Röportaj
OPTİKSAN OPTİK

OPTİKSAN OPTİK

SILMO İSTANBUL’U POTANSİYEL MÜŞTERİLERE ULAŞMAK VE YENİ ÜRÜNLERİMİZİ PAZARA SUNMAK İÇİN ÖNEMLİ BULUYORUZ. SON FUAR İSE BİZİM İÇİN BU ANLAMDA VERİMLİ GEÇTİ.

Merhaba Bülent Bey... Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıtıp, optik sektörüne giriş hikâyenizden bahsedebilir misiniz?
Ben Bülent Yazıcıoğlu, 13 yaşından beri optik sektörünün bütün aşamalarında çalıştım. Daha sonra 2006 yılında ilk perakende mağazamı Diyarbakır’da hayata geçirdim. Şu an itibarıyla Diyarbakır Merkezli ve değişik illerle beraber Optik Dünyası ünvanlı ile 10 tane perakende mağazamız bulunmaktadır. 2016 ve 2017 yılları arasında üretim yapmak için Avrupa ve Uzak Doğudaki üretim tesislerini gezip fizibilite çalışması yaptım. Bu dönemin sonunda üretim kararı alıp Optiksan’ı 5 Ocak 2018 tarihinde kurdum. En son teknoloji cihaz ve makine yatırımı ile 1.000 m2 bir alanda üretime başladık. Yine 2018 yılında işletme olarak üretim danışmanlığı ve eğitimleri hizmeti alarak profesyonel bir şekilde bölgede ilk olarak plastik gözlük çerçevesi ürettik. Aynı yıl Türkiye çapında 300 optik mağazasına ürün tedarik ettik. 2019 yılında ek yatırım ile metal gözlük çerçevesi üretimine hazırlık ve deneme üretimleri yaptık.

Optiksan Optik’in kuruluş aşamasından, temel vizyon ve değerlerinden bahsedebilir misiniz?
İşletmemizin temel vizyonu Türkiye’den optik markaları çıkarmaktır. Bu zorlu ve meşakkatli bir süreç olacak bunun bilincindeyiz ama bunun için azmimiz ve sabrımız vardır. Temel değerimiz ise müşteri odaklı olmak ve dürüstlüktür. Bunun için ürettiğimiz her ürünü kendimiz kullanacakmışız gibi özenli üretiyoruz. Müşteri ihtiyaç ve beklentilerini göz önünde bulundurarak özgün çerçeve tasarımları ve çerçevelerde inovasyonlar yapmaya gayret gösteriyoruz.

Diyarbakır’da gerçekleştirdiğiniz imalat faaliyetlerinizi, üretim kapasitenizi ve tesisinizin özelliklerini aktarabilir misiniz?
En son teknoloji cihaz ve makine yatırımı ile 1.000 m2 bir alanda üretime başladık.  2019 yılında ek yatırım ile metal gözlük çerçevesi üretimine hazırlık ve deneme üretimleri yaptık. Şu an itibarıyla yılda 1.320.000 adet plastik ve 1.560.000 metal gözlük çerçevesi üretim kapasitemiz vardır. Ayrıca %80 kapasite ile üretim yapmaktayız. Son olarak 2020 başı itibari ile 7.600 m2 Diyarbakır Karma OSB’den yer satın aldık ve burada 4.000 m2 kapalı alana sahip modern bir üretim tesisi kurmayı planlamaktayız.

Firmanızın bünyesindeki markalar hangileridir? Markalarınızın temel özelliklerini paylaşabilir misiniz?
Optiksan olarak 6 markamız var ve her bir marka ile farklı bir segmente odaklanmıştır. Sea Force: sporcu, Ojo Flex: çocuk, Ukka: premium,  Liberty ve Opticall markaları adı altında ise giriş ve orta segment ürünler üretiyoruz.

İhracat faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz? İhracat alanınızı genişletmeyi planlıyor musunuz?
Pandemi süreci bütün işletmeler gibi bizi de olumsuz etkiledi. Bu süreç yaşanmamış olsa bu yıl Avrupa’da bir ihracat bürosu kurmayı planlamıştık. Fakat bu çalışmayı biraz ertelesek bile kısa vadede hayata geçireceğiz. Mevcut durumda ürünlerimiz şimdilik Irak, İran, Suudi Arabistan, Kuzey Afrika ve Doğu Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat yapmaktayız.

Markalarınıza ait koleksiyonları belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Bu markalarımız farklı segmentlere ve tüketici gruplarına göre ayrıştırılmış ve bunlar göz önünde bulunduruluyor. Bünyemizdeki tasarım birimi güncel optik trendleri takip ediyor. Bu trendler ekseninde yeni çerçeve tasarımları oluşturuyorlar. Diğer bir taraftan yaptığımız son teknoloji cihaz, makine ve kalıp yatırımları tasarım geliştirmede bize avantaj sağlamaktadır.

Satış ve dağıtım ağınızın yapısından ve işleyişinizden bahsedebilir misiniz?
Uzun yıllar optik sektöründe gerek perakende mağazacılık gerekse toptancılık yaptım. Optiksan pazardaki bir üretici boşluğundan doğdu. Bu bağlamda Optiksan olarak satış ve dağıtımı kendi saha satış ekibimiz ile yapmaktayız. Kuruluşumuzdan bugüne geçen kısa sürede 2019 sonu ile 2 bölge bayisi ve 964 perakende optik mağazasına ürün arz ediyoruz.

Türkiye’deki diğer üretici firmalardan sizi ayıran temel özellikleriniz nelerdir?
Öncelikle Türkiye’deki diğer üreticilerden yeniyiz ve bu bağlamda vizyonumuzu gerçekleştirmek için daha fazla çalışıyoruz çünkü katedeceğimiz uzun bir yolumuz var. Ayrıca yeni yatırım yaptığımız için üretim hattımızda bulunan bütün cihaz ve makineler en son teknolojiyi kullanmakta ve bu da bize rakiplere karşı kalite üstünlüğü sağlamaktadır. Bunların dışında ise genç ve yenilikçi bir ekip olduğumuz için sektördeki gelişmeleri yakından takip edip hayata geçirmeye çalışıyoruz.  

Optiksan Optik olarak yaptığınız yeniliklerle ilgili bayilerinizi ve müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Sahada aktif olarak tanıtım faaliyetlerinde bulunan 12 satış temsilcimiz var. Ayrıca bölgesel bayi toplantıları ile yeni kreasyonumuzu ve işletmemiz ile ilgili gelişmeleri bayilerimiz ile paylaşıyoruz. Bayilerimizi stratejik ortak olarak görüyor büyümemizin onlarla birlikte olacağına inanıyoruz.

Firmanız Covid-19 pandemisinden nasıl etkilendi? Yeni normalleşme süreciyle birlikte 2020’nin son yarısıyla ilgili beklentileriniz nelerdir?
Birçok işletme gibi biz de bu sürede üretime ara verdik ve Temmuz başı ile üretime başladık. Yeni normal kuşkusuz öngörülemez bir durumda fakat yalnızca bizim için değil bütün dünyadaki üreticiler aynı durum söz konusu ve bunu bir fırsat olarak görüyoruz. Bu süreçte yapacağımız bir inovasyon ile rakiplerimizden farklılaşabiliriz. Biz daha çok yeni normalin pazarı sıfırladığı kısmı ile ilgileniyoruz.  

Türkiye optik sektörünün bugünü ve yakın geleceğini nasıl değerlendirirsiniz?
Optik gözlükler kısmının pazar talebinde küçük bir daralma olacağı kuşkusuz ama güneş gözlüğü gurubunda daha büyük bir daralma bekliyoruz. Fakat bu dönemlerde insanlar tasarruf yapma fikri ile hareket ettiği için designer marka gözlük alımından orta ve giriş segmente yöneleceğini öngörüyorum. Bu bağlamda bu bizim için fırsat olacaktır. Son olarak yeni ithalat regülasyonlarına göre Çin’den yapılacak gözlük çerçevesi ürünlerine gümrük vergisi getirilmesi yerel üreticiler için bir fırsattır. Optiksan olarak doğru planlama ve yatırımlar ile bu dönemde büyüyüp ulusal markalar oluşturmayı planlamaktayız.

Silmo İstanbul 2019 sizin için nasıl geçti ve fuar hakkındaki genel yorumlarınızı öğrenebilir miyiz?
Bu fuarı potansiyel müşterilere ulaşmak ve yeni ürünlerimizi pazara sunmak için önemli buluyoruz. Son fuarda gayet verimliydi özelikle yurtdışı pazarlara açılmak açısından potansiyel müşteriler ile tanıştık ve bunlar ile görüşme halindeyiz. Pandeminin etkisi zayıfladığında yurt dışı gezileri yapacağız. Potansiyel müşterileri, müşterilere dönüştürmeyi amaçlıyoruz.

Optik sektörünün nabzını tutan ‘4 your eyes’ Optik Magazin dergisi ile ilgili görüşleriniz nelerdir?
Derginizi ilgi ile uzun yıllardır takip etmekteyim. Özellikle optik sektörünün nabzını derginiz üstünden tutuyoruz. Tüm çalışanlarına verdikleri emekten ve bizi ağırladıklarından ötürü teşekkür ederiz.

 

Temmuz 2020