu geliştiren önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Porto Romana markanız nasıl konumlanıyor; tasarım Dna’sı ve koleksiyon yapısından bahseder misiniz?
Porto Romana, modern, şık ve zamansız tasarımlarıyla geniş bir kullanıcı kitlesine hitap eden bir marka olarak konumlanıyor. Koleksiyonlarımızı oluştururken estetik görünüm ile kullanım konforunu bir arada sunmaya büyük önem veriyoruz. Kadın, erkek, uniseks ve çocuk kategorilerinde oluşturduğumuz ürün çeşitliliği sayesinde farklı yaş gruplarına ve farklı stil anlayışlarına hitap edebiliyoruz. Özellikle clip-on gibi kullanıcıya pratik kullanım avantajı sağlayan koleksiyonlarımız da yoğun ilgi görüyor. Ürünlerimizin yalnızca şıklık, kalite ve işlevsellikleriyle değil, kullanıcıda bıraktıkları duygusal etkiyle de öne çıkmasını önemsiyoruz. Kendini iyi hisseden, stilini rahat şekilde yansıtabilen kullanıcı profiline hitap eden bir marka kimliği oluşturmaya çalışıyoruz.
Porto Romana’nın uluslararası büyüme sürecini ve ihracat yaklaşımınızı paylaşır mısınız?
Yurt dışı distribütörlük ağımız, markamızın uluslararası alandaki bilinirliğini artırırken aynı zamanda sürdürülebilir ihracat büyümemize de önemli katkılar sağlıyor. İhracat sürecinde yalnızca ürün satışı odaklı değil, uzun vadeli ve güçlü işbirlikleri kurmaya dayalı bir yaklaşım benimsiyoruz. Bugün itibarıyla 17 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor olmamız, bu stratejinin önemli bir sonucudur. Farklı pazarlardaki kullanıcı beklentilerini ve sektör dinamiklerini yakından takip ederek her bölgenin ihtiyaçlarına uygun bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Distribütör ağımızı güçlendirmek ve yeni partnerlikler oluşturmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bunun yanında markamızın uluslararası ölçekte daha görünür hale gelmesi adına fuarlar ve sektörel organizasyonları da oldukça önemsiyoruz. Bizim için ihracat yalnızca ticari büyüme anlamına gelmiyor; aynı zamanda markamızı farklı pazarlarda doğru şekilde temsil edebilmek anlamı da taşıyor. Bu nedenle kalite standardımızı koruyarak, sürdürülebilir ve güvene dayalı bir büyüme modeliyle ilerlemeye özen gösteriyoruz.
Zorlu Gözlük’ün bu hızlı gelişiminde belirleyici olan dinamikler sizce neler?
Doğru ürün konumlandırması, hızlı üretim kabiliyeti, üretimde standartlaşma, verimlilik, izlenebilirlik, ölçülebilirlik çerçevesinde oluşturduğumuz planlama anlayışı ve müşteri odaklı yaklaşımımız bu büyümenin ve gelişimin temelini oluşturuyor. Bunun yanında değişen sektör dinamiklerine hızlı uyum sağlayabilmek ve kullanıcı beklentilerini doğru analiz etmek de bizim için oldukça önemlidir. Üretimden satış sonrası sürece kadar her aşamada sürdürülebilir kalite anlayışıyla hareket etmeye özen gösteriyoruz. Kontrollü ve istikrarlı büyümenin, markaları uzun vadede daha güçlü bir noktaya taşıdığına inanıyoruz.
Koleksiyonlarınızın tasarım ve üretim süreçlerinde hangi kriterleri temel alıyorsunuz?
Tasarım süreçlerimizde estetik, işlevsellik ve kullanıcı beklentileri bizim için temel kriterler arasında yer alıyor. Bir ürünün yalnızca görsel olarak dikkat çekici olması değil, aynı zamanda günlük kullanımda konforlu ve uzun ömürlü bir deneyim sunması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle koleksiyonlarımızı oluştururken trendleri takip ederken zamansız bir tasarım anlayışını da korumaya özen gösteriyoruz. Üretim tarafında ise kalite, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik en fazla önem verdiğimiz konular arasında bulunuyor. Kullanılan malzeme seçiminden üretim aşamalarına kadar tüm süreçleri titizlikle planlıyor ve kontrol ediyoruz. Sürdürülebilir başarının, yalnızca üretim kapasitesiyle değil; istikrarlı kalite standardını koruyabilmekle mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu noktada alanında uzman ve deneyimli ekiplerle çalışmak da süreçlerimize önemli katkı sağlıyor. Tasarım ve üretim arasında kurduğumuz dengeli yapı sayesinde hem estetik açıdan güçlü hem de kullanıcı memnuniyeti yüksek koleksiyonlar ortaya çıkarmayı hedefliyoruz.
Ürünlerinizde tercih ettiğiniz materyallerden ve üretime yönelik standartlarınızdan bahseder misiniz?
Üretim süreçlerimizde yüksek kaliteli hammaddeler kullanmaya ve uluslararası üretim standartlarına uygun bir yapı oluşturmaya büyük önem veriyoruz. Bizim için kalite kontrol, üretimin yalnızca belirli bir aşaması değil; sürecin tamamına yayılan temel bir anlayıştır. Ürünlerimizin dayanıklılığı, kullanım konforu ve uzun ömürlü olması en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor. Aynı zamanda operasyonel süreçlerde sürdürülebilir kalite standardını koruyabilmek adına tüm aşamaları titizlikle takip ediyoruz. Satış sonrasında da müşterilerimizin her zaman bize ulaşabilmesini önemsiyor, garanti kapsamındaki süreçlerde hızlı ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsiyoruz.
Biraz da Zorlu Gözlük olarak izleyeceğiniz yol ve gelecek planlarınızdan söz eder misiniz?
Kısa vadede ürün kalitemizi daha da ileri taşımak, tasarım süreçlerimizi sürekli geliştirmek ve koleksiyon çeşitliliğimizi artırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Özellikle kullanıcı beklentilerinin hızla değiştiği günümüzde hem tasarım hem de üretim tarafında daha dinamik bir yapı oluşturmayı önemsiyoruz. Bununla birlikte mevcut marka gücümüzü daha sağlam bir noktaya taşımak ve müşteri memnuniyetini sürdürülebilir hale getirmek de temel önceliklerimiz arasında bulunuyor. Orta vadede ise ihracat hacmimizi artırmayı, yeni pazarlarda daha aktif rol almayı ve uluslararası görünürlüğümüzü güçlendirmeyi hedefliyoruz. Farklı kullanıcı profillerine hitap edecek yeni ürün grupları ve marka yapılanmaları üzerine de çalışmalarımız devam ediyor. Sektörde kalıcı ve güçlü bir marka olabilmek adına, büyüme sürecimizi kontrollü, planlı ve sürdürülebilir bir anlayışla ilerletmeye özen gösteriyoruz.
Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın gelişimini ve sektöre katkılarını nasıl değerlendirir siniz?
Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın sektörümüzün en önemli buluşma noktalarından biri olduğu çok açık. Hem Türkiye’den hem de farklı ülkelerden sektör profesyonellerini bir araya getirmesi açısından oldukça değerli bir organizasyon olduğunu düşünüyoruz. Yeni işbirlikleri kurmak, sektördeki gelişmeleri yakından takip etmek ve markaların kendilerini daha güçlü şekilde ifade edebilmesi adına önemli katkılar sağlıyor. Aynı zamanda fuarda yer almak markaların bilinirliğini artırırken, sektördeki konumlarını da güçlendiriyor. Biz de Zorlu Gözlük olarak Silmo İstanbul’un sektörel iletişimi güçlendirdiğine, yeni ticari bağlantılar oluşturduğuna ve markaların gelişim sürecine önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz.
Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Özellikle optik sektörü gibi sürekli gelişen ve yenilenen bir alanda, firmaların kendilerini doğru şekilde ifade edebilmeleri büyük önem taşıyor. Bu noktada 4 your eyes dergisi hem markalar hem de sektör profesyonelleri arasında önemli bir köprü görevi üstleniyor. Aynı zamanda sektördeki gelişmelerin, yeniliklerin ve marka hikayelerinin daha geniş kitlelere ulaşmasına da önemli katkı sağlıyor. 4 your eyes’ın uzun yıllardır sektöre sunduğu katkıyı değerli buluyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
Mayıs 2026
