Marka Hikayesi
LOEWE

LOEWE

Lüks segmentteki deri, ipek, aksesuar, ev tekstili, parfüm gibi sayısız yaşam stili ürünüyle İspanya’da doğan Loewe, güçlü geçmişi ve cesur hamleleriyle tam bir ilham kaynağı olmayı başarıyor.

LOEWE’NİN DOĞUŞU
Tarihler 1846’yı gösterdiğinde Madrid şehri iki kraliyet düğününe aynı anda ev sahipliği yapıyordu. Avrupa’nın en önemli kraliyetlerinden olan ve 18. yüzyıldan itibaren başta İspanya, Napoli, Sicilya ve Parma’da saltanatını devam ettiren Bourbon Hanedanlığı; ihtişamına yakışacak şekilde düğün hazırlıklarını sürdürüyordu. Bourbon Kraliçesi Majesteleri II. Isabel’in Cadizand Dükü ile Prenses Maria Luisa Fernanda’nın ise Montpensier Dükü ile kuracakları evlilik bağları, sadece ülkeler arası politik ve ekonomik ilişkileri etkilemekle kalmayıp, kraliyet çatısı altındaki tüm unsurların canlanmasını sağlayacaktı. Hanedanlığın merkezi konumundaki Madrid şehri de kraliyet düğünleri sayesinde en haraketli dönemlerinden birini yaşıyordu. Başta tüccarlar ve zanaatkarlar, hanedanlıktaki saygınlıklarını ve ekonomik ilişkilerini güçlendirmek için tüm dünyanın gözlerinin İspanya’ya çevrilmesine neden olan düğün hazırlıklarının bir parçası olmaya uğraşıyordu. Kraliyet düğünleri, kendilerine Madrid’in ticaret merkezi olan Lobo Caddesi’nde deri atölyesi açan bir grup genç zanaatkara da ilham kaynağı oldu. Deri işlemeciliği konusundaki şöhreti 8. yüzyıla kadar uzanan günümüz İspanyası, 1846 yılında ileride dünya öncülerinden olacak Loewe markasının temellerinin atılışına bu girişimci zanaatkarlar aracılığıyla şahit oldu.

ENRIQUE LOEWE İSPANYA’YA YERLEŞİYOR
1872’ye gelindiğinde deri işlemeciliğinde uzmanlaşmış Alman deri ustası Enrique Roessberg Loewe, mesleğini ilerletebileceğine inandığı Madrid şehrine geldi ve bahsi geçen İspanyol zaanatkarların deri atölyesini ziyaret etti. Atölyede gördüğü yüksek kalitedeki deri işçiliğinden çok etkilenen Enrique Loewe, atölye sahipleri ile güçlerini birleştirerek Loewe’yi resmen kurdu. İspanyol yaratıcılığı, hassasiyeti ve deri uzmanlığını; Alman teknik bilgisi ve girişimci ruhuyla tamamlayan Enrique Loewe, Madrid şehri tarafından tanınan, nam salmış bir markanın sahibi olarak tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.Loewe’nin Kraliyet tarafından 1905 yılında “Hanedanlığın Resmi Tedarikçisi” ünvanını kazanması Enrique’nin işi için gerçekleştirmek istediği en önemli hedeflerinden biriydi. Kral XIII. Alfonso ve  İngiltere Kraliçesi Victoria’nın yeğeni olan Kraliçe Victoria Eugenia’nın gönlünü yenilikçi deri ve ipek ürünleriyle fethetmeyi başaran Enrique Loewe,  kazandığı resmi saygınlıkla işlerini daha da büyütmek için fırsat yakalamış oldu. Her biri zarafet ve asalet sembolü sayılabilecek lüks segmentte deri çantalar, ayakkabılar, cüzdanlar ve aksesuarlar üreten Enrique, Barselona’daki ilk büyük mağazasını 1910 yılında Calle Barquillo’da açtı. 1923’e kadar da Madrid’in önemli ticari noktalarında mağaza açmaya devam etti. Kazandığı Kraliyet ünvanı ve Enrique’nin lüks deri ürünleri çeşitliliğini artırma çalışmaları markanın İspanya sınırları dışında da adını duyurmaya başlamasında etkin rol oynadı.

BABADAN GELEN MİRASİ BÜYÜTMEK...
Enrique’nin oğlu Enrique Loewe Knappe’nin 1934 yılında şirket yönetiminin başına geçmesi, markanın gelişimine; özellikle de 1960’ların sonuna gelindiğinde markaya ait mağazaların uluslararası başarılara imza atmasına katkı sağladı. Loewe lüks deri, giyim ve aksesuar ürünleriyle İspanya’da moda alanında devrim yaratmakla kalmayıp, dünya çapında bilinen ve aranan bir marka olmanın tohumlarını da Knappe’nin başa geçmesiyle attı. Aile şirketi olması yanında Loewe’lerin Alman köklerine dayanan çalışma disiplinleri ve yenilikçi teknolojilere olan bağlılıkları, markanın başından itibaren kurumsal ve sağlam bir yapılanmayla çalışmasını sağladı.

Üretimlerini gerçekleştirdikleri tesislerden, ürünlerini geliştiren tasarımcılara, deri ve ipek gibi ürünlerini işleyen zanaatkarlara kadar tüm faaliyetlerinde titizlik, seçicilik ve yüksek kaliteye olan tutku ön planda yer alıyordu. Markanın 1945 ile 1978 yılları arasında Kreatif Direktörlüğünü yürüten José Pérez de Rozas, Knappe tarafından bizzat seçilip göreve getirilmişti. Rozas’ın yaratıcılık ve üretkenlik kabiliyetlerinden çok etkilenen Knappe, tasarımcının ikonik ‘Amazona’ çantasını ve daha birçok zamansız Loewe stilini oluşturacağını ön görmüş olmalıydı. ‘Amazona’ kadınlara özgü gücün vurgulandığı çağdaş bir tasarım ürünü olarak deri ve süet versiyonlarıyla bir çantanın sunabileceği tüm zarafeti kullanıcılarının beğenisine sunuyordu. Loewe için benzersiz tasarımlara imza atan José Pérez de Rozas sadece kadın giyim ve aksesuarları konusunda değil, erkek giyim ve deri ürünleri konusunda da üretkenliğini başarıyla sergiliyordu. Erkeklere özel oluşturulan deri ceket, çanta, kemer, cüzdan ve ayakkabı gibi lüks ürünler dönemin moda sektöründe büyük yankı uyandırdı. İpek ürünlerinde de estetik tasarımlar sunan Rozas’ın özellikle İspanya’nın canlı renk paletlerinden esinlenerek oluşturduğu kravatları önemli ölçüde rağbet görüyordu. Loewe 50’li ve 60’lı yıllarda İspanya’daki tüm mağaza ve ofislerinin tasarımları için radikal duruşuyla ün salmış iç mimar Javier Carvajal ile işbirliği yapmayı tercih etti. En az beğenilere sunduğu ürünleri kadar dikkat çeken ve ilgi gören Loewe’nin mağazalar zinciri Carvajal’ın sıra dışı ve bir o kadar da zarif olan imzasını taşıyordu. 1959’da Loewe yine Madrid’te yer alan Calle Serrano’de lüks ürünlerinin satışı için Carvajal imzalı mağazasını açtı. Marka uluslararası moda dünyasındaki yükselişini ise Londra merkezli mağazasının 1963’teki açılışıyla taçlandırdı. 

70’LER VE 80’LERDE LOEWE YENİLİKLERİ
Loewe’nin uluslararası gelişimi 1970’li ve 1980’li yıllarda birbiri ardına yaptığı yeniliklerle hızını çoğaltarak devam etti. Sipariş üzerine markanın tasarımcıları tarafından özenle dikilen giyim eşyalarına ek olarak hazır giyime geçiş Loewe’nin yenilikçi atılımlarından sadece biriydi. Böylece 1970 yılında Loewe, kadınlara özel ilk hazır giyim koleksiyonunu görücüye çıkardı. José Pérez de Rozas yönetiminde tasarlanan koleksiyonun tanıtımında, markanın ilk ipek şal tasarımlarına da yer verildi. Koleksiyon, İspanyol moda sektöründe gurur kaynağı olmakla kalmayıp, Loewe’nin Enrique Loewe Knappe yönetimindeki hızlı ve emin adımlarla yükselişinin de sembolü haline geldi. Aynı yıl Knappe, ressam ve grafik sanatçısı Vicente Vela’ye Loewe için anagram oluşturma görevini verdi. Vicente Vela birbiriyle sarmal olarak iç içe geçmiş L harflerinden oluşan soyut sembolü oluşturduğunda, Loewe markasının malzeme ve teknik uzmanlığını en iyi şekilde yansıtan amblemi de belirlenmiş oldu.

Günümüzde markayla özdeşleşen amblem yıllar içerisinde revizelerden geçse de Vela’nın çalışmasının özü hiç değiştirilmedi. Marka 1972’de ilk parfümü L by Loewe’yi beğenilere sundu. Loewe bir yıl sonra Asya’ya açılımını Japonya’daki ilk mağazasıyla gerçekleştirdi. Japonya’daki mağazayı, Hong Kong ve Şangay mağazaları takip etti. 1974’te Loewe’nin ünlü tasarımcılarından Dario Rossi, Suede-Gold isimli koleksiyonu hazırlayarak döneme damgasını vurdu. 1975’te ise Loewe parfüm piyasasındaki pasta dilimini büyütmesini sağlayacak yeni parfümünün lansmanını yaptı. 1979’da Renzo Zengiaro tarafından tasarlanan Nappa serisi ise dönemin klasik çanta anlayışına adeta bir başkaldırı niteliği taşıyordu. Büyük beğeni toplayan Nappa’lar günümüzde modernize edilmiş yorumlarıyla halen İspanyol Loewe kalitesini moda severlerin kullanımına sunuyor. 1985’te Aire isimli parfümünün lansmanıyla İspanyol parfüm piyasasında lider konuma gelen Loewe, bu konumunu günümüzde de başarıyla koruyor. Marka sadece erkeklere özel şık mağazasını ise 1986’da Madrid’teki Calle Serrano’da görkemli bir partiyle açtı. 1987’de uluslararası marka konumlandırmasını güçlendirmek üzere lüks ürünler üzerine dünya çapında ünlü olan LVMH Group ile işbirliği anlaşması imzaladı. Bu işbirliği sonucunda aynı yıl büyük çıkış yapan Esencia by Loewe isimli parfümün lansmanını gerçekleştirdi.

LOEWE, LVMH ÇATISI ALTINA GİRİYOR
Loewe 150. kuruluş yıldönümünü kutladığı 1996 yılında küresel lüks ürünler ve yaşam stili markası olarak LVMH Group bünyesine dahil oldu. Üretimlerine ve koleksiyonları ara vermeden devam eden marka, LVMH Group içerisindeki ilk hazır giyim koleksiyonunu 1997’de Kreatif Direktörü Narciso Rodrigez aracılığıyla beğenilere sundu. Koleksiyon, Paris Moda Haftası sırasında catwalk ile görücüye çıkan ilk Loewe koleksiyonu olma özelliğini taşıyor. Loewe küresel anlamda moda dünyasını sarsan bir diğer lansmanı da 2003-2004 Sonbahar/Kış koleksiyonu için gerçekleştirdi. Loewe 2008 yılında köklü mirasından kopmadan modernleşme sürecine girerek yeni hazır giyim tasarımları için Stuart Vevers ile çalışmaya başladı. Stuart Vevers’ın tasarım anlayışı romantik Rönesans akımları ile modern ve sıra dışı dokunuşların birleşmesinden güç alıyordu.

Tasarımcının 2013 yılı Sonbahar/Kış sezonu için hazırladığı catwalk koleksiyonu, geleneksel ve çağdaş mimariden ilham alınarak ortaya konmuştu. Defiledeki göz kamaştıran aksesuarlar arasında özellikle ayakkabılar, kostümleri apayrı bir boyuta taşıyarak koleksiyonu ideal bir şekilde tamamlıyordu. O yıl Loewe’nin yıldızının daha çok parlamasına yol açan sadece Stuart Vevers imzalı çarpıcı koleksiyonu değildi. Marka aynı yıl dünyaca ünlü Hollywood aktristi Penelope Cruz’u marka yüzü olarak belirledi ve 2013 Sonbahar/Kış koleksiyonu güzel oyuncunun sunumuyla dünya çapında büyük ilgi gördü.

LOEWE’DE ANDERSON DÖNEMİ
2014 yılında Jonathan Anderson Kreatif Direktör olarak Loewe tasarımlarının başına getirildi. Anderson’ın 2015 İlkbahar/Yaz koleksiyonu 2014 Paris Moda Haftası’nda beğenilere sunuldu. Herzamanki Loewe’den daha dinamik ve renkli bulunan koleksiyon, Loewe’de yepyeni bir sayfanın açılmasını sağladı. Markanın ikonik Amazona ve Flamenco çantalarına eşlik eden bir diğer zamansız çantası ‘Puzzle’ın ismini Loewe’nin yeni sayfasına yazdıran Jonathan Anderson’dan başkası değildi. İşlevsellik ve estetiği bir araya getirmeyi hedefleyen, mükemmeliyetçi ve cesur tasarımcı Jonathan Anderson günümüzde Loewe’nin Kreatif Direktörlüğünü sürdürüyor.

LOEWE EYEWEAR...
Loewe’nin 2018 yılında Thélios ile yaptığı işbirliği sonucu beğenilere sunduğu ilk güneş gözlüğü koleksiyonuna imzayı da Kreatif Direktör Jonathan Anderson attı. Kadınlar ve erkeklere özel hazırladığı bu ilk Loewe Eyewear güneş gözlüğü koleksiyonunda dikkat çekici 3 stil yer alıyordu. Loewe’nin deri ürünlerine dayanan mirasından izler taşıyan Puzzle isimli model, Loewe’nin marka DNA’sının gözlüklerdeki yansıması niteliğini taşıyor. Tyra isimli model için ise İbiza Adası tasarımcıya ilham kaynağı oluyor ve kaliteden ödün vermeyen Anderson asetatla metali incelikli bir şekilde Tyra’da bir araya getiriyor. Loewe’nin Anderson imzalı ilk güneş gözlüğü koleksiyonunun Jinkx isimli son stil ise dikdörtgen formu ve metal ile derinin birlikte kullanılmasıyla göze çarpıyor.

175. YILDÖNÜMÜNE DOĞRU...
İspanyol kökleriyle bağını kopartmadan giyimden, aksesuara, ev tekstilinden parfümlere; tam anlamıyla bir yaşam stili markası olan Loewe 2020’ye gelindiğinde 174. yaşını kutluyor. Dünya çapında 40’dan fazla ülkede 200’ün üzerinde mağazası ve 2.000’den fazla çalışanıyla Madrid merkezli yönetimini Enrique Loewe Knappe’nin torunu Enrique Loewe Lynch ile devam ettiriyor. Yönetim Kurulunda ailesini temsil eden Enrique Loewe Lynch, aynı zamanda babası tarafından 1988 yılında İspanya Kültür Bakanlığı’na bağlı olarak kurulan özel Loewe Vakfı’nın da çalışmalarına destek oluyor. Loewe Vakfı müzik, şiir, eğitim, tasarım, dans gibi kültürel faaliyetlere sponsor ve destek olmak amacıyla kurulduğundan bu yana; her yıl düzenli olarak uluslararası şiir yarışması ve ödül gecesi gerçekleştiriyor. Çalışmalarıyla ve geliştirdiği kültürel bazlı sosyal sorumluluk projeleriyle 2020 yılında İspanya Hükümeti tarafından Altın Merit Madalyası ile onurlandırılan vakıf, faaliyetleriyle küresel çapta bir tarih yazan Loewe’yi gururlandırıyor.

Mayıs 2020