Röportaj
ÇAĞDAŞ OPTİK

ÇAĞDAŞ OPTİK

ULUSLARARASI SILMO İSTANBUL OPTİK FUARI OPTİK SEKTÖRÜNÜN EN ÖNEMLİ BULUŞMA NOKTALARININ BAŞINDA GELİYOR.

Merhaba Sinan Bey... Okurlarımıza kendinizi biraz tanıtıp, optik sektörüne giriş hikayenizden bahsedebilir misiniz?
Merhaba, 1977 Denizli Çivril doğumluyum. 1996’da Ege Üniversitesi Kimya bölümünden mezun oldum. Bir yıl sonrasında mesleğime alaylı olarak başladım. 2015 yılında İstanbul Fevziye Mektepleri’ne bağlı Işık Üniversitesi’ni bitirerek Optisyen olma gururunu elde ettim. Aslında optik sektörünün içine doğmuşum diyebilirim. Birçok yakın akrabam 40 yılı aşkın süredir sektörün içindeler.

İlk mağazanızı 1997 yılında açmışsınız. Geçen sürede Çağdaş Optik’in şubeleşerek büyüme sürecini paylaşabilir misiniz?
İlk mağazamızı ağabeyim Ali Çetinkaya ile beraber 1997 yılının Mart ayında Turgutreis’de açtık. Her meslektaşımın yaşadığı zorlukları uzunca bir süre biz de yaşadık. Mesleğimize, müşterimize verdiğimiz değer ve turizmdeki kalitenin bugüne göre daha iyi olması gibi nedenlerle ve mali şartlarımızı daha iyi hale getirdiğimizde şubeleşmeyi hayata geçirdik. İlk şubemizi Turgutreis’de, ikinci şubemizi Antalya Kumluca’da, üçüncü şubemizi Bodrum’da bir AVM içinde ve son şubemizi Milas’ta yine bir AVM içinde açtık. Bodrum mağazalarımız turizm alanı içinde olması nedeniyle sezonluk iş potansiyeline sahiptir. Kumluca ise seracılığın yaygın olduğu bir tarım bölgesi olduğundan; yaz, kış ayrımı mevcut değil. İki şubemizi de AVM’de açtık. Tabii ki zaman içinde kapattığımız ve başka bir yere taşıdığımız mağazalarımız oldu.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı mesleğiniz açısından daha çok verim getiriyor?
AVM mağazacılığı sürekli yenilenme içinde model değişkenliği, fiyat, kampanyalar yapıyor olmayı gerektiriyor. AVM’lerdeki rakipleriniz genelde global firmalar ve bu işi en az yirmi yıldır planlı ve sürekli yenilenerek yapıyor. Bu şartları sağlayamıyorsanız AVM’de bulunmanın ve fiyatla rekabet etmenin bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. Bu sebeple AVM mağazalarımızı kapattık ve cadde mağazacılığını tercih ettik.

Mağazalarınızda her segmentten ürün bulunduruyor musunuz? Marka çeşitliliği sizin için ne kadar önemli?
Optik sektörü olarak mağazasının segmentini doğru belirlemiş meslektaşlarımızın genelde mesleki başarıyı daha kolay yakalıyor olduklarını düşünüyorum. Biz de buna dikkat etmeye çalışıyoruz. Mağazalarımızda %30 alt, %50 orta, %20 üst grup ürünleri bulunduruyoruz. Orta segment bir mağazacılık yapmaya çalışıyoruz.

Sizin müşterilerinizden son yıllarda rağbet gören designer markalara talep var mı?
Yaz aylarında Bodrum’a ülkemizin her bölgesinden yerli turistlerin gelmesi müşteri çeşitliliğimizi arttırıyor. Bu sebeple bölgesel olarak öne çıkmış markaları bile müşterilerimiz bizden talep ediyor. Designer markaların rağbet görmesi beni ayrıca mutlu ediyor. Büyük markaların tekelini kırması anlamında da sektöre nefes aldırdı ve büyük bir çok markanın fiyat politikalarını değiştirmesini sağladı.

Çağdaş Optik olarak satış sırası ve sonrası müşteri memnuniyetini sağlamak için nasıl bir yöntem uyguluyorsunuz?
23 yıldır kendi işyerimizle sektördeyiz demiştik. Bu güne kadar “Doğru gözlük, mutlu müşteri” anlayışıyla hizmet verdik ve vereceğiz. 23 yıl önce Turgutreis’de 4.000 nüfus vardı ve beldemizde göz doktorumuz yoktu, gerçi hala yok. Kalite politikamız satacağımız ürünü alırken başlıyor. Satış sonrası arızası çok olmayan, arıza durumunda ise servis hızı ve servis kalitesi olan firmaların ürünlerini satmayı tercih ediyoruz. Böylece olay yarı yarıya çözülmüş oluyor. Tüm satışlarımızda müşterimizin ihtiyacı olan ürünü anlayıp, onu servis etmeye çalışıyoruz.

Mağazanızda yaptığınız kampanya ve yeniliklerle ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz? Sosyal medya sizce etkili bir yöntem mi?
Reklam konusunda kanun ve yönetmeliklere uygun hareket ediyoruz. Reklamlarımızı, mağazamızın önünden geçen yada içine giren müşterilerimiz görebiliyor. Sosyal medyayı yeni ürün tanıtımları ve bazen de sağlık bilgilendirmeleri  için kullanıyoruz. Sosyal medyanın çok etkili bir reklam alanı olduğunu düşünüyorum. Optik ve güneş sezonlarının başlangıç zamanlarında daha çok kullanıyoruz. Böylece müşterilerimiz  trendler ve yeni çıkan ürünler  hakkında bilgi sahibi oluyor.

Çağdaş Optik’i diğer optik mağazalar arasında öne çıkaran özellikleri nelerdir?
Size gayet samimi olarak bir şey anlatacağım. İnsanın kendi mağazası olması ve orada ticaret yapması çok güzel bir olay. Yakın akrabalarımızın çok eskiden itibaren optik mağazalarının olduğundan bahsetmiştim. O dönemlerde bizim de bir optik mağazamızın olmasını çok istiyorduk. Ağabeyim ve ben ortaokulda okuyorduk ve bu mesleği yapmaya çok hevesliydik. Gümüldür, Kuşadası, Selçuk plajlarında elimizde taşıdığımız küçük tezgah ile güneş gözlüğü satmışlığımız da vardır. Tabii ki bu yaz aylarında bir yerde çalışmak ve okul harçlığını çıkarmak adına yaptığımız bir şeydi. Ama bu bizi bir optik mağazası sahibi olmak adına kamçılayan bir zorluktu. Mağazada oturup satış yapmanın rahatlığını ve kıymetini plajdan gelen birisi olarak çok iyi bilirim. Bu sebeple hayatımızı; bu mesleği daha iyi nasıl yaparız, müşterimizi nasıl memnun bırakırız üzerine kurguladık. Bizi öne çıkaran şey mesleğe karşıdan bakmak yerine her aşamasında bulunup, girişimcilik ruhuyla üstüne kafa yorup, tamamen işimize odaklanmak diyebilirim.

Mağazalarınız turizmin etkili olduğu yerlerde bulunuyor. Bu durumun satışlarınız için avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Turizm bölgesinde olup yabancı müşteriden en az ciro yapan firma olma ihtimalimiz çok yüksek. 2000’li yıllardan itibaren, turizme zarar veren Orta Doğu’daki savaşlar ve global sorunlar turizmin yeniden şekillenmesine sebep oldu. Biz de bu dönemde konseptimizi, ürün çeşitliliğimizi yerli turist ve yerli müşterimize göre düzenlemeye çalıştık. Her sene turist gelecekmiş veya gelmeyecekmiş endişesinden de kurtulmuş olduk. Ciromuzun az bir miktarını yabancı müşterilerimizin alışverişleri oluşturuyor.

Gözkoop ortağı olarak optik sektöründe kooperatifleşmenin öneminden bahsedebilir misiniz?
Sektörümüzde bizim gibi optisyenlik müesseseleri, global optisyenlik müesseseleri, yerli tedarikçi ve yabancı tedarikçiler bulunuyor. Hepsinin varlığını önemsiyorum. Global mağazaların ve tedarikçilerin pazar için planları, hedefleri var. Bunları hem ülkemizde hem de dünyada planlı bir şekilde uyguluyorlar ve kesinlikle önümüzdeki 10 yıl için bile planları var. Şimdi soruyorum, bizlerin yerli mağazaların, yerli üreticilerin ileriye dönük ne planımız var. Ülkemizdeki sektörün şu anki durumuna, gideceği yöne ne kadar hakimiz. Kooperatifler burada devreye giriyor. Öncelikle, kooperatiflerin sadece bir ürünü uygun fiyata alma yeri olmadığını vurgulamam gerekiyor. Kooperatiflerin aslî görevi, ülkede yerli ve yabancı sermaye ayrımı yapmadan tedarik sağlayarak, optik sektörünün daha çok büyümesini sağlamaktır. İkinci olarak yerli üreticilere pozitif ayrımcılık yaparak, tedarik yoğunluğunu bu firmalara yaptırarak onları her zaman sektörde tutmaya çalışmaktır. Kooperatifler, ortağı olsun veya olmasın her optik mağazanın istediği ürüne istediği şartlarda ulaşması için piyasa tekelleşmesinin de önünde bir kaya gibi durmalıdır. Son olarak da piyasa şartlarına göre daha uygun ürün tedariğini sağlamalıdır. Kısacası kooperatifler elinde bulundurduğu gücü nerede, ne kadar ve nasıl kullanması gerektiğini bilmelidir. Bizler de Gözkoop’un bu yolda gitmesi için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

Optik ve güneş gözlükleri için İlkbahar/Yaz sezonu trendlerinden bahsedebilir misiniz?
Oval formlar, küçük yuvarlak modeller ve kedigözü modeller optik ve güneşde birkaç senedir trend gibi görünse de moda çok hızlı değişiyor. Köşeli büyük güneş, maske güneş gözlükleri ve son olarak büyük faset güneş gözlükleri bu sene satmakta zorlanmayacağımız modeller olacaktır.

Optik sektörünü tek çatı altında toplayan Silmo İstanbul Optik Fuarı ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Meslek hayatımda kaçırdığım bir fuar olmadı. Uluslararası Silmo İstanbul Optik Fuarı optik sektörünün en önemli buluşma noktalarının başında geliyor. Ülkemizin, Balkanlar’ın, Ortadoğu’nun, Orta Asya ve Kuzey Afrika’nın büyük ekonomik gücünü İstanbul’da bir araya getirmek bir Türk olarak bana gurur veriyor. Aynı zamanda yerli ve yabancı üreticiler, tanışma ve işlerini işbirliğiyle geliştirme fırsatı buluyorlar.

Sektöre yön veren dergimiz “4 your eyes” hakkındaki yorumlarınız nelerdir?
Uzun yıllardır sektördeki yeniliklerden sizin sayenizde haberdar oluyoruz. Mağazamıza 4 your eyes dergisi geldiğinde mutlaka okur ve detaylı inceleriz. Okuduğunuz sayfayı hevesle takip ederken bir sonraki sayfanın içeriğini de merak ettiriyor. Hayatımızda her şey dijital platforma geçse de 4 your eyes’ı olduğu gibi seviyoruz. Sektörümüze verdiğiniz bu kaliteli hizmetten dolayı ayrıca çok teşekkür ederiz.

Nisan 2020