Röportaj
PAWAKA

PAWAKA

‘’HARİKA KADIN‘’ FA’EMPEL

RİHANNA'NIN GÖZLÜKLERİMIZİ KULLANMASI OLDUKÇA HEYECAN VERİCİ, ANCAK BENİM İÇİN EN GÜZEL DUYGU SOKAKTAN GEÇEN BİR YABANCININ GÖZLÜKLERİMİZİ KULLANDIĞINI GÖRMEKTİR

Fa’ Empel bir model, aktris, müzisyen ve kendine ait gözlük markası olan Pawaka’nın tasarımcısı ve Kreatif Direktörü olarak karşımıza çıkıyor. Çevre dostu eylemleri ve sıra dışı karakteriyle adını dünyaya duyurmakta zorlanmadı. Endonezyalı ‘Harika Kadın’ ile ilham kaynağı, çalışkanlığı ve tutkusu üzerine sohbet etme fırsatı bulduk.

Adeta bir jonglör gibi birçok yaratıcı projeyi aynı anda yürütmeyi nasıl başarıyorsunuz?
Tek bir seferde tek bir şeye odaklanmaya çalışıyorum. Zor oluyor tabii ancak elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Şuanda Pawaka önceliğim.

Sizi tasarımcılığa teşvik eden şey ne oldu?
Lise yıllarında çizim yapmayı severdim. Tam zamanlı modellik yaparken, boş zamanlarımda veya set aralarında gözlükler de dahil olmak üzere her çeşit objeyi çiziyordum. 8 yıl boyunca Hong Kong ile Tokyo arasında bir yaşamım oldu ve Endonezya’ya döndükten hemen sonra Bali’ye taşındım. Burada daha önceden biriktirdiğim çizimlerden yola çıkarak daha gerçek tasarımlar yapmaya başladım. Endonezya kreatif çalışmalarıyla ilham verici olduğundan, tasarımlarım için daha iyi motive olarak yoluma devam ettim.

Peki neden giyim değil de gözlük?
Bence gözlük beni seçti... Aslında birkaç yıl önce bir hazır giyim markam vardı. Bu iş benim ve o dönemki ortağımın planladığı gibi yürümedi ve bu yüzden biz de yollarımızı ayırdık. Üzerinde çalıştığım küçük gözlük koleksiyonunu aldım ve daha önceki markamı Cast Eyewear olarak yeniden kurdum; ilk olarak bu şekilde gözlük işinde çalışmaya başladım. İki buçuk yıl önce tamamen sıfırdan yeni bir gözlük markasını kurabilmek için karşıma reddedilemeyecek bir fırsat çıktı. Zaten bir süredir Avrupalı zanaatkarlar ile çalışmayı istiyordum. Bu sebeple Bali’den ayrılıp Berlin’e taşındım.

Markanızın ismi olan Pawaka’nın hikayesini bizimle paylaşır mısınız?
Ben üçüncü nesil bir Pawaka’yım! Pawaka, İkinci Dünya Savaşı sırasında büyük babama verilen gizli kod adıydı. Neyseki sağ kaldı ve savaştan döndüğünde, bu ismi kendi soyismi olarak kaydettirdi. Onun kuşağındaki çoğu Endonezyalı sadece tek bir isim taşıyordu. Pawaka daha sonra benim annemin soyismi oldu ve doğduğumda bana ikinci isim olarak verildi. İsmim Sanskritçe kökenli ve ‘Ateş’ anlamına geliyor. Pawaka’nın ilham kaynağı ve yaratıcı Dna’sı Borneo’da benim de üyesi olduğum kabilenin kültüründen, aynı zamanda kızılderili felsefesinden geliyor. Bütün gözlük şekillerimiz bariz bir şekilde dinsel geometri ile bağlantılı. Tüm gözlüklerimizde saplarında 5 çizgi bulunur, bu beş çizgi doğanın 5 elementi olan Eter, Ateş, Hava, Su ve Toprağı temsil eder.

Her gözlük stilinizin belli bir adı var. Bu isimleri için nereden ilham alıyorsunuz?
Her modelin ismi Bahasa Endonezya dilindeki rakamsal sıralamadan geliyor. Köklerime dair göndermelerden biri de bu. Müşterilerimizin, gözlüklerimizi kullanırken farkında olmadan Endonezya dilinde saymayı öğrendiklerini bilmek çok güzel.

Yeni bir marka olmanıza rağmen gözlüklerinizi ünlü isimlerde görüyoruz. Bu konuda ne hissediyorsunuz?
Yakın zaman önce Rihanna’nın Puma x Fenty kampanyasında bizim gözlüklerimizden birisini kullandığını gördüğümde, arabadaydım ve Jakarta’daki son filmin çekimlerinden dönüyordum. Rastgele bir sosyal medya paylaşımıydı ve telefonumda gezinirken görmek büyük bir sürpriz oldu ve heyecan verdi. Ancak benim için en güzel duygu sokaktan geçen bir yabancının gözlüklerimizi kullandığını görmektir.

Moda sektöründe geçirdiğiniz bunca zamandan sonra, Pawaka adına neler öğrendiniz?
Öncelikle, sabırlı olma sanatını öğrendim. Hayattaki herşeyin zamanlama meselesi olduğuna inanıyorum. Kişisel olarak çabuk harekete geçen birisiyim, dolayısıyla Pawaka’yı kurmak bana sabrı öğretti. Kariyerimde şu ana kadar hemen hemen sadece kendimi düşünüp kendim için kararlar verdim. Bu marka ile birlikte artık kendimin dışında düşünmem gereken çok şey var.

Birçok farklı şehirde ve ülkede yaşayıp çalıştınız. En çok hangisi size ilham veriyor ve neden?
Seyahat ederken edindiğim özgürlük hissi bana en çok ilham veren şey sanırım. Ben de eğer bu hisse her gün erişirsem, her gün ilham alacağımı düşündüm. Şuanda Berlin bana oldukça fazla özgürlük veriyor. Ne yapmak, ne zaman yapmak istiyorsanız Berlin’de mümkün.
Kaynak: www.sunglasscurator.com

Aralık 2019