Röportaj
MODO

MODO

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ OPTİK SEKTÖRÜNÜN VAZGEÇİLMEZİ YAPMA YOLUNDA İLERLİYOR...

İtalya merkezli ünlü gözlük markalarından Modo Eyewear, yeni ve güçlü bir koleksiyon çıkararak dikkatleri üzerine çekti. Optik ve güneş gözlüğü modellerinden oluşan koleksiyon Eco ismini taşıyor. Yeni koleksiyona gücünü veren ise küresel bir sorun olan çevre kirliliğine yönelik duyarlılığı çoğaltmak için Modo’nun elini taşın altına koyması. Marka, Eco koleksiyonunu hazırlamasının yanı sıra, koleksiyondan sattığı her gözlük için doğaya bir ağaç ekerek verdiği mesajın altını çiziyor. Markanın CEO’su Giovanni Lo Faro ile Modo’nun sürdürülebilirliğe olan kararlılığı ve çevre dostu yaklaşımı üzerine konuştuk.

Merhaba Giovanni Lo Faro, Eco’nun yeni kampanya sloganı olarak neden “Now is a good time” (Şimdi tam zamanı) seçildi?
Bu sloganı Eco koleksiyonu için seçmemizin nedeni, hedefimiz ve temel felsefemiz haline dönüşen doğa duyarlılığına yönelik farkındalığa katkı sağlamaktı. Tüketicilerin artık markalarda güzel bir logo yerine, değerli ve gerekli olan bir amaç aradıkları dönemleri yaşadığımızı görüyorum. Eco koleksiyonuyla müşterilerimize yaptıkları alışveriş ile dünyadaki bu olumlu değişimin bir parçası olma imkanı sunuyoruz.

Yeni koleksiyonunuzdaki modelleri diğerlerinden ayıran temel özellikler nelerdir?
Yeni koleksiyonumuzun tasarımı ve renk paleti Eco’nun eşsiz kimliğini yansıttığı gibi modeller gündelik kullanıma da son derece uygundur. Modellerimizin hem çevre dostu olup hem de kullanıcılarımıza hitap etmesi bizim için çok önemli. Kullandığımız materyaller ve üretim tekniklerinde önceliğimiz, gözlüklerimizin mümkün olduğu kadar hafif ve rahat olmasını sağlamaktır. Bu amaçla Eco’da daha yenilikçi materyaller kullandık; biyolojik plastik ve menteşeler buna örnek olarak verilebilir.

Renk paletlerinden bahsetmişken, Eco’da canlı mı yoksa donuk renkler mi ön plana çıkıyor?
Kırsal kesimden ve açık alanlardan olduğu kadar kalabalık şehir hayatının dinamizminden de ilham aldık. Bunun sonucu olarak da yeni koleksiyonumuz iki farklı atmosferin ruhunu da geniş bir renk paleti ile bir araya getiriyor.

Doğaya gösterdiğiniz özenle ilgili Eco dışındaki yeni çalışmalarınız nelerdir?
Bütün ürünlerimiz sürdürülebilir materyallerden üretiliyor; %95 geri dönüştürülmüş metal ve biyolojik plastik kullanıyoruz. Bu özeni paketleme aşamasında da gösteriyoruz. Yakın zaman önce tek kullanımlık gözlük kutusu yerine daha doğal bir alternatif ürettik. Eco’nun şu ana kadar iki milyondan fazla gözlük sattığı göz önünde bulundurulduğunda, bunun ne kadar büyük bir tasarruf anlamına geldiğini anlayabiliriz. Üretimden paketlemeye ve umuyoruz ki bir gün lojistiğe kadar her alanda çevre dostu yollar kullanmaya yöneleceğiz. Ayrıca karbon salınımı azaltmanın yollarını aramaya da kararlıkla devam ediyoruz.

Çevreci tutumunuz konusunda müşterilerinizden nasıl bir dönüş aldınız?
Bu konuya önem veren optisyenler ve tüketicilerden aldığımız dönüşler bizim için çok önemli ve öğretici oldu. Misyonu olan bir markanın, müşterilerini nasıl harekete geçirebileceğini açık bir şekilde görmüş olduk. Çevre dostu yaklaşımımız koleksiyonlarımızda hayat bulunca, müşterilerimizi harekete geçirdik. Farkındalık yaşamalarına yardımcı olduk. Onların da ürünlerimize gösterdiği ilginin yoğunluğu, hedefimiz için daha çok motive olmamızı sağladı. Bu döngüden çok memnunuz.

Peki bu misyonunuz Eco kampanyasına nasıl yansıdı?
Yeni kampanyamız marka kimliğimizi belirgin bir şekilde açığa vuruyor. Verdiğimiz mesajın özü; çevre ve doğaya verilen zararı en aza indirmeye çabalarken hayattan zevk almayı, estetik değerleri korumayı, kaliteden ödün vermememiz gerektiğini içeriyor. Eco kampanyası tamamen bu mesaj üzerine kurulu ve bizi yansıtıyor.

Kaynak: Spectr

Şubat 2020