Perakendeci olarak yeniler arasındasınız. Bulunduğunuz lokasyondaki köklü mağazalarla rekabet ederken ne gibi bir strateji uyguluyorsunuz?
Hiçbir meslektaşımız ile rekabetimiz söz konusu değildir. Önemli olan meslektaş olarak birbirimizin derdinden en iyi yine bizim anlayacağımız bilincinde olmak, saygı ve sevgi içerisinde işimizi layığıyla sürdürmektir. Stratejilerimizi meslektaşlarımıza uygulamak yerine ‘daha güzel nasıl hizmet verebiliriz?’ ‘Hastalarımızın taleplerini daha iyi nasıl karşılayabiliriz?’ gibi soruların cevaplarını arayarak kendimizi daha ileriye taşımak için uyguluyoruz. Hakkaniyetli bir şekilde, usulsüz yollara başvurmadan, dost olduğumuzun bilincinde olarak tüm meslektaşlarıma bol bereketli kazançlar diliyorum.
Rainbow marka lenslerin satışınızı yapıyorsunuz. Hangisinin satışları yüksek. Gözlük mü, lens mi?
Rainbow marka kontak lenslerimiz tabii ki de bizim ilk göz ağrımız ve mağazamızın isim kaynağıdır. Tecrübelerime dayanarak mağazamıza gelen müşterilere kontakt lens konusunda doğru bilgiyi en iyi şekilde aktarmaya gayret ediyorum. Bu konu hakkında bilinen yanlışları düzeltmekten onur duyuyorum. Gözlük de kontakt lens de bizim evladımız gibi. İkisinin de satışını müşterilerimizin talebine göre sunmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu soru zor bir soru çünkü bu bir tercih meselesidir. Arz-talep doğrultusunda hastalarımıza en uygun seçeneği sunuyoruz.
Sizce sektörün en önemli sorunu ne ve çözülebilmesi için sizin fikirleriniz nelerdir?
Sektör sorunu denildiği zaman aklıma yalnızca iki konu geliyor. Birincisi aynı lokasyonda bulunan optiklerin ileri düzey rekabetten kaynaklanan anlaşmazlıkları. İkincisi ise lokasyonda bulunan hastanelerde görev yapan doktorların yönlendirme yapması. İki problem de birbiri ile bağlantılı. Ne yazık ki görüyorum ki yanımızdaki bir eczane ile dost iken yanımızda, yöremizde bulunan optik ile kendi meslektaşımız ile düşman gibiyiz. Bu konu beni çok rahatsız ediyor. Oysa ki hepimizin amacı aynı. Hepimiz bu sektör için mesai yapıyoruz. Benim mağaza içerisindeki acil bir ürün veyahut bilgi eksiğimi benim yakınımda bulunan başka bir iş yeri değil optikçi meslektaşım tamamlayabilir diye düşünmeliyiz. Birbirimize her zaman hoşgörülü olmalıyız. Destek olmalıyız. İkinci problem ise benim fazlasıyla mücadele ettiğim ve asla değiştiremediğim kanayan yaramdır. Doktorlar üzerine düşen görevi yapmalı, hasta kendi istediği optik mağazaya gitmeli, memnun kaldığı yerden hizmet almalıdır. Hastalarımızın göz sağlığını emanet ettiği kurumun veya doktorun kişiyi yönlendirmesinde ‘ticari bir kaygı’ söz konusudur. Hasta sağlığı ve bütçesine uygun en doğru kararı kendisi vermeli kesinlikle yönlendirilmemelidir.
Uluslararası fuarları yakından takip ediyor musunuz?
Türkiye dahil olmak üzere yurtdışında gerçekleştirilen tüm fuarlara her sene katılım sağlıyoruz. Fuarların sektörler için çok verimli olduğunu düşünüyor ve bundan fazlasıyla yararlanıyoruz. Öncelikle fuarlarda sergilenen ürünleri, markaları görüp ufkumuzu genişletmek iş hayatımızda bize çok fazla bilgi birikim sağlıyor. Yurt içi ve yurt dışında bulunan meslektaşlarımız ile tanışmak, onlarla sohbet etmek, bilmediklerimizi veyahut yanlış bilgilerimizi tazelemek her zaman için bize iş hayatımızda fayda sağlamaktadır. Bu yüzden mümkün olduğunca hiçbir optik fuarını kaçırmıyor, gerekli zamanı yaratıp katılım sağlıyoruz.
Geçtiğimiz Kasım ayında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı ile duygu ve düşünceleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul bizim için bir gurur kaynağıdır. Her sene gerçekleşen ve dünyanın çeşitli ülkelerinden bir sürü katılımcı ağırlayan bu fuar, sektör için tüm emek verenler olarak başarılı olduğumuzun yegane örneğidir. Bunun akabinde sektör olarak yani tüm dostlar olarak hepimizin bir olması bir arada olması, senede dört gün de olsa birlik olmamız muazzam bir olay. Silmo İstanbul’a hem katılımcı hem ziyaretçi olarak her sene katılan biri olarak bize yol gösteren bizi evimizde gibi hissettiren bir organizasyon olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Silmo İstanbul sayesinde Türkiye’yi karış karış dolaşmak yerine, aradığımız, aramadığımız, bildiğimiz veya bilmediğimiz tüm ürünlere kolaylıkla erişim sağlayabiliyoruz. Fuar üzerimizdeki yükü hafifletirken, ilişkilerin güçlenmesine vesile oluyor. Tüm meslektaşlarıma Silmo İstanbul’u mutlaka ziyaret etmelerini öneriyorum, onları da aramızda görmeyi temenni ediyorum.
Sektörel yeniliğe bir kez daha imza atan 4 your eyes optik magazin dergisinin Dijital Yayına geçişini bir mağazacı olarak nasıl değerlendirirsiniz?
Öncelikle devir teknoloji devri olduğu için bu geçişi fazlasıyla destekliyorum. 4 your eyes dergisi olarak alanınızda tek olmanız, her zaman aynı istikrar ile doğru bir şekilde ilerlediğiniz yola dijitali de dahil etmenizin başarınıza daha fazlasını katacağına inanıyorum. Başarılarınızın devamını diliyor sizinle bu röportajı yapmaktan gurur duyuyorum. Varlığımız ve birliğimiz daim olsun. Sizleri ve tüm okuyucularınızı sevgiyle selamlıyor, başarılarımızın birlik içerisinde daim olmasını diliyorum.
Mart 2023