Kan Şekerinizdeki Oynamalara Dikkat!

Kan şekerinde yaşanan ani yükseliş ve düşüşler, gözün görmeyi sağlayan sinir tabakası retinadaki damarları etkiliyor. Bu risk şüphesiz özellikle diyabetlilerin görüşüne zarar veriyor.

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, özellikle 10 yıldan fazla diyabet hastası olan kişilerde diyabetik retinopati görülme sıklığının arttığını belirterek, “Diyabeti olan bütün hastalar için bu göz hastalığı riski bulunuyor. Diyabeti olan herkesin en azından yılda bir kere göz muayenesi yaptırmasında fayda var. Bir kimse ne kadar uzun süredir diyabet hastası ise bu kişide diyabetik retinopati gelişme riski o kadar fazlalaşıyor” dedi. Diyabetik retinopati hastalığında erken teşhisin önemine işaret eden Adnan İpçioğlu, diyabet teşhisinin hemen ardından hastanın göz muayenesi olması ve bir yıllık aralarla diyabet kontrollerinin bir parçası olarak rutin göz muayenelerine devam etmeleri gerektiğini söyledi. Op. Dr. İpçioğlu, ” Retinopati bulgularının erken dönemde tespit edilmesi, tedavi başarısının anahtarıdır. Bilhassa göz dibi muayenesi, retinada meydana gelen değişikliklerin erken safhada tespit edilmesini sağlar ve hastaya başarılı şekilde tedavi olma şansı sunar. Diyabet tanısı sonrası 1 yıllık aralıklarla 5 yılı geçen diyabet hastalarının 6 ayda bir, göz dibi problemi tespit edilen diyabetlilerin 3 ayda bir göz muayenesi olması gerekmektedir. Muayene sıklığı göz doktoru tarafından gerektiği şekilde belirlenir” dedi.

Kasım 2025

Göz Çevresi Yaşlanmadan Nasıl Korunur?

Yüzümüzde yaşlanmanın en erken sinyallerini veren bölge çoğu zaman göz çevresidir. Bunun temel nedeni, bu bölgedeki cildin oldukça ince ve hassas olmasıdır.

Mimiklerle en çok hareket eden, gün boyunca ışığa ve çevresel etkilere en fazla maruz kalan bölgelerden biri olması da süreci hızlandırır. Zamanla ciltteki kolajen ve elastin üretimi azalır. Bu azalma, göz çevresinde elastikiyet kaybına ve ince kırışıklıkların oluşmasına yol açar. Aynı zamanda cilt altı yağ dokusunun yer değiştirmesi ya da hacim kaybetmesiyle birlikte göz altlarında çökme ve torbalanma görülebilir. Genetik yatkınlık, uyku düzeni, stres seviyesi, alkol ve tuz tüketimi gibi pek çok faktör de bu süreci etkiler. Göz çevresi hassas bir bölge olduğundan, korunması da özel bir dikkat ister. Güneş ışığına doğrudan maruz kalmak, cilt yaşlanmasını hızlandırır. Bu nedenle sadece yaz aylarında değil, yıl boyunca UVA/UVB korumalı güneş kremleri kullanmak önemlidir. Uyku düzenine dikkat etmek, yeterli su tüketmek, göz çevresi için uygun nemlendirici ve antioksidan içerikli ürünleri düzenli kullanmak da destekleyici alışkanlıklar arasında yer alır. Soğuk kompres uygulamaları, tuz tüketiminin azaltılması ve dijital ekran karşısında geçirilen sürenin sınırlanması da göz çevresi sağlığına katkı sağlayabilir. Gerekli durumlarda ise uzman değerlendirmesiyle medikal ya da cerrahi yöntemler gündeme gelebilir. Bu süreçlerde önemli olan, bireyin ifadesine saygı duyan ve yüz bütünlüğünü koruyan yaklaşımların tercih edilmesidir.

Kasım 2025

Global Eyewear, Gold Standard MIDO 2026

Mido Optik Fuarı 31 Ocak – 2 Şubat 2026 tarihleri arasında Fiera Milano, Rho’daki buluşmaya bu yıl Global Eyewear, Gold Standart sloganıyla hazırlanıyor. Yetkililer, Mido 2026 için ziyaretçi ve gazeteci başvurularının resmi web sitesi üzerinden devam ettiğini duyuruyor. Geçtiğimiz yıl 168 ülkeden 42.000 ziyaretçiyi ağırlayan fuarın 2026 edisyonuna yine yüksek katılım bekleniyor. Mido 2026 Ödülleri’ne dair yenilikler ve son başvuru tarihleri de belli oldu. Sürdürülebilir süreçleri teşvik ederek farkındalığı artırmaya odaklanan ilk 3 hazırlık yılının ardından, CSE (Certified Sustainable Eyewear) Ödülleri bu yıl “Optik Çerçeveler, Güneş Gözlükleri ve Gözlük Kılıfları” olmak üzere 3 kategoride verilecek. Ayrıca optik sektöründe sorumlu, yenilikçi ve sürdürülebilir bir gelecek inşası vizyonuna sahip katılımcı firmalar, bu yıl ilk kez CSE Corporate Ödülüyle onurlandırılacak. Mido 2026 Katılımcı firmaları her iki ödüle de 14 Aralık 2025 tarihine kadar başvurabilecek. Optik mağazaları; yerleşim, atmosfer, kullanılan malzemeler, alışveriş deneyimi, dijital iletişim ve müşterilere sunulan hizmetler gibi unsurlar üzerinden değerlendiren Best Store Ödüllü de 11. kez sunulacak. Best Store Ödülü için son başvurular 31 Aralık 2025’e kadar açık kalacak. Mido Ödülleri töreni, fuar sırasında gerçekleşecek. Mido 2026’ya dair tüm gelişmelere fuarın resmi web sitesinden ve sosyal medya hesaplarından ulaşabilirsiniz.

Kasım 2025

Kio Yamato

Zamana Meydan Okuyarak Konforu Garantiliyor

Kio Yamato

Gösterişten uzak ancak fark edilir şıklık… Japon işçiliği ve mühendisliğine
özgü titizlik… Köklü gözlük tasarım kültürü ve geleneklerin izindeki çağdaş çizgiler…
Kio Yamato, titanyum ile dans ettiği yeni serisini sunuyor.

Japonya’nın Sabae kentinde 1998 yılında kurulan Kio Yamato, adını Japonca’da “saf” ve “Japon ruhu” anlamına gelen kelimelerden alıyor. Kio Yamato’nun tasarımları yalnızca estetik bir nesne sunmak için değil, kullanıcıyla bütünleşen ve günlük yaşamın doğal parçası haline gelen bir konfor deneyimi sağlamak için ortaya çıkıyor. Gözlük, bu bakış açısıyla yalnızca bir aksesuar değil, yaşam kalitesini artıran işlevsel bir öğe olarak yeniden tanımlanıyor. Marka, varlığını Japonya’nın optik üretim merkezi olarak bilinen Sabae’de sürdürerek köklü bir zanaatkarlık geleneğini de arkasına alıyor. Bölgenin dünya çapında tanınan titanyum işleme ustalığı, Kio Yamato’nun imza niteliğindeki çerçevelerine yansıyor. Kullanılan her malzeme mühendislik detaylarıyla birleşerek uzun vadeli dayanıklılık ve üstün hafiflik sağlıyor. Titanyumun eşsiz güç-ağırlık oranı sayesinde markanın çerçeveleri neredeyse hissedilmeyecek kadar hafifken, yapısal bütünlükten ve uzun ömürlü kullanımdan ödün verilmiyor. Bu teknik avantaj, Kio Yamato’yu yalnızca stil açısından değil, fonksiyonelliğiyle de ön plana çıkarıyor.

Zamansız Mühendislik ve Estetik
Kio Yamato’nun felsefesinde konfor bir yan unsur olmak yerine, tasarımın tam merkezinde konumlanıyor. Her model, yüz hatlarıyla doğal uyum sağlayacak şekilde hesaplanmış orantılarla üretiliyor. Proprietary menteşe sistemleri, açılıp kapanma hareketlerinde akıcılığı garanti ederken zamanla gevşemeyen bir denge sunuyor. Burun köprüsünden saplara kadar her noktada ergonomik yaklaşımın izleri görülüyor. Minimalist çizgileriyle yüzle uyumlu bir bütünlük oluşturan çerçeveler, Japon el işçiliği ve mühendislik bilgisinin rafine birer örneğine dönüşüyor. Sabah işe giderken, uzun bir seyahat sırasında, sportif bir aktivite anında ya da akşam bir davette aynı düzeyde konforu koruyabilmek Kio Yamato’nun temel vaadi olarak öne çıkıyor. Bu yönüyle marka, gözlüğün günlük hayatın temposuna uyum sağlayan bir yol arkadaşı olmasını hedefliyor. Estetik açıdan ise Japon tasarım kültürünün özü olan minimalizme dair tüm unsurlar her modelinde rahatlıkla görülüyor. Abartıya kaçmayan zamansız çizgiler, kullanıcıya şıklığı doğal bir sadelik içinde sunan minimalizmi kucaklıyor. Bu yaklaşım, markanın gözlüklerini modaya bağımlı geçici parçalar olmaktan çıkarıp uzun yıllar kullanılabilecek kalıcı tasarımlar haline getiriyor. Bu zarif sadelik, markanın “daha az ile daha fazla” anlayışını yansıtıyor; her detay işlevsel olduğu kadar görsel bütünlüğe de hizmet ediyor. Kio Yamato, küresel optik dünyasında çok geniş bir bilinirliğe sahip olmasa da bu durumu lehine çevirerek butik kalma eğilimini savunarak sadık bir kullanıcı kitlesi yaratmayı başarıyor. Özellikle konforu, hafifliği ve dayanıklılığı aynı anda talep eden bilinçli kullanıcılar için güvenilir bir alternatif haline geliyor. Bir Kio Yamato çerçevesini tercih etmek, yalnızca görünüşe değil, aynı zamanda uzun vadeli bir mühendislik çözümüne yatırım yapmak anlamına geliyor. Kio Yamato, gözlüğü hem teknik bir inovasyon hem de estetik bir deneyim olarak konumlandıran çarpıcı bir Japon gözlük markası olarak ilgi çekmeyi sürdürüyor.

Titanyumun Gücü ile Sezonu Selamlıyor
Kio Yamato’nun 2025 sonbahar koleksiyonu, hafiflik ve dayanıklılığı aynı anda sunarak gözlük modasında fark yaratan Japon mühendisliğini ve tasarımını bir kez daha ön plana çıkarıyor. Koleksiyon, yalnızca modellerin estetiğiyle değil, sezonun ruhuna uyumlu detaylarıyla da dikkat çekiyor. Minimal silüetlerle abartısız şıklık vadeden bu özel seri, titanyumun eşsiz gücünü ve zarif sadeliğini yeni sezonun sofistike ruhuyla buluşturuyor. Titanyumu mevsimin sıcak dokularıyla harmanlayan koleksiyondan öne çıkan dört model, farklı yüz tiplerine, stillere ve yaşam tarzlarına hitap ederek kalite ve minimal zarafeti ideal bir şekilde gözler önüne seriyor. Koleksiyonun en dikkat çekici parçalarından olan KT-556U, preslenmiş titanyum gövdesi ve beta titanyum saplarıyla güç ve inceliği bir arada sunuyor. Ju-Shi menteşe sistemi, açılıp kapanırken pürüzsüz hareket sağlarken tasarımın yalın çizgileri gün boyu hafiflik hissini koruyor. Şehirli profesyoneller için tasarlanan bu model, yoğun iş temposuna zarif bir dokunuş katıyor. Yuvarlak hatlara sahip KP-261U “Halo” sofistike bir görünüm sergiliyor. Kio Yamato’nun kadın kullanıcılara zarafeti ve asil duruşu hediye ettiği Halo, ince titanyum yapısı sayesinde hafifliğini hemen hissettiriyor. Pastel tonlar ve rose altın detaylarla desteklenen Halo, sonbaharı kutlayarak mevsime uyumlu bir siluet sunuyor. Koleksiyonun sportif yüzü Racer II, keskin çizgileri ve aerodinamik formuyla hız ve hareketin simgesi niteliği taşıyor. Beta titanyumun esnek yapısı sayesinde konforu garantilerken, modern metalik yüzeyleriyle dinamik bir enerji yayıyor. Gündüzden geceye, işten hafta sonu aktivitelerine sorunsuz uyum sağlayan Racer II, güçlü bir stil arayanlara hitap ediyor. Koleksiyonun en çok yönlü tasarımı KT-558U ise yüz tiplerinin büyük bölümüne uyum sağlayan formuyla dikkat çekiyor. Ergonomik yapısı ve Ju-Shi menteşe sistemi sayesinde uzun süreli kullanımlarda dahi rahatlık ve konforu ideal bir şekilde sunuyor. Seyahat edenler, yoğun tempoda çalışanlar ya da klasik ama zamansız bir stil arayanlar için vazgeçilmez bir seçenek olarak öne çıkıyor. Kio Yamato’nun 2025 sonbaharına özel hazırladığı titanyum koleksiyonu, markanın “gözlük, mühendislik ve tasarımın kesişiminde, günlük hayatın her anına uyum sağlayan zarif ve işlevsel bir tamamlayıcıdır” olarak tanımladığı Dna’sını kusursuz bir şekilde yansıtıyor. Hafiflik, dayanıklılık ve konforu, hassas işçilik ve mühendislik kalitesiyle buluşturan tüm Kio Yamato koleksiyonları, Japon tasarım kültürünün rafinelik ve özgünlük odaklı yaklaşımını çağdaş çizgileriyle yeniden yorumlayarak günümüze taşıyor.

Ekim 2025

Miley Cyrus

Miley Cyrus

Loewe

Miley Cyrus, Loewe güneş gözlüğü ile sokak stilini konuşturuyor. Yeşil tonlarındaki şık trençkotu ve oversize kahverengi güneş gözlüğüyle sade ama dikkat çekici bir uyum yakalamış. Güneş gözlüğü tercihi, günlük stiline sofistike bir dokunuş ekleyerek sokak modasına modern bir yorum katmış. Böylece Miley sokakta yürürken bile rahat ve özgüvenli görünmeyi başarmış.

Ekim 2025

Ayo Edebiri

Ayo Edebiri

Jacquemus

Sinema ve özellikle televizyon dizileri dünyasının en parlak genç yeteneklerinden Ayo Edebiri, dinamik ve eğlenceli stiliyle kısa sürede moda dünyasının radarına girdi. Ayo Edebiri, ekran başarısıyla olduğu kadar kişisel tarzıyla da yeni nesle ilham veriyor. Onun zarif ama iddialı kombinler yapabilme yeteneği, kırmızı halıdan sokağa her ortamda öne çıkmasını sağlıyor. Havalı kırmızı mini elbisesiyle güçlü kontrast yaratan Jacquemus güneş gözlüğü seçimi onun modern ve özgün tavrını yansıtmış. Zamansız ve çok şık olan bu güneş gözlüğü Ayo’nun cesur ve şehirli görünümüne kusursuz bir şekilde vurgu yapmış. Genç oyuncunun New York caddelerinde verdiği bu poz, modaya bakışının kendinden emin stillere yönelik olduğunu kanıtlıyor.

Ekim 2025

Lewis Hamilton

Lewis Hamilton

Ray-Ban

Dünyaca ünlü İngiliz Formula 1 yarışçılarından Lewis Hamilton sportif başarılarının yanına giyim tarzıyla da dikkat çeken isimlerden. Lewis bu şık tarzını zamansız Ray-Ban güneş gözlüyle birleştirmiş.

Eylül 2025

A$AP Rocky

A$AP Rocky

Bottega Veneta

Dünyaca ünlü müzisyen ve stil ikonu olan A$AP Rocky katıldığı her etkinlikte göz kamaştırıyor. A$AP bu kez siyah deri takımının iddiasını Bottega Veneta güneş gözlüğüyle taçlandırmış. Yuvarlak hatlı çerçeveleri cesur detaylarla birleşerek modern lüksün altını çiziyor. A$AP Rocky sokak stilinden sahneye uzanan tüm stillerini karakter beyanı haline getiriyor.

Eylül 2025

Prm Group

PRM GROUP

Freesbee Kalitesini Türkiye’ye Ulaştırıyor

“Silmo İstanbul’daki eğitim oturumları ve network imkanları
sektörde hizmet kalitesini yukarı taşıyor.”

Merhaba Tankut Bey. Kendinizi okurlarımıza tanıtarak, sektöre giriş sürecinizden ve bugüne kadar edindiğiniz tecrübelerden bahseder misiniz?
Perakende ve distribütörlükte 30 yıla yaklaşan birikime sahibim. Kariyerimin ilk yıllarında denim ve moda kategorilerinde satış, pazarlama ve satış kanalı yönetimi rollerinde çalıştım; bu deneyim bana ürünün sadece tasarımıyla değil aynı zamanda doğru kanal, doğru fiyat ve doğru servis üçlemesiyle değer kazandığını öğretti. 2010’dan beri PRM Mağazacılık A.Ş. / PRM Group’ta yönetici olarak odağımı gözlük kategorisine kaydırdım. Optik sektörü disiplin, güven ve servis kalitesi gerektiriyor; bugün hem distribütörlük hem de perakende/e-ticaret deneyimini bir araya getirerek markalarımıza uzun vadeli bir büyüme zemini sunuyoruz. Eğitim odaklı saha yaklaşımı, veriyle karar alma ve sürdürülebilir stok yönetimi kişisel olarak önem verdiğim alanlardır.

PRM Group, optik sektöründe 15 yıldır faaliyet gösteriyor. Şirketinizin kuruluş hikayesini ve bugünkü konumunu kısaca anlatır mısınız?
PRM Group, 2010 yılında uluslararası markaları yerel dinamiklerle buluşturan, servis kalitesi yüksek bir distribütör vizyonuyla kuruldu. İlk günden itibaren tek seferlik satıştan ziyade, sahada süreklilik ve mağaza verimliliğini önceleyen bir iş modeli benimsedik. Bugün optik kanal odaklı dağıtım ağımız; bağımsız optisyenler, zincir mağazalar ve bölgesel toptancı iş ortaklarından oluşuyor. B2B tarafında sipariş–stok–lojistik döngüsünü veriyle optimize ederken, B2C’de markalarımızın hikayesini dijitalde derinleştiriyoruz. Kısacası PRM, ürünü getirip raflara koyan değil, rafı yaşayan ve satışa çeviren bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor.

Freesbee markası Kaliforniya yaşam tarzından ilham alan genç ve dinamik bir marka. Markanın Dna’sı ve genel özelliklerini paylaşır mısınız?
Freesbee, Kaliforniya’nın rahat ama iddialı stil kodlarını optik kanalın beklentileriyle buluşturan bir güneş gözlüğü markasıdır. Tasarım Dna’sı; gün ışığı, sahil/gün batımı tonları ve şehirli kullanım pratikliği etrafında şekillenir. Ürün mimarisinde üç temel sütunumuz var. İlki vitrin ve deneyim gücü yüksek, renk değiştirme özelliği ile fark yaratan Chameleon koleksiyonudur. Zamansız formlar ve nötr/yarı saydam gövde seçenekleriyle geniş bir kitleye hitap eden diğer temel koleksiyon ise California Classics’dir. Üçüncü konsept de markanın mevsim trendlerine odaklanarak fresh stilleri sınırlı edisyon sunduğu Seasonal Edits koleksiyonudur. PRM olarak bu koleksiyonları günlük kullanım ile trend görünüm arasındaki dengeyi koruyarak, ulaşılabilir fiyat yaklaşımıyla sunuyoruz.

Chameleon serisi, Freesbee’nin yenilikçi ve teknolojik yaklaşımını ideal bir şekilde öne çıkarıyor. Koleksiyonun farkını biraz detaylandırır mısınız?
Chameleon koleksiyonu, güneşle birlikte yaşayan tasarımlar fikrinden doğmuştur. Koleksiyondaki gözlükler UV/gün ışığı etkisiyle ton değiştiren gövde/cam kaplamaları sayesinde kapalı alandan açık alanlara geçişlerde adeta kullanıcıyla birlikte hareket etmektedir. Bu özellikleri ile optik perakendecilerin küçük bir UV ışığıyla yaptıkları hızlı demo veya vitrindeki estetik, güçlü duruşları müşteriler tarafından anında fark edilir olmalarını garantiliyor. Ayrıca bu sayede mağazalar sosyal medya hesaplarında paylaşılabilir anlar üretebiliyor. Sonuçta Chameleon dikkat çekici kaplama teknolojisinin sunduğu avantajlarla sadece estetik güzellik sunmuyor. Aynı zamanda mağazalar için müşteri çekmede aktif rolü olan değerli bir araçtır.

Renk değiştiren Chameleon modelleri satış noktalarında nasıl bir müşteri etkileşimi sağlıyor? Optisyenler bu deneyimi nasıl aktarıyor?
Kurgumuz üç adımlıdır. İlk adım vitrinde “Change with the Sun / Gün ışığıyla değişen stil” mesajı ve demo ünitesi ile dikkat çekmedir. Ardından UV ışığıyla önce/sonra gösterimi ile müşteri elindeki gözlüğün renk değişimini bizzat deneyimler. Üçüncü adımda ise optisyen, günlük şehir hayatı, sahil, etkinlikler vb. kullanım senaryolarını ve fiyat/kalite dengesini vurgular. Ekiplerimize kısa demo diyalogları, itiraz karşılama cümleleri ve POS görselleri sağlıyoruz. Bu sayede ürün, teknik anlatımdan ziyade “hissettirilen” bir deneyime dönüşüyor.

Freesbee’nin koleksiyonlarını belirlerken özellikle nelere dikkat ettiniz?
Freesbee’nin koleksiyon mimarisini hem satış rotasyonu hem de marka hikayesi açısından kurguladık. California Classics koleksiyonuyla, yüksek satış dönüşü sağlayan ve kolay stok yenilenmesine uygun temel formlar; mat/parlak yüzeyler ve nötr paletle geniş bir kitle hedefledik. Sınırlı üretim Seasonal Edits koleksiyonu ile sezon renkleri ve grafik dokular sayesinde vitrinlere tazelik sunmayı amaçladık. Detaylı bahsettiğim Chameleon ise hikayesi olan, deneyim ve vitrin etkisi yüksek seri olarak güçlü bir etki yaratıyor. Bu üçlü yapı, mağazanın aynı anda hem güvenli satış hem de “konuşan vitrin” ihtiyacını karşılıyor.

Freesbee’nin fiyat stratejisi “Ulaşılabilir Kalite” üzerine kurulu. Bu yaklaşım optik mağazalar ve son kullanıcı için nasıl bir avantaj sağlıyor?
Son kullanıcı tarafında hızlı karar verilebilen bir fiyat bandında; trend görünüm, kalite ve konfor dengesini sunuyoruz. Optik mağaza açısından ise yüksek dönüşüm, geniş hedef kitle ve stok riski düşük koleksiyon mimarisi en önemli avantajlardır. Bu avantajlar Chameleon’ın deneyim gücüyle birleşince, hediye veya ikinci gözlük alışlarında ek sepet etkisi oluşuyor. Bu strateji, mağaza başına sezon içi stok çevrim hızını artırırken, müşteri memnuniyetini de yukarı taşıyor.

Türkiye genelindeki satış ağınızdan bahseder misiniz? Freesbee bugün hangi bölgelere hizmet ulaştırıyor?
Freesbee, Türkiye genelinde bağımsız optisyenler, satın alma grupları ve seçili zincirlerle Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz ve Güneydoğu’ya yayılan geniş bir satış ağına sahiptir. Bölgesel toptancı iş ortaklarımızla servis ve yeniden ikmal sürelerini kısaltıyor; mağaza içi görsel uygulama ve eğitim desteğini standart hale getiriyoruz.

PRM Group uzman saha ekipleri ve optisyen eğitim programlarıyla da farkını ortaya kokuyor. Mağazalara sunduğunuz eğitimlerle ilgili bilgi verir misiniz?
Eğitimlerimizi üç başlıkta topluyoruz. Ürün & Teknik başlığında UV/renk değişimi mantığı, malzeme/konfor, bakım ve satış sonrası konularına odaklanıyoruz. Mağazacılık başlığında; vitrin mesajları, demo istasyonu yerleşimi, raf yönetimi ve görsel bütünlük eğitimleri sağlıyoruz. Satış Diyalogları kategorisinde ise kısa demo senaryoları, itiraz karşılama, paket teklif ve çapraz satış konularında eğitim sunuyoruz. Bu eğitimleri saha koçlukları ve mikro-modüllerle destekliyor; ölçüm için mağaza bazında demo sayısı, POP uygulama oranı ve Chameleon satış payı gibi KPI’lar takip ediyoruz.

Dijital kanallar ve sosyal medya, özellikle genç kitleye ulaşmada kritik. Freesbee için bu alanda nasıl bir iletişim stratejisi izliyorsunuz?
Ana eksenimiz video ve deneyimdir. Renk değişiminin “önce/sonra” etkisini Reels/TikTok formatında anlatıyoruz. Kullanıcı içeriklerini (UGC) teşvik eden meydan okumalar, lokasyon bazlı reklam setleri ve mikro-influencer iş birlikleriyle erişimi büyütüyoruz. E-ticaret tarafında koleksiyon sayfalarında kısa demo videoları, sade ürün kopyeleri ve “hangi ortamda nasıl görünür?” gibi görsel varyasyonlarla karar süresini kısaltıyoruz.

Önümüzdeki dönemde global ölçekte ya da yeni işbirlikleri konusunda hedefleriniz nelerdir?
Kısa–orta vadede Avrupa’da seçili pazarlarda optik kanal yayılımını artırmak ve Chameleon’ın vitrin deneyimini standardize eden kompakt demo ünitesini yaygınlaştırmak istiyoruz. Ürün tarafında, California Classics’i yeni yüzey işlemleri ve sürdürülebilir malzeme opsiyonlarıyla zenginleştirirken, Seasonal Edits’i limitli kapsül konseptiyle koleksiyonerlere dönük hale getirmeyi planlıyoruz. Ölçülebilir hedeflerimiz arasında yıllık satış adetlerini kademeli biçimde ölçeklemek ve yeni ortaklıklarla omnichannel müşteri deneyimini güçlendirmek var.

Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Fuarın sektöre katkılarını nasıl değerlendirirsiniz?
Silmo İstanbul Optik Fuarı; tedarikçi, marka ve optisyenleri aynı çatı altında buluşturan, sadece Türkiye için değil çevre bölgeler için de stratejik bir vitrindir. Yeni koleksiyonları ilk elden görme, teknik yenilikleri deneyimleme ve sahadan gerçek geri bildirim alma fırsatı sunuyor. Bizim açımızdan Silmo İstanbul, Chameleon gibi “deneyim odaklı” serilerin yerinde demo ile anlatılabildiği, işbirliklerini hızlandıran bir platformdur. Ayrıca eğitim oturumları ve network imkanları sektörde hizmet kalitesini yukarı taşıyor.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak dergimiz 4 your eyes ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Ben teşekkür ederim. 4 your eyes’ın sektöre güncel, pratik ve dengeli içerik sunduğunu düşünüyorum. Özellikle perakende tarafındaki vaka/paylaşım yazıları ve ürün trend sayfaları optisyenler için yol gösterici. Derginin sosyal medyadaki dijital uzantısıyla birlikte, yeni koleksiyonların “deneyimlenebilir” şekilde anlatılmasına alan açmanızı da çok değerli buluyorum. Chameleon gibi hikaye bazlı seriler için bu tür mecralar fark yaratıyor.

Ekim 2025

You Mawo

You Mawo

Kişiye Özgü 3D Baskı Gözlük Uzmanı

Sektörde 10. yılına yaklaşan You Mawo, sadece kişiye özel gözlükleri herkesçe erişilebilir kılmakla yetinmeyip yüz taramasından uyum analizine ve üretime kadar tüm kullanıcı yolculuğunu kusursuzlaştırmaya odaklanıyor.

Almanya merkezli olarak 2016’da kurulan gözlük markası You Mawo, kişiye özel 3D baskı gözlük üretiminde öncü bir yenilikçi olarak öne çıkıyor. Yüksek kaliteli poliamid tozu ve seçici lazer sinterleme (SLS) teknolojisiyle üretilen gözlükler, baştan sona şirketin geliştirdiği özgün bir süreçle tasarlanıyor. Her aşaması optimize edilen bu üretim modeli, kullanıcının yüz verilerine dayalı olarak kusursuz bir uyum sağlayan tamamen kişiselleştirilmiş gözlüklere hayat veriyor. You Mawo’nun Kurucu Ortağı, aynı zamanda Tasarım ve Ürün Geliştirme Direktörü olan Daniel Miko ile markanın yolculuğunu ve bugün geldiği nokta hakkında yapılan röportajı beğenilerinize sunuyoruz.

Merhaba Daniel. You Mawo’yu hangi amaç ve vizyonla kurdunuz, kat ettiğiniz yolu nasıl değerlendiriyorsunuz?
You Mawo’nun çıkış noktası “Her insan yüzü şekil, boyut ve oran bakımından benzersizdir” şeklinde çok yalın ama güçlü bir gözlemimize dayanıyordu. Buna rağmen gözlük endüstrisi onlarca yıldır standart ölçüler ve katı tasarım süreçleriyle çalışıyordu. Biz bunu değiştirmek istedik. İlk günden beri hedefimiz, yalnızca sorumlu şekilde üretilen değil, aynı zamanda gerçek anlamda kişiye özel gözlükler hazırlamaktı. Rehber ilkemiz de hep “Yüzler, milyarlarca farklı şekil ve boyuttadır. Gözlükler de öyle olmalı” oldu. Bugün 2025’ten dönüp baktığımızda bu vizyona her zamankinden daha sadık olduğumuzu görüyorum. Özellikle 3D tarama ve eklemeli üretimdeki gelişmeler sayesinde bu fikri sadece teoride değil, pratikte de hayata geçirmeyi başardık. Bu da bizi gerçekten gururlandırıyor.

Bugüne kadar tasarım açısından en değerli bulduğunuz adımlar, yenilikler veya ürünler hangileri oldu?
Çalışmalarımızın birkaç yönü bizi özellikle gururlandırıyor. Tasarım açısından bakıldığında kapsül koleksiyonlarımız ve Youniverse serisinde ürettiğimiz tasarımlar bize estetik ve teknik sınırları zorlama olanağı sundu. Bu projeler bizim için yeni malzemeleri denediğimiz, alışılmışın dışında formları keşfettiğimiz ve gözlüğü yeniden kurguladığımız birer deney alanı oldu. Kişiselleştirme tarafında ise sistemimizi sürekli geliştirmeye odaklandık. Amacımız yalnızca kişiye özel gözlükleri erişilebilir kılmak değil, yüz taramasından uyum analizine ve üretime kadar tüm kullanıcı yolculuğunu kusursuzlaştırmak olmuştur. Mevcut düzeni sorgulamak, You Mawo kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Bunu yenilikçiliğin en önemli şartı olarak görüyoruz.

Özellikle akıllı gözlüklere ilginin oldukça arttığı 2025 yılını, 3D baskı gözlüklerin ulaştığı nokta ve potansiyeli açısından değerlendirir misiniz?
Kesinlikle çok yol katettik ve bugün 3D baskı gözlüklerde ulaşılan sofistike seviye gerçekten etkileyicidir. Malzeme kalitesi, hassasiyet ve kişiselleştirme açısından geldiğimiz nokta çok ileri diyebilirim. Ancak yine de yolun başındayız. Eklemeli üretim, tasarım özgürlüğü ve kişiselleştirme konusunda benzersiz bir esneklik sağlıyor ve özellikle teknoloji entegrasyonunda henüz keşfedilmemiş büyük bir potansiyel görüyoruz. Akıllı gözlükler yeniden gündemde ve biz bu alanda kişiye özel uyum ile akıllı işlevleri birleştirmede eşsiz fırsatlar olduğunu düşünüyoruz. Üretim yaklaşımımız sayesinde yalnızca “akıllı” değil, aynı zamanda konforlu, şık ve tamamen kullanıcıya uyumlu çözümler geliştirebiliyoruz. Ayrıca seri üretim akıllı gözlüklerde eksik kalan en önemli unsurun bu konfor olduğunu da eklemek isterim.

Son yıllarda 3D baskı gözlüklerin prestijli bir tasarım ürünü olarak daha fazla kabul gördüğünü düşünüyor musunuz?
Kesinlikle. Eklemeli üretimin lüks gözlük dünyasına getirdiği olanaklar giderek daha çok takdir ediliyor. Bir dönem niş ya da deneysel görülen bu yaklaşım artık birçok tasarım ve hatta lüks marka tarafından ileriye dönük ciddi bir üretim yöntemi olarak benimseniyor. Algının değiştiğini gözlemliyoruz. 3D baskı çerçeveler artık yalnızca teknik yenilikle ilişkilendirilmiyor. Tasarım değerleri, sürdürülebilir üretim süreçleri ve kullanıcıya gerçek anlamda kişisel bir ürün sunabilme kapasiteleriyle öne çıkıyorlar.

You Mawo olarak gelişen yapay zeka teknolojilerini kullanıyor musunuz? Yapay zeka size nasıl katkı sağlıyor?
Evet, yapay zeka birçok alanda giderek daha değerli bir araç haline geldi. Özellikle tasarım sürecindeki potansiyeli bizi oldukça heyecanlandırıyor. Bizim için yapay zeka, yaratıcı düşüncenin yerine geçen bir unsur değil, adeta bir fikir ortağıdır. Fikirlerimizi sorgulamamıza, beklenmedik formlar keşfetmemize ve tasarım dilimize yeni dinamikler katmamıza olanak tanıyor. Tasarımın ötesinde uyum optimizasyonu, müşteri etkileşimi ve öngörüye dayalı kişiselleştirme gibi alanlarda da potansiyelini görüyoruz. Böylece insanların henüz fark etmedikleri ihtiyaçlarını bile daha iyi anlayabilir hale geliyoruz. Henüz erken aşamadayız ama sağladığı olanakları gerçekten heyecan verici buluyoruz.

Tasarım yaklaşımınız sürekli değişiklik gösteriyor mu? 2025 koleksiyonlarınızda ilham kaynağınız neydi?
Aslında 2025’te köklerimize dönmeye odaklandık. You Mawo olarak kim olduğumuzu ve tasarım dilimizi neyin tanımladığını yeniden sorguladık. Bu derin düşünme süreci bize kimliğimiz ve bizi benzersiz kılan unsurlar hakkında çok daha net bir bakış açısı kazandırdı. Bu yolculuk, bizim için hem ilham verici hem de çok değerli oldu.

Kaynak: Eyestylist

Ekim 2025