Röportaj
CADDE OPTİK

CADDE OPTİK

SILMO İSTANBUL  SON TRENDLERİ, YENİLİKLERİ VE TÜM MARKALARI BİR ARADA GÖREBİLECEĞİMİZ SEKTÖRÜN EN PRESTİJLİ ORGANİZASYONUDUR. COVID-19 PANDEMİSİNİN YOL AÇTIĞI TÜM ZORLUKLARA RAĞMEN 2021 YILINDA GERÇEKLEŞTİRİLMESİNİ SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUZ.

Sayın İlyas Akca... Kendinizi okurlarımıza tanıtıp, optik sektörüne nasıl adım attığından bahsedebilir misiniz?
Merhaba, ben İlyas Akca. 1981 Samsun Kavak doğumluyum. Evli ve 2 çocuk babasıyım. 1999 yılında Optisyenlik Bölümünü yüksek bir puanla tek tercih yaparak kazandım. Okul devam ederken çalışmaya başlayarak sektöre ilk adımı atmış oldum. En büyük şansım ilk işyerimdeki işletme sahiplerimdi. Onlara olan minnettarlığım ömrümün sonuna kadar devam edecek. Onların sektöre başlar başlamaz vermiş oldukları sorumluluklar ve tam destekleriyle çok kısa bir zamanda işi öğrendim. 2003 yılında ilk mağazamı Samsun’un Havza ilçeside açtım. 2009 yılında şehir merkezine taşındım. 2018’da şuan işletmeciliğini yaptığım Cadde Optik isimli mağazamı açtım. Gözlükçülüğü işim olarak değil mesleğim olarak görüyorum. İlk yıllardan beri mesleğimi en iyi şekilde yapmak için sürekli araştırıyor; sektörü daha iyi yerlere getiren çarkın bir parçası olmak için memnuniyet odaklı çalışarak istek ve azimle hizmet veriyorum.

Cadde Optik’in 2018’deki kuruluş sürecini ve mağazanızın sektörel duruşunu paylaşabilir misiniz?
Mesleğime başladığım ilk günden beri işime sürekli hem maddi hem bilgi odaklı yatırım yaptım. Söz konusu bir gözlük satışı olduğunda en önem verdiğim konular gözlüğün kalitesi ve kullanıcının memnuniyetidir. Fiyatın unutulacağını, kalitenin akılda kalacağını hep söylerim. Yılların vermiş olduğu deneyim, mesleğime duyduğum aşk ve hayallerim, tüketicinin alışveriş alışkanlıklarındaki değişmeler, zincir mağazaların artması, sektördeki fiyat rekabeti gibi daha bir çok etken bir araya gelince, farkındalık yaratabilmek amacıyla Cadde Optik’i açma ihtiyacını hissettim. Mağazam, sunduğu hizmetten ve konfordan tutun da dekorasyonundaki yeniliklere kadar butik bir işletme mantığıyla açılmıştır. Çünkü ya değişmeyip rekabete ayak uyduracaktık ya da değişip kendi işimize odaklanacaktık.

Mağazanızı Samsun’un önemli bir lokasyonunda açmışsınız. Geçirdiğimiz zorlu dönemlerde mağazanız müşterilerinizin ilgisini çekmeyi sürdürdü mü?
Cadde Optik’i açma kararı verdiğim dönemde az önce bahsettiğim etkenlerden dolayı mağazanın lokasyon seçimi benim için çok önemliydi. Bu sebeple istediğim fiziki şartlardaki mağazayı şuan üzerinde 56’lar denen cadde üzerinde bulduğumda, sektörde cadde mağazası denen bir yere sahip olmuş oldum. Böylece bu lokasyona yatırım yapmaya karar verdim. Covid-19 pandemisi gibi zorlu bir süreci geçiriyor olmamıza rağmen mağazamıza gelen müşterilerimizin tepkileri bizi memnun ediyor. Ürün seçimi, satış, müşteri memnuniyeti gibi unsurları sürekli daha yukarı seviyelere çıkarmayı tercih ettiğimiz için müşterilerimizin ilgisinde çok büyük azalmalar yaşamadık. Dediğim gibi fiyat değil, kalite odaklı olduğumuzu bildiklerinden, bizlere güvenmeleri bugünlere gelmemize vesile oldu.

Mağazanızın iç tasarımı için özellikle dikkat ettiğiniz noktalar nelerdir?
Cadde Optik’in bulunduğu lokasyonda farklı olduğunu gösterebilmek, butik bir mağaza anlayışında olduğumuzu yansıtabilmek için dekorasyonuna da özel bir titizlik gösterdik. İlk amacımız müşterilerimizin mağazamıza girdiğinde huzur bulmasını sağlamaktı. Daha sıcak, daha konforlu, cafe konseptinde farklı bir mağaza olması için elimizden gelen tüm çalışmaları gerçekleştirdik. Cadde Optik’i ilk açtığımız hafta yurtdışından gelen bir müşterinin “Kendimi farklı bir şehirde hissettim. Çok huzurlu ve güzel bir mağazanız var” demesi dekorasyonumuzda hedeflediğimiz şeye ulaştığımızı hissettirmişti. Ama asıl önemli süreç daha sonra başladı çünkü beklenti çok yüksekti. Biz bu yükselen beklentiyi karşılamak için elimizden geleni yapmaya o günden beri devam ediyoruz.

Cadde Optik’e yeni şubeler eklemeyi planlıyor musunuz?
Cadde Optik’i şubeleştirmeyi şu an için düşünmüyoruz. Malumunuz, koronavirüs süreciyle birlikte ekonomi iyice kötüye gitti. Sektörümüzde ekstra bir daralma oldu. Bu sebeple bu gibi kriz ortamlarında butik mağaza olarak kalmanın daha doğru bir karar olduğuna inanıyorum. İlerleyen zamanlarda, eğer koşullarda olgunlaşırsa bir mağaza daha açmayı düşünüyorum.

Mağazanızda hem moda hem butik markalara yer veriyormuşsunuz. Bu seçiminizi özellikle hangi etkenlere bağlıyorsunuz?
Ben galiba gözlüklere biraz daha duygusal bakan bir yapıya sahibim. Benim içim gözlük aşk dolu bir yaşam şeklini ifade ediyor. Aynı zamanda hayatımızı idame ettirebilmemiz için yani mesleğimin birer parçaları oldukları için işimizi en ideal şekilde yürütmemiz gerekiyor. Ben bir gözlüğü elime aldığımda, ona bir materyal gibi değil adeta bir canlıymış gibi bakar, onunla resmen konuşurum. Bu sebeple ürün seçimimde birinci önceliğim butik ürünler ve bu ürünlerin kalitesi ve teknolojik tasarımlarıdır. Özellikle optik çerçevelerde marka olmuş, kalite ve teknolojik özellikleriyle ön plana çıkmış ürünleri satmayı tercih ediyorum. Cam için belli bir standartın altında ürün satışına kesinlikle olumlu bakmıyoruz. Camda fiyat bizde ikinci planda kalır. Moda markası ürünlerin tüketicideki etkisi de azımsanamaz. O yüzden mağazamızda moda markası ürünlere de yer veriyoruz. Onları seçerken isimlerinden çok kalitelerine önem veriyoruz.

Cadde Optik’i Samsun’daki diğer optik mağazalardan öne çıkaran temel farklılıkları nelerdir?
Cadde Optik’in sektördeki en önemli farklarından biri hiç bir zaman fiyat rekabeti yapmıyor oluşudur diyebilirim. Mağaza olarak iddialı olduğumuz konular hizmet ve ürün kalitesi ile mağazamızın sunduğu fiziki ortamdır. Cadde mağazaları daha çok güneş gözlüğü ağırlıklı çalışır. Biz mağaza olarak güneş gözlüğünü her zaman ikinci planda tutuyoruz. Internet alış verişi, tekstil markalarının kendi bünyelerinde markalarına ait güneş gözlüklerini satması, replika ürünler ve bir sürü etkenle güneş gözlüğü pastası iyice bölündü. Numaralı gözlükler sadece optisyenlik müesseselerinde satılabilir. Biz de bu bilinçle müşterilerimize en yüksek memnuniyeti sağlayacak ürünleri satıyoruz.

Bu zorlu süreç için özel olarak gerçekleştirdiğiniz kampanya, çekiliş gibi tanıtımlarınız oluyor mı?
Covid-19 pandemi sürecinden daha az zarar almak için zaman zaman kampanyalar veya sezon açılışları yapıyoruz. Özel günlere yönelik tanıtım çalışmalarımız da olabiliyor. Covid-19 pandemi süreciyle birlikte kampanyalarımızın sürelerini biraz daha uzattık ve kampanyalarımızı çeşitlendirdik. Bunların duyurularını da özellikle sosyal medya üzerinden yapmayı tercih ediyoruz.

Covid-19 pandemi sürecinde mağazanızdaki çalışanlarınızın ve müşterilerinizin güvenliği ve sağlığı için ne gibi önlemler alıyorsunuz?
Öncelikle, ülkemizi olduğu kadar tüm dünyayı olumsuz etkisi altına alan Covid-19 sağlık krizinin en kısa zamanda sonlanmasını diliyorum. Pandemi sürecinde mağazamızda maske kullanımına, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına en yüksek şekilde dikkat ediyoruz. Ürünlerin her denenmesinden sonra ve sıklıkla mağaza içinde dezenfektan kullanımına özen gösteriyoruz. Havalandırmamız sürekli çalışıyor ve en önemlisi ürünlerimiz düzenli olarak dezenfektanla temizleniyor.

Bir optisyen olarak Türkiye’deki Odalaşma çalışmaları ile ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir?
Odalaşma süreci yıllardır beklenen, hayali kurulan, yıllar önce ‘imkansız olmaz’ denilen bir  yapıyı özetliyor. Türkiye’de odalaşma süreci tam bitmedi, henüz yolun çok başındayız. Sabırlı olmak lazım. Kimsenin elinde sihirli bir değnek yok. Bu süreçteki bazı şeylerin zamanla düzeleceğine inanıyorum. Kurulum aşamasında odalar büyük eleştiriler aldı. Maalesef birlik seçimleri yapılamadığı için bazı şeyler eksik kaldı. Sektöründe çok daralmasıyla beklenti iyice yükseldi. Beklentiler de tam karşılanamayınca eleştirilerin olmasının da normal karşılanması gerektiğini düşünüyorum. Yine de sabırlı olmanın ve daha yolun çok başında olduğumuzun unutulmaması gerekiyor. Saygınlığını kaybetmeye başlayan mesleğimizin tekrar en yüksek seviyelere çıkacağına ve güzel şeyler olacağına inanıyorum ve bunun için de birlikte hareket etmememizin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Pandeminin yol açtığı kriz ortamı düşünüldüğünde Türkiye perakendeciliğin bugününe ve yakın geleceğine nasıl bakıyorsunuz?
Aslında sektördeki kriz pandemiden önce başladı ve pandemiyle zirve yaptı. Yabancı mağaza zincirleri, yerel işletmelerin çok hızlı artması, pazarın aynı oranda büyümemesi, ürün maliyetlerinin kur ve vergi artışlarıyla çok yükselmesi, yatırım maliyetlerinin artması sektörü ciddi şekilde etkiledi. Ürün fiyatlarındaki artışın aynı oranda müşterilere yansıtılamaması, karlılıkları iyice düşürdü. Mağaza sayısının artmasıyla fiyat rekabeti odaklı çalışılınca sektör iyice daraldı. Stok devir hızımızın çok yavaş olması, mağaza giderlerinin yüksekliğinden birim maliyetlerinin de artması belli kar oranlarının altı bizleri kurtaramaz oldu. Günü kurtarma amaçlı yapılan satışlar yüzünden sektör iyice zora girdi. Son süreçte adetsel anlamdaki düşüşlerle sektörün krizi zirve yaptı. Rekabetin fiyat odaklı değil kalite ve ürün bilgisi odaklı olması gerekiyor. Bizler rakip değil meslektaşız. Kendimizi her alanda geliştirip, hep daha iyisini yapmak için çalışmalıyız. Daralan pazarı büyütmek bizim elimizde. Kimsenin bir ayakkabısı yok. Yazlık kışlık kıyafetleri ayrı ve çeşitli. Gözlükte de çeşitliliği artırıp müşterilerimize farklı ürünler sunup kendi pazarımızı büyütebiliriz diye düşünüyorum. Bunun yanında hizmet içi eğitime de ayrıca önem verilmesi gerekiyor. Numaralı gözlüklerin bile moda unsuru haline getirmemiz lazım. Bu koşullar sağlanırsa pazar kendi içinde büyüyebilir.

2021 İlkbahar/Yaz sezonu optik ve güneş gözlükleri trendleriyle ilgili okurlarımıza neler önermek istersiniz?
2021 İlkbahar/Yaz sezonu güneş gözlüklerinde özellikle kemik çerçeveler öne çıkıyor. Optik çerçevelerde ise zarif, ince çerçeveler özellikle oval modeller hala ilgiyi üzerlerine çekecek gibi duruyor. Kemik gözlüklerde şeffaf transparan modellerin ön planda olacağını düşünüyorum ve her gözlük severin güneş gözlüklerini mutlaka optisyenlik müesseselerinden temin etmelerini öneririm.

Optik sektörüne yön veren fuarımız Silmo İstanbul ile ilgili görüşleriniz nelerdir?
Fuarlar sektörlerin olmazsa olmazları. Silmo İstanbul bana göre son trendleri, yenilikleri ve tüm markaları hep bir arada görebileceğimiz sektörün en prestijli organizasyonudur. Silmo İstanbul 2020 yapılamadı. Ancak 2021 yılında gerçekleşmesini büyük bir ilgi ve umutla bekliyoruz. Çünkü Silmo İstanbul, sektörün kaynaşması, birbirini tanıması ve yenilikleri görmesi için çok önemli bir dinamik. Covid-19 pandemisinin yol açtığı tüm zorluklara rağmen 2021 yılında gerçekleştirilmesini sabırsızlıkla bekliyoruz.

14 yıldır her ay düzenli yayınladığımız optik dergimiz ‘4 your eyes’ hakkında neler düşünüyorsunuz?
4 your eyes Optik Magazin Dergi’sini ilk günden beri ilgiyle takip ediyorum. Her yönüyle mükemmel bir yayıncılık örneği olduğunu düşünüyorum. Her ay tüm sayfaları tek tek okurum. Sektördeki gelişimleri takip etmem ve bilgi sahibi olmamdaki en önemli kaynaklardan birisidir. Sektöre değer katıyorsunuz, iyi ki varsınız.

 

Şubat 2021