Güneş Gözlüğünü Moda İfadesi Yapan İlk Marka

100 yıllık yolculuğu boyunca sadece üstün kalitede gözlük üretmekle kalmadı, aynı zamanda gözlüklere sınırlı bir pencereden bakmanın anlamsız olduğunu tüm dünyaya gösterdi.

Gözlük endüstrisinin duayen isimlerinden Phillip Oliver Goldsmith, 1919 yılında 30 yaşında iken Londra’daki saygın optik firmalarından Raphael’s’ta satış temsilcisi olarak çalışıyordu. O dönemde optisyen sayısı oldukça azdı. Görme problemi yaşayan kişiler genellikle çerçeve ve cam satan eczanelere başvuruyordu. Satışını yaptığı gözlükler tamamen tıbbi amaçlıydı ve tasarımların tümü sadece işlevselliğe odaklanıyordu. Ancak Oliver daha fazlasının mümkün olabileceğini fark etti ve moda ile işlevselliği kusursuz biçimde birleştiren yeni bir gözlük anlayışı geliştirmek üzere kendi yolunu çizmeye karar verdi. Moda odaklı bir yaklaşımla bakıldığında, gözlüklerin yalnızca işlevsel bir ihtiyaç olmaktan çıkabileceğine hatta arzu edilen, şık birer aksesuara dönüşebileceğine dair güçlü bir vizyonu vardı. Bu vizyon ve aralıksız yenilik arayışı Phillip Oliver Goldsmith’i günümüz modern gözlük dünyasının temellerini atan, ilham verici figürlerden yaptı.

Efsane Doğuyor
Phillip Oliver Goldsmith’in çağdaş gözlük tarihine üstün katkısı 1920’lerde gözlüğün yalnızca tıbbi bir araç olduğu yönündeki yaygın anlayışa meydan okumasıyla başladı. Bu amaçla 1926 yılında Londra’da 60 Poland Caddesindeki atölyesinde el işçiliğiyle çerçeve üretimi için bir zanaatkar ekibi oluşturdu. Daha en başından itibaren gözlüğün ifade gücüne sahip, estetik açıdan güçlü tasarlanmış ve kişisel stilin bir parçası olarak kullanılan bir aksesuar olması gerektiğine inanıyordu ve bu amaçla çığır açabilecek yeniliklerin izinden ilerlemeyi tercih etti. Daha pahalı ve yüksek kaliteli segmenti hedefleyerek, atölyesinde dönemin sıklıkla tercih edilen materyali metal yerine, henüz o dönemde nesli tükenme riski taşımayan gerçek kaplumbağa kabuklarından ilk gözlüklerini tasarladı. Aynı yıl mobil showroom’lar kurarak Londra halkına kaplumbağa kabuğundan el işçiliğiyle üretilen ilk tasarımlarını tanıttı. 1930’lar boyunca kaplumbağa kabuğundan gözlük çerçeveleri üretmeye devam eden Oliver Goldsmith, 1939’a gelindiğinde İkinci Dünya Savaşı sırasında Birleşik Krallık Silahlı Kuvvetler mensuplarına gözlük tedariki sağlayacak noktaya ulaştı.

Devrimlerle Büyüyor
Oliver’ın oğlu Charles 21 yaşındayken 1935 yılında işe katıldı. O dönemde güneş gözlükleri, satılamayan çerçevelerin renklendirilmiş camlarla yeniden değerlendirmesinden ibaretti. Günümüzde olduğu gibi mağazadan güneş gözlüğü satın almak neredeyse duyulmamış bir şeydi. Daha estetik gözlüklerin daha geniş bir pazar yaratabileceğini düşünen Oliver ve Charles Goldsmith renkli camlarla birleştirdikleri yeni tasarımlar hazırladı. İlk güneş gözlüğü koleksiyonları Sunspecs’i Londra’daki Fortnum & Mason ile Simpsons of Piccadilly gibi lüks mağazalarda satışa sundular. Devrim niteliğindeki bu hamleyle koleksiyonları kısa sürede tükenerek büyük başarı elde etti. 1940’larda gözlüklere bakış halen çok sınırlı bir penceredendi. Oliver Goldsmith daha canlı renkli çerçevelerin potansiyeli olduğunu düşünüyordu. Optik sektörüne uygun olabilecek plastikler o dönemde sadece düğme üretiminde kullanılıyordu. Atölyesinin karşı sokağındaki bir düğme üreticisinden aldığı parlak renkli plastikleri eriterek renkli gözlük çerçevelerine dönüştürdü. Chelsea Art koleksiyonu olarak bilinen bu seriyle gözlükte tasarımı yeni bir seviyeye taşındı ve gözlükler modanın dünyasına ilk adımını attı. Oliver Goldsmith’in henüz 57 yaşındayken 1947 yılındaki vefatıyla bıraktığı bu güçlü miras; oğlu Charles, torunları Andrew Oliver ve Raymond, sonrasında da Raymond’ın kızı Claire Goldsmith sayesinde 100. yılına başarıyla ulaştı.

Yenilik Dna’sında Var
1960’lara gelindiğinde ünlüler, yıldızlar ve kraliyet üyeleri, yeni sezon tasarımlarını görmek için düzenli olarak Soho’daki Oliver Goldsmith showroom’unu ziyaret ediyordu. Bu dönemde marka, bilinçli biçimde sıradışı tasarımlar üretmeye başladı. Bambu gibi alışılmadık malzemeler ve kelebeklerden Birleşik Krallık bayrağına, tenis raketlerinden farklı motiflere kadar uzanan cesur detaylar tasarımlara dahil edildi. Bu fikirlerin bir kısmı, Wimbledon şampiyonları için kıyafetler tasarlayan İngiliz tenisçi ve moda tasarımcısı Teddy Tinling’in talepleri doğrultusunda geliştirildi. Oliver Goldsmith gözlükleri artık yalnızca güneşten korunma aracı değil, güçlü bir stil ifadesiydi. Dior ve Givenchy gibi moda tasarımcıları sezon koleksiyonlarını tamamlamak için Goldsmith’ten özel çerçeveler tasarlamasını istedi. Hatta OG logolu güneş gözlükleri zaman zaman kıyafetlerin kendisinden bile daha fazla ilgi görmeye başladı.  Oliver Goldsmith, 1968 yılında bir devrime daha imza attı. İnsanların yıl boyunca güneş gözlüğü kullanabilmesi için Winter Sunglasses tasarımını geliştirdi. Açık tonlu camları iç mekan aydınlatmasının ve kış güneşinin rahatsız edici parlaklığını filtreliyordu. Mavi, pembe, yeşil, kahverengi ve füme tonları gözleri rahatlatırken optik olarak doğru üretildikleri için göz sağlığına zarar vermiyordu. Böylece marka günümüzde güneş gözlüğünün sadece yaz aylarında değil, kışın da takılabilir olduğunu göstererek gözlükler için sınır tanımadığını bir kez daha kanıtladı.

Dördüncü Kuşak: Mirasın İzinde
Marka 1980’lerde Anglo American, Michael Selcott Designs, Correna ve Linda Farrow gibi firmaların İngiliz pazarındaki artan rekabetiyle karşı karşıya kaldı. Aynı dönemde moda tasarımcıları da isimlerini lisanslayarak gözlük koleksiyonları oluşturmaya başladı. 1985 yılında şirket Charles’ın oğlu Raymond yönetimindeki güneş gözlüğü üretimini durdurdu. İşin optik tarafını yöneten Andrew Oliver ise numaralı çerçeve üretimini sürdürüyor. Raymond Goldsmith’in 1997 yılındaki vefatının ardından marka hakları kızı Claire Goldsmith’e geçti. Oliver Goldsmith ailesinin dördüncü kuşak temsilcisi Claire Goldsmith’in liderliğinde marka güneş gözlüğünde yeniden güçlü bir ivme yakaladı. Claire aile mirasını devraldığında ilk hamlesi tıpkı büyük büyük babası Oliver Goldsmith gibi güçlü ve uzman bir ekip kurmak oldu. Claire, amcası Andrew Oliver’dan aldığı destekle arşiv tasarımları yeniden yorumlayan güneş gözlüğü koleksiyonunu 2007 yılında sundu ve bu lansman efsanevi markanın adeta yeniden doğuşunu simgeledi. Hakiki kaplumbağa kabuğu tasarımları da dahil olmak üzeri Oliver Goldsmith’in imzasını taşıyan tarihi parçalar, markanın kendi mirasını yansıtan diğer ikonik modelleriyle birlikte bugün halen Londra’daki Victoria & Albert Müzesi’nin Moda Tarihi bölümünde sergilenmektedir.

Kült İsimlerin Tercihi
Müzik ve sinema kültürünün 1950’lerin sonuna doğru yükselişiyle birlikte moda daha özgür hale geldikçe Oliver Goldsmith bu değişime en hızlı uyum sağlayan markalardan oldu ve yıldızlar ile stil dünyasıyla özdeşleşti. Kurucu Oliver Goldsmith hedefine ulaşmış, gözlükler birer moda stili ifadesine dönüşmüştü. Oğlu ve torunları gözlükleri dikkat çekmek ve konuşulmak üzere tasarlıyor, moda konusunda en seçici elit isimleri dahi etkilemeyi başarıyordu. Henüz 1960’ların başında Oliver Goldsmith hem rock yıldızlarının hem de kraliyet ailesi üyelerinin tercih ettiği bir marka haline geldi. Sıradan gözlüklere baş kaldıran Oliver Goldsmith tasarımları, Michael Caine, Peter Sellers ve Grace Kelly gibi efsanevi aktör ve aktrislerin; John Lennon ve diğer Beatles üyeleri ve Rolling Stones üyeleri gibi ikonik müzisyenlerin; Lord Snowdon, Monaco Prensesi Grace ve Galler Prensesi Diana’nın da yüzlerini süslüyordu. İngiliz sinema yıldızı Diana Dors 1961’de Cannes Film Festivali’nde Martian’ı takarken; aynı yıllarda Audrey Hepburn Breakfast at Tiffany’s filmindeki ‘Manhattan’ da dahil olmak üzere günlük hayatında ve kırmızı halılarda da sayısız Oliver Goldsmith tasarımıyla boy gösteriyordu. Bugün Oliver Goldsmith, dünyanın en efsanevi güneş gözlüğü koleksiyonlarını titizlikle üretmeye devam ediyor ve tasarımları halen rock yıldızlarının, sinema oyuncularının ve kraliyet üyelerinin stillerini tamamlıyor.

Elmas Yılını Kutluyor
Oliver Goldsmith 2026 yılı itibarıyla gözlük dünyasının ön saflarında geçirdiği 100. yılını kutluyor. Claire Goldsmith ve ekibi markanın asırlık mirasını onurlandırmak amacıyla yıl boyunca sürecek özel bir program hazırladı. Oliver Goldsmith arşivlerinden seçilen sınırlı sayıda koleksiyonlar, gözlüğün 100 yıllık tarihini ele alan deneyim odaklı sergiler ve markanın sinema ile modanın kültürel ikonlarıyla kurduğu benzersiz ilişkisini onurlandıran işbirlikleri programın kapsamı arasında yer alıyor. Oliver Goldsmith ikinci yüzyılına girerken dürüstlük, zanaatkarlık ve zamansız stil anlayışıyla üretilen; kullanılan, hatırlanan ve nesilden nesile aktarılan gözlükler tasarlama hedefinin değişmediğini vurguluyor. Oliver Goldsmith 100 yıllık yolculuğu boyunca sadece üstün kalitede gözlük üretmekle kalmadı, aynı zamanda gözlüklere sınırlı bir pencereden bakmanın anlamsız olduğunu tüm dünyaya gösterdi.

KRONOLOJİ:

1926
Phillip Oliver Goldsmith, Londra’daki Poland Street’te kendi atölyesini kurarak Oliver Goldsmith markasını hayata geçirdi. El işçiliğiyle üretilen kaplumbağa kabuğu çerçevelerle gözlüğü tıbbi bir araç olmaktan çıkarıp estetik bir tasarım nesnesi olarak yeniden yorumladı.

1935
Oliver’ın oğlu Charles Goldsmith şirkete katıldı. Baba oğul birlikte güneş gözlüğünü ayrı bir ürün kategorisi olarak geliştirmeye başladı.

1939
İkinci Dünya Savaşı sırasında Oliver Goldsmith, Birleşik Krallık Silahlı Kuvvetleri için gözlük üretimi ve tedariki gerçekleştirdi.

1946

Renkli plastiklerin kullanılmasıyla geliştirilen Chelsea Art koleksiyonu piyasaya sunuldu. Canlı renkler ve deneysel tasarımlar gözlüğün modayla ilişkisinde yeni bir dönem başlattı.

1947
Kurucu Phillip Oliver Goldsmith 57 yaşında hayatını kaybetti. Şirketin yönetimini oğlu Charles devraldı.

1950’ler
Oliver Goldsmith gözlükleri sinema ve müzik dünyasının yıldızları tarafından tercih edilmeye başladı. Marka kısa sürede kültürel ikonlarla özdeşleşti.

1961
Audrey Hepburn, Breakfast at Tiffany’s filminde Oliver Goldsmith’in Manhattan modelini takarak markayı dünya çapında görünür hale getirdi.

1965
Efsane aktör Michael Caine, The Ipcress File ve Funeral in Berlin filmleri dahil olmak üzere birçok yapımda Consul tasarımını kullanarak Goldsmith’in simge yüzlerinden biri haline geldi.

1968
Marka yıl boyunca kullanılabilen Winter Sunglasses konseptini tanıttı. Açık tonlu camlarla tasarlanan bu modeller iç mekan ışığı ve kış güneşi için geliştirildi.

1970’ler
Cesur formlar, büyük çerçeveler ve deneysel detaylarla Oliver Goldsmith tasarımları modanın en dikkat çekici aksesuarları arasında yer aldı. Sinema, ünlüler ve defileler için özel güneş gözlükleri tasarlayan ilk markalardan biri oldu.

1985
Artan rekabet ve sektörün değişen yapısı nedeniyle Oliver Goldsmith güneş gözlüğü üretimini durdurdu. Marka optik çerçeve üretimine devam etti.

1997
Raymond Goldsmith’in vefatının ardından marka hakları kızı Claire Goldsmith’e geçti.

2005
Claire Goldsmith, markanın güneş gözlüğü mirasını yeniden canlandırmak üzere Oliver Goldsmith’i uluslararası pazarda yeniden lanse etti.

2007
Arşiv tasarımlarından ilham alan koleksiyonların lansmanıyla Oliver Goldsmith global moda sahnesine güçlü bir dönüş yaptı.

2014
Sunderland’daki National Glass Centre’da Oliver Goldsmith gözlüklerine adanmış bir retrospektif sergi düzenlendi.

2026
Oliver Goldsmith gözlük dünyasında geçirdiği 100. yılını kutluyor. Marka, arşiv koleksiyonları, özel işbirlikleri ve sergilerle bir asırlık tasarım mirasını onurlandırıyor.

Mart 2026