Röportaj
MAUI JIM

MAUI JIM

HAWAII MERKEZLİ BAĞIMSIZ PREMİUM GÖZLÜK MARKASI MAUİ JİM, ÜST DÜZEY YÖNETİCİLERİ ARACILIĞIYLA COVID-19 PANDEMİSİNİN YOL AÇTIĞI KRİZDEN NASIL DAHA GÜÇLÜ ÇIKABİLDİKLERİNİ ANLATIYOR.

Covid-19 pandemisinin dünya genelinin sağlığını tehdit edişi sürecinde küresel çapta yaşanan sosyal, psikolojik ve ekonomik sonuçları ise tüm insanlığın günlük yaşamlarını kötü yönde etkilemeye devam ediyor. Yaşanan bu kriz dönemini uluslararası yönetim ekibiyle birlikte nasıl yönettiği, değişen zamanın koşullarına göre nasıl ekonomik tedbirler aldığı ve yakın gelecek planlarını nasıl organize ettiği ile ilgili olarak 1980 yılında Hawaii’de kurulan gözlük üreticisi marka Maui Jim ile gerçekleştirilen röportajı sunuyoruz. Sunacağımız röportajda görüş bildiren isimler arasında Maui Jim’in Uluslararası Satış ve Pazarlama Başkanı Jay Black, Yardımcı Direktör ve ABD Pazarlama Şefi Julie Barton ve EMEA (Avrupa, Ortadoğu, Afrika) & APAC (Asya Pasifik) bölgeleri Pazarlama Yardımcı Direktörü Martijn van Eerde yer alıyor.

Maui Jim’in pandemi deneyimi şimdiye kadar nasıl gitti, yakın zaman hedefleriniz arasında neler yer alıyor?
Jay Black: Geçirdiğimiz bu genel deneyim sebebiyle küresel konjonktürün dramatik bir şekilde değiştiği konusunda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. Bu sebeple Maui Jim olarak müşterilerimize sorunsuz bir şekilde ulaşabilmek için pazarlama yaklaşımımızı yaratıcı çözümlerle değiştirmek zorunda kaldık. Optik kanallarımız üzerinden Maui Jim olarak çok değer verdiğimiz insan faktörünü çektiğimizde, pazarlama konusu gerçek anlamda zorlayıcı olabiliyor. Yaşanan bu kriz ortamında aynı pazarlama değerlerini taşıdığımızı içeren mesajı, durumu da hafife almadan ve müşterilerimizin krizden kötü etkilenmesine izin vermeden her konuyu titizlikle ele alarak değerlendirmek zorundaydık. Covid-19 pandemisi sebebiyle ailesinden, arkadaşlarında ya da direkt kendisinde sağlık krizi yaşayan kişilerden ya da yine pandemi nedeniyle işini kaybetmek üzere olan ya da kaybeden birinden premium kalite gözlük satın almasını nasıl bekleyebilirsiniz? Çözüm olarak geliştirdiğimiz pazarlama yaklaşımımız pozitiflik ve iyimserliğe ışık tutmayı öne çıkardı. Biz Maui Jim olarak birlik olduğumuzda, bir araya geldiğimizde daha güçlü bir toplum olacağımıza yürekten inandık. Hawaii köklerimize dayanan ‘Aloha’ ruhu da bunu gerektiriyordu. Önümüzdeki ticari zorlukları bir bir elediğimizde, gelecekteki başarımızın perakendeciliğin yenilenmesine bağlı olduğunu fark ettik. Daha önce de belirttiğim gibi Maui Jim optik kanallarımıza, göz bakımı profesyonellerine bizzat sunduğumuz hizmetlere çok büyük önem vermektedir. Marka iletişim yönetimimizde göz sağlığına, görme kalitesindeki artışa, göz bakım profesyonellerinin belirgin katkısına ve onların optik müesseselerinin önemine fazlasıyla vurgu yaparız. E-ticaret ve diğer dijital fırsatlar gelişmeye devam ediyor fakat bu hiçbir zaman optik kanal ve göz bakımına ihtiyaç duyan hastaya yönelik verilen değerle yer değiştiremeyecek. Maui Jim’in yakın geleceğe adapte etmek istediği pazarlama girişimleri, şuanki mevcut kriz ortamını ve bu ortamda göz bakım profesyonellerinin hasta trafiğini yönetmelerine odaklanmada karşılacakları zorlukları ve premium gözlük segmentini en uygun şekilde maksimize etmek üzerine kurulu olacak.

Peki bu kriz döneminde reçetelendirilen gözlüklere yönelik segment ne yönde etkilendi?
Jay Black: Covid-19 pandemisinin ilk aylarında reçeteli gözlük segmenti de gerçek anlamda dramatik bir şekilde kötü yönde etkilendi. Ancak benim reçeteli gözlüklere ihtiyacı olan insanların varlığından ötürü kısa dönemde bu segmentin normallerine döneceğinden şüphem yoktu. Çünkü ihtiyacı olanlar için gerçek bir gereklilikler. Optik endüstrimiz hastalarını korumak ve güvenliklerini garantilemek için derhal önlemler aldı. Bu sebeple, müşterilerimizin yeniden açılabildiklerinde optik müesseselere güvenle gidebildiklerini gözlemliyorum. Maui Jim’in müşteri hizmetleri ve üstün ürün kalitelerinin de şirketimizin hızla toparlanmasında büyük rolü olduğunu söyleyebilirim.

Maui Jim olarak Covid-19 kapsamında ne gibi güvenlik önlemleri aldınız ve çalışma koşullarını nasıl ayarladınız?
Julie Barton: Pandemi ilk başladığında öncelikli olarak kendi çalışanlarımızın güvenliğini ön planda tuttuk. İnsan Kaynakları departmanımız büyük bir özveriyle en düşük rütbeliden en yüksek düzeydeki çalışanımıza kadar maske gibi, el dezenfektanları gibi ve uyulması gereken hijyen protokolleri gibi araç gereç ve konuları temin etmek için çalıştı. Her ülkedeki Satış Başkanlarımıza merkezden gönderdiğimiz mesajlarda umudumuzu kaybetmememz gerektiğini ve birbirlerimize karşılıklı destek olmaktan asla vazgeçmememiz gerektiğini ilettik. Merkez Muhasebe departmanımız tüm diğer muhasebe personellerine faaliyet düzenlemelerimiz, çalışma saatlerimiz hakkında e-postalar gönderdi. Tüm çalışanlarımızla ve iş yaptığımız profesyonellerle sanal toplantılar ve buluşmalar gibi yeni iletişim yolları bulduğumuzdan emin olduk. Yeni normalleşmelere geçilip de optik müessese açılışları başladığı zaman ise optikçilerle dijital yollardan olmak üzere iletişimimizi sürdürdük. Kendilerinin ve müşterilerinin güvenliğini sağlamada onlara dijital eğitimler verdik. Optik müesseselerin uyması gereken sağlık tedbirleri yanı sıra dijital satış yöntemleri konularında da onları bilgilendirdik. Hiçbir işbirlikçimizle sanal da olsa kişisel bağlantılarımızı koparmadık. Merkezimizden yönlendirdiğimiz kişiler aracılığıyla şirketimize ait bölgelerin gerekli önlemleri doğru bir şekilde aldıklarından emin olduk.

Covid-19’un Avrupa’daki optik müesseselere etkisinin nasıl olduğunu söyleyebilir misiniz? Mau Jim 2020’nın son aylarında Avrupa’da gerçekleşen herhangi bir etkinliğe katıldı mı?
Martijn van Eerde: Hepimizin bildiği bir gerçek ki Avrupa genelinde uzun süre optik müesseselerin açılışına izin verilmedi. Yeni normallere geçmek konusunda da söz konusu güneş gözlükleri olduğunda daima iyimser bir bakış açısına sahiptim. Bu konuda da yanılmadığımı gördüm. Çoğu Maui Jim müşterisi fazla tüketim yapmadıklarından, satın alma güçleri yeni normalleşme döneminde yükselişe geçti. Yeni normalleşme başladığında henüz kriz süreci bitmediğinden, müşterilerimiz birikimleriyle yeni bir ev ve yeni bir araba almak yerine yeni ve premium kalitede optik ya da güneş gözlüğü satın almakta bir mahsur görmediler. Sonuçta yeni satın aldığınız bir güneş gözlüğü, düşünüldüğünde kötü hissettiğiniz bir dönemde kendinize yapabileceğiniz en hoş jestlerden biridir. Maui Jim olarak Avrupa ve dünya genelinde bu müşterilerimizin bu davranış biçimlerini geliştirmeleri için pazarlama ve satış yöntemleri geliştirdik. Büyük optik fuarların ertelenmesinden ötürü ise B2B etkinliklerine de katılmayı tercih etmedik. Tenis, golf, futbol ve birçok spor dalında ortak çalıştığımız işbirlikçilerimiz mevcut. Spor da arkadaşlarımızla veya aile bireylerimizle birlikte takip edebildiğimiz toplumları birleştirme özelliğine sahip olduğundan, Maui Jim’in daima koruduğu ‘birlikten güç doğar’ felsefesiyle uyum göstermektedir. Bu kriz döneminde bahsettiğim bu spor branşlarındaki kısıtlamalar bizi oldukça kötü yönde etkiledi. Yine de izin verildiği ölçüde işbirliklerimizle ilişkilerimizi geliştiren organizasyonlardaki yerimizi almaktan ve özellikle bu etkinlikleri takip etmekten vazgeçmedik. Tabii ki Maui Jim olarak Covid-19 pandemisinin yol açtığı kriz ortamının, kurduğumuz güvene dayalı ortaklıklarımızın bozulmasına sebep olmasına da izin vermeyiz.

Anlıyoruz ki Maui Jim, Covid-19 pandemisi ve sebep olduğu krizden daha güçlü bir şekilde çıkabilmeyi başarmış. Son olarak 2021 yılından beklentilerinizi öğrenebilir miyiz?
Jay Black: Gerçekten de Covid-19 pandemisinin yol açtığı krizi başarıyla yönetebildiğimizi, zarar görmek şöyle dursun, daha da güçlendiğimizi gururla söyleyebilirim. Başta da belirttiğim gibi bu kriz döneminde sadece pazarlama stratejisi olarak değil, genel yönetim anlayışımızda DNA’ımızı da yansıtan iyimserliği ve olumlu düşünmeyi bire bir uygulayabildiğimizi düşünüyorum. Bizler premium gözlük kategorisinde bağımsız olarak kalabilen ender markalardan biri olduğumuzdan güçlük ve zorlukların üstesinden gelme konusunda daha deneyimliyiz diyebilirim. ‘Asla Bocalama’ mottosu markamızın genlerine işlemiş durumdadır. Biz bu mottoya Hawaii dilind ‘Ohana’ diyoruz ve ne kadar büyük ve birbirine bağlı bir aile olduğumuzu en iyi gözlükleri dünyaya yayarak gösteriyoruz. Bu büyük ailemizin kapsamına tüm çalışanlarımız, müşterilerimiz ve perakendeci ortaklarımız bulunmaktadır. Covid-19’dan önce de tüm zorlu zamanlarda bizler birbirimizi destekler ve birbirimizden güç alırız. Bu yaşadığımız deneyimler sonucunda da daha güçlü bağlar kurabilmeyi ve Covid-19 pandemisi gibi bir zorluğun dahi olabilecek en verimli şekilde üstesinden gelebildiğimize inanıyorum. Olumlu düşünmenin ve hoşgörünün her kapıyı açabildiğine ‘Aloha’ ruhuna sonsuz inandığımızdan, bu süreçte medya kanalları üzerinden de aynı mesajı veren reklam çalışmaları yapmayı tercih ettik. 2021 yılının tüm insanlığa büyük sıkıntılar yaşatan Covid-19’dan kurtulduğumuz bir yıl olmasını umuyorum. Virüsle ve yayılımıyla ilgili tam bir normal sürece geçişimizin yaklaştığına inanıyorum. Her koşulda hiç kimsenin ‘Aloha’ ruhundan vazgeçmemesini diliyorum.

Kaynak: 20/20 Europe

Şubat 2021