Röportaj
AYKA OPTİK

AYKA OPTİK

‘Özgür Yaşam’ sunuyor

Merhaba Kaan Bey... Kendinizi okurlarımıza tanıttıktan sonra, sektöre giriş hikâyenizi paylaşabilir misiniz?
Merhaba, 2006 yılında Bilkent Üniversitesi ve 2007 yılında ise UC Riverside’dan mezun olduktan sonra şirketimizde çalışmaya başladım. Ayka Optik’in aile şirketimiz olması sebebi ile hızlı bir şekilde işlere adapte olmaya başladım ve ilerleyen zamanlarda yönetim ve idare kısmına da dahil oldum. Osman Aytekin’in tecrübe ve güvenilirliği sayesinde planladığım ve hayalini kurduğum hamleleri hızlıca hayata geçirip, şirketimizi ve markamızı bugünkü pozisyonuna taşıyabildik.
Ayka Optik’i kurma kararını nasıl verdiniz, kuruluş süreci nasıl gerçekleşti?
Ayka Optik, Osman ve Şakir Aytekin’in kurmuş olduğu bir aile şirketidir. Uzun yıllar Standart Gözlük ve Luxottica ile işbirliği yaptıktan sonra 2014 yılından itibaren kendi markaları ve distribütörlükleri ile devam etmektedir. Ben ise ikinci kuşak olarak Osman Aytekin ile birlikte şirketin işleyişini devam ettirmekteyim. 
Firmanızın temel değerlerinden ve üstlendiği misyondan bahsedebilir misiniz?
Şirketimiz her zaman yenilikçi, ileri görüşlü, inovatif ve sözünde duran bir şirket olmuştur. Kendimizi sürekli güncel tutup, her zaman birkaç adım önde olmayı hedeflemekteyiz. Her zaman elinden gelenin en iyisini yapmak bizim işimize bakış açımızdır. Ayka Optik olarak bu değerlerden taviz vermeden yolumuzda ilerlemekteyiz.
Bize kendi markanız olan Franco Vital gözlüklerinin yapısından, tasarım anlayışından ve kullandığınız materyallerinden söz edebilir misiniz?
Franco kelimesi eski Fransızcada ‘Özgür’ ve Vital kelimesi Latincede ‘Yaşam’ anlamları taşımaktadır. Böylece markamız Özgür Yaşam anlamını taşır ve ismi gibi kullanıcılarına geniş yelpazede seçim şansı sunan tamamen kişiselleştirilebilir renk ve modellere sahiptir. Markamızda seksen farklı cam rengi seçeneğini istediğiniz çerçeveye kombin yapabileceğiniz bir ürün çeşitliliği mevcuttur. Bu sayede her bir ürün kişiye özel üretilmiş olur. Franco Vital’in çerçeveleri İtalya’da, camları ise Türkiye’de üretilmektedir. Sürecin yüzde doksanı el işçiliği ile yapılmaktadır. Bu sayede her bir gözlük tamamen eşsizdir denebilir.
Ayka Optik bünyesinde distribütörlüğünü yürüttüğünüz diğer markalar hangileridir? Bu markaların özellikleri hakkında okurlarımızı bilgilendirebilir misiniz?
Ayka Optik bünyesinde distribütörlüğünü yaptığımız markalar AM Eyewear ve Caroline Abram’dır. AM Eyewear, üst düzey bir Avustralya markasıdır. Koleksiyonlarındaki gözlüklerde Zeiss marka camları, Japon titanyumu ve İtalyan asetatı kullanılır. Caroline Abram ise dünyaca çok popüler olan ve kadınlara özel koleksiyonlar sunan bir Fransız gözlük markasıdır. Caroline Abram, rengarenk modelleri ve eşsiz tasarımları ile her geçen gün dünya pazarındaki yerini yükseltmektedir.
Firma bünyesinde bulunan markalarınızın koleksiyonlarını belirlerken öncelikleriniz nelerdir?
Tüketicilerimizin hepsinin dünyanın her yerindeki ürünleri ve trendleri takip edebildiğini bildiğimizden model seçiminde eksiksiz olarak tüm koleksiyonu Türkiye’ye getirir ve tüketicilerimizin beğenisine sunarız.
Distribütörlük ve satış ağınızın yapısı ve işleyişinden söz edebilir misiniz?
Bayilerimizi düzenli olarak ziyaret eder, ihtiyaçlarını gideririz ve onlara ürünlerin tamamının satışını yapabilecekleri gerekli argümanlarımızdan bahsederiz. Önceliğimiz tüketici ve satıcı ilişkisinin düzenini korumak, garanti ve teknik serviste tüketici odaklı olmak ve farklılığımızı markamıza olan aidiyet duygusu ile sağlamaktır. Bu nedenle bayilerimiz ile aile ilişkisi kurmaya gayret ederiz.
Firmanıza eklediğiniz yeni marka ve koleksiyonların tanıtımını hangi mecralar üzerinden yapmayı tercih ediyorsunuz?
Ayka Optik bünyesine eklediğimiz yeni marka ve koleksiyonların tanıtım ve reklamlarını Instagram gibi sosyal medya mecralarından ve kendi web sitemiz üzerinden yaparız. Ayrıca fuar ve organizasyonlara katılarak fiziki tanıtımlar da yapmaktayız.
Ayka Optik’ten 2022 yılı için ne gibi sürprizler ve yenilikler beklemeliyiz?
Özellikle kendi markamız olan Franco Vital ile ilgili yenilikçi çalışmalar yapmayı hedeflediğimizi söyleyebilirim. Franco Vital imzası taşıyan sıra dışı yeni modeller ile ses getirmeyi planlıyoruz. Vitrinlerde görsel çalışmalarımız ile de vurgu yapacağız.
Pandemi sürecinde satışlarınızdan istediğiniz verimi alabiliyor musunuz, bu krizi nasıl yönetiyorsunuz?
Pandemi süreci dünya ve ülkemiz açısından gerçekten çok zorlu geçen bir süreç. Ancak Ayka Optik olarak bu kriz ortamını iyi yönetmemizden ötürü sürecin bizim için verimli geçtiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Bu süreçte markamıza yaptığımız doğru yatırımlar sonucu krizi biraz fırsata çevirmiş olduk. Böylece markamıza olan talep arttı ve sektörde güzel bir noktaya ulaşmış olduk.
Bu dönemde müşteri ilişkilerinde dijital kanalları kullanma sıklığınız arttı mı?
Dijital kanallar bağlamında Instagram, kendi web sitelerimiz ve Trendyol ile bayi ve müşterilerimize eriştik. Bu süreçte dijital kanal satışlarımız üç katına çıkmıştır. Biz de yeni yatırımlarımıza devam etmekteyiz.
Ayka Optik olarak Covid-19 kapsamında çalışanlarınızın ve müşterilerinizin güvenliğini sağlamak için ne gibi önlemler alıyorsunuz?
Covid-19 ile birlikte sağlığın ne kadar önemli ve vazgeçilmez bir unsur olduğunu maalesef çok zor bir yoldan da olsa hatırlamış olduk. Pandeminin başlangıcından bu yana Ayka Optik olarak hem çalışanlarımızın hem de müşterilerimizin sağlığına ve güvenliğine ekstra özen göstermekteyiz. Düzenli havalandırma, temizlik ve sosyal mesafe konularda ödün vermeden çalışmalarımıza devam ediyoruz.
2022 yılı için beklentileriniz ve hedefleriniz nelerdir? Optik sektöründe ne gibi yenilikler ve değişiklikler olabilir?
Sektörün gelişeceğini düşünüyorum. Her şeyin pahalanması sebebi ile yerli üretim ve yerli markalara olan rağbet artacaktır. Ayrıca bu süreçte, kalite, hizmet ve fiyat ile ön plana çıkan markaların başarı şansının daha yüksek olacağı kanaatindeyim.
Bu yıl 18-21 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki genel düşünce ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Öncelikle Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın bir yıl aradan sonra tekrar organize edilmesinden sektörümüz adına memnuniyet duyduğumu belirtmek isterim. Fuarın bu yıl potansiyeli ile doğru orantılı gerçekleştiğine inanıyorum. Yerli meslektaşlarımızın katılımı gerçekten yüksek derecedeydi. Önümüzdeki yıllarda Silmo İstanbul’a daha çok yabancı meslektaşımızın katılacağından eminim. Bunlara ek olarak fuarın tek katta daha geniş bir alanda gerçekleştirilmesi halinde fuardan daha fazla verim alınabileceğini düşündüğümü söylemek isterim.
Optik sektörünün lokomotifi kabul edilen dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Sektörün güncel haberlerini, teknolojik gelişmelerini ve trendlerini yakından takip ettiğiniz ve her zaman güncel bilgileri paylaşmayı hedeflediğiniz için öncelikle teşekkür ediyoruz. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarınızın başarılarının daim olmasını dileriz.

 

Ocak 2022