SAYDAM OPTİK

Deneyimden Doğan Güvenilir Mağaza

“Silmo İstanbul’un optisyenlik öğrencileri ve sektörel geleceğinin planlamasını yapan genç meslektaşlarımız için bir ışık olduğunu düşünüyorum.”

Merhaba Oytun Bey. Okurlarımıza kendinizi tanıtarak, ticari hayatınızın nasıl başladığından ve optik sektörüne geçişinizden bahseder misiniz?
Merhaba, ben Oytun Saydam. Memur bir ailenin çocuğu olarak 1984 yılında Malazgirt’te dünyaya geldim. Ticari hayatıma 2008 yılında teknoloji, elektronik ve Gsm gibi farklı sektörlerde başladım. Uzun yıllar ithalat, ihracat, toptan ve perakende satışın yanı sıra teknik servis ve yedek parça alanlarında faaliyet gösterdim. Bu süreç bana hem ticari disiplin hem de müşteri ilişkileri konusunda güçlü bir altyapı kazandırdı. Optik sektörüyle tanışmam ise bugün iş ortağım olan Enes Kadir Yaman ile yollarımızın kesişmesi sayesinde gerçekleşti. Kendisinin optisyenlik eğitimi ve sektörel deneyimi ile benim ticari birikimim birleşince yeni bir yolculuğa adım atma fikri doğal bir şekilde ortaya çıktı.

Bu birleşimin ürünü de Saydam Optik oldu. Mağazanızı kurma sürecinden ve ortaklığınızın işinize katkılarından söz eder misiniz?
Mağaza fikrimizi 2023 yazında somut bir projeye dönüştürdük. Sakarya’nın merkezi olan Adapazarı’nda, Çark Caddesi’ne açılan ve yaya trafiği oldukça yoğun olan bir noktada karar kıldık. Lokasyon seçiminde ulaşım kolaylığı, çevredeki sağlık işletmeleri, eczaneler ve kent meydanına yakınlık gibi kriterleri değerlendirdik. Silmo İstanbul’u ziyaret ederek marka anlaşmaları ve mağaza altyapısı için önemli adımlar attık. Mimari süreçle eş zamanlı ilerleyen bu planlama sayesinde mağazayı kısa sürede hayata geçirebildik. Ticari hayatım boyunca işini gerçekten seven ve özveriyle yapan insanların her zaman fark yarattığını gözlemledim. Enes Bey sektörde yetişmiş, eğitimini bu alanda tamamlamış ve mağaza operasyonlarını yakından bilen bir isimdir. Ben ise daha çok ticari yapı, organizasyon ve iş geliştirme tarafında deneyim sahibiyim. Bu iki farklı birikim birleştiğinde güçlü bir denge oluştu. Zamanla yalnızca iş ortaklığı değil, aynı zamanda güçlü bir dostluk bağı da kurduk. Mağazayı birlikte büyütürken omuz omuza ilerlediğimizi söyleyebilirim.

Kısa sürede dünya markaları ve butik markalarla çalışmaya başladınız. Marka seçerken nasıl bir strateji izlediniz?
Mağazayı planlarken temel hedefimiz güven duygusu oluşturmaktı. Ürünlerin orijinalliği, fiyat-performans dengesi ve hitap edeceğimiz müşteri kitlesi seçimlerimizin merkezinde yer aldı. Dünya markaları tüketicide güven oluştururken, butik markalar da mağazaya karakter kazandırıyor. Güncel trendleri, pazarlama gücü olan markaları ve sosyal medyada karşılık bulan modelleri takip ederek dengeli bir portföy oluşturduk. Aslında yaklaşımımız basitti fakat doğru ürünü doğru zamanda ve şekilde sunmak en önemli noktaydı. Luxottica, De Rigo ve Safilo Group gibi firmalar dünya çapında bilinen birçok markayı bünyesinde barındırıyor. Bu markalarla çalışabilmek belirli ticari kriterleri karşılamayı gerektiriyor. Bu büyük firmalarla anlaşmaları tamamladıktan sonra portföyümüz önemli ölçüde güçlendi. Özellikle satış sonrası hizmetlerin güçlü olması müşteri güveni açısından büyük avantaj sağlıyor. Yeni bir mağaza için bu gibi işbirliklerinin hem bilinirlik hem de güven inşası açısından oldukça değerli olduğunun bilincindeydik.

Mağaza tasarımınız sade ve güven veren bir atmosfer sunuyor. İç mimariyi kurgularken öncelikleriniz nelerdi?
Doğru işi doğru kişilere teslim etmenin önemli olduğuna inanıyoruz. Enes Bey’in yıllar içinde edindiği mağazacılık deneyimi, benim ticari gözlemlerim ve profesyonel mimari destek birleşince ortaya dengeli bir sonuç çıktı. Yaklaşık 40 metrekarelik bir alanımız vardı ve bu alanı maksimum verimlilikle kullanmamız gerekiyordu. Alanın her santimetresinin bir işlevi olmasına dikkat ettik. Böylece küçük ama güçlü bir mağaza kimliği oluşturduk. Hem görsel açıdan ferah hem de operasyonel olarak işlevsel bir düzen kurmayı hedefledik. Raf sistemleri, vitrinler ve atölye alanı satış akışını destekleyecek şekilde planlandı. Alan sınırlı olmasına rağmen yaklaşık 3.000 ürünü düzenli ve anlaşılır bir şekilde sergileyebileceğimiz bir yapı oluşturduk. Amacımız müşterinin mağazaya girdiği anda karmaşa yerine güven ve sadelik hissetmesiydi.

Tedarik süreçlerinin zorlaştığı bir dönemde güçlü bir stok yapısı kurmayı başardınız. Bu süreci nasıl yönettiniz?
Pandemi sonrası dönemde tedarik zincirleri oldukça zorlayıcıydı. Ancak mağaza açılmadan önce bazı firmalarla iletişim kurmuş olmamız avantaj sağladı. Açılışta tüm planladığımız markalara ulaşamasak da erişebildiğimiz ürünleri hızlı şekilde stok sistemimize dahil ettik. Mağaza açılışına birçok marka yetişmemiş olmasına rağmen biz yetişen elde edebildiğimiz, stoğumuza ve ön muhasebe programımıza ekleyebildiğimiz kadar ürün ekleme uğraşına girdik. Mağazamızın konumu da açılış günüyle birlikte hızla olumlu geri bildirimler almamızı sağladı. Ayrıca mağazamız için teknik servis ve atölye altyapısına erken yatırım yaptık. Cadde mağazası olmanın verdiği özgürlüklerden ve avantajlardan en önemlisinin bu olduğunun düşünüyoruz. Yedek parça ve servis hazırlığımız sayesinde müşteri ihtiyaçlarına anında karşılık verebiliyoruz.

De Rigo’nun Bodrum’daki Vogue tanıtım davetine katılmanız dikkat çekici bir gelişme. Bu davet sizin için ne ifade ediyor?
Saydam Optik ile çıktığımız yolda hayallerimizi gerçekleştirirken satışlarımızın başarılı ilerlemesi, daha fazla ürün stoğu için bize cesaret verdi. Planlarımızın içinde De Rigo gibi büyük firmaların böyle tanıtımlarına davet edilmek elbette ki vardı. Fakat bu tür tanıtımlarda sizlere bir alım kotası koyuluyor. Bulunduğumuz ilde bu kotada alım yapabilecek sadece 5 mağaza vardı. Açılışımızın ilk yılında bu davete +1 mağaza olarak eklenmemiz, kısa sürede doğru bir ivme yakaladığımızın göstergesi oldu. Bu durum bazı optik mağazalar için olağan algılanabilir ancak yeni açılmış bir optik mağazanın kendini bu kadar kısa sürede kanıtlamasını bir başarı hikayesi olarak görüyor, gurur ve mutlulukla karşılıyoruz.

Sendikalarla anlaşmalar yaptığınızı biliyoruz. Bu işbirlikleriyle temel amacınız neydi ve mağaza trafiğinize etkileri ne yönde?
Marmara Bölgesi ülkemiz fabrikalarının yüzde 60’nı barındırıyor. Bulunduğumuz şehir ise çok ünlü markaların sanayi bölgesi konumunda ve hepsi birer sendikaya kayıtlıdır. Biz bu verileri düşündüğümüzde sendikalı olanlara ayrıcalık sağlayarak, mağaza trafiğimizi artıracağımızı planladık. Bu durum aslında karşılıklı sadakat anlaşması anlamına geliyor. Yakın çevrem ve özellikle bir bürokrat olan babamın desteği ile eğitim alanındaki sendikalar ile de görüşmeler sağladık. Bu görüşmelerimizi ortak bir paydada toplayarak sendikalara indirim ve kampanya gibi ayrıcalıklar sağladık. Edindiğimiz markalar ile doğru tüketiciyi bu şekilde buluşturmuş olduk.

Saydam Optik olarak müşteri memnuniyetini kazanmak için temel kriterleriniz nelerdir?
Ticari yaşamımdaki tüm diğer deneyimlerimde müşteriyi yalnızca alışveriş yapan kişi değil, uzun vadeli güvene dayalı ilişki kurduğumuz velinimet olarak görmüşümdür. Optik sektörü ise doğrudan sağlıkla bağlantılı olduğu için bu konuda daha da hassas davranıyoruz. Sağlıkları söz konusu olduğundan müşterileri doğru yönlendirme büyük önem taşıyor. Optik gözlüklerde doğru cam ve çerçeve seçimine yönlendirmek, güneş gözlüklerinin ise sadece aksesuar olmadığını, göz sağlığına katkı sağlayan koruyucu özelliklerini doğru anlatmak temel önceliğimizdir. Müşterinin memnuniyetinin, güveni ve saygısının ancak bu koşullarla sağlandığından eminiz. Memnuniyetin en büyük göstergesinin ise tekrar gelen müşteriler olduğuna inanıyoruz. Memnuniyetleri ve olumlu geri bildirimleri ile mağazamızı yeniden ziyaret eden müşterilerimiz sayesinde doğru yolda olduğumuzu görüyor ve bunun haklı gururunu yaşıyoruz.

Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın gelişimini ve sektöre katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Her yıl optik mağazalar, üreticiler, distribütörler Silmo İstanbul Optik Fuarında buluşuyor. Silmo İstanbul’un aynı zamanda optisyenlik öğrencileri ve sektörel geleceğinin planlamasını yapan genç meslektaşlarımız için bir ışık olduğunu düşünüyorum. Fuarda yurtdışından gelen firmalar ve yine yurtdışından gelen meslektaşlarımız ile tanışma fırsatı buluyoruz. Sektöre ve geleceğine yönelik tüm teknolojileri, trendleri, yenilikleri takip edebiliyoruz.  Meslektaşlarımızla bir araya gelmemizi sağlayan Silmo İstanbul’un sektörümüz açısından çok önemli bir organizasyon olduğunu ve küçük veya büyük hiçbir işletmeyi es geçmeden samimi bir iş ortaklığı ortamı oluşturduğunu düşünüyoruz.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili düşüncelerinizi öğrenmek isteriz?
Bu sayınızda bize yer verdiğiniz için teşekkür ediyoruz. Ortağım Enes Bey’in 2014 yılından beri bir 4 your eyes okuru olduğunu ve derginizde yer almanın özellikle onun için ayrı bir değer taşıdığını belirtmem gerekiyor. 4 your eyes, güçlü içeriğiyle sektörel bilgilerimizi ve fikirlerimizi güncel tutan önemli bir yayındır. Sektöre sağladığınız katkı ve emeğiniz için tüm ekibe teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.

Mart 2026