Röportaj
MYKITA

MYKITA

TASARIM VE ÜRETİM GEREKSİNİMLERİNİ KARŞILAMAK İÇİN KENDİ ARAÇLARIMIZI VE SÜREÇLERİMİZİ GELİŞTİRMEK, NASIL ÇALIŞTIĞIMIZIN GÖSTERGESİ VE NİHAYETİNDE MARKAMIZIN İLKESİ HALİNE GELDİ.

Almanya merkezli bağımsız gözlük markası Mykita, ayırt edici ve inovatif tasarımlarıyla adından söz ettiriyor. Mykita, ön plana çıkan marka kimliklerini ve geleneksel lüks anlayışı arka plana itiyor. Bunun yerine, araştırma ve geliştirme çalışmalarını sürdürerek, çerçevelerinin karakteristik modernliğine katkıda bulunan yapıları, malzemeleri ve yüzeyleri geliştirme yoluna gidiyor. Markanın Kurucularından ve Kreatif Direktörü olan Moritz Krueger ile sohbet ediyoruz.

Merhaba Moritz... Mykita kimler tarafından, nasıl kuruldu?
2003 yılında ben, Philipp Haffmans, Daniel Haffmans ve Herald Gottschling tarafından Berlin merkezli bağımsız gözlük markası olarak kuruldu. Mykita, Brunnenstraße’de bulunan Mykita House’ta el yapımı gözlükler üretiyor. Ben de Kurucularından ve Kreatif Direktörü olarak hala ekibin lideriyim. Markamızı dünya çapında geliştirmeye devam ediyoruz.

Ürünlerinizi sadece Mykita House’ta mı üretiyorsunuz yoksa diğer ülkelerde de üretim yaptırıyor musunuz?
Mykita, 1990’lı yıllardan başlayarak Berlin’e uyum sağlayan yaratıcı bir ruhla doğdu. Kendine özgü spiral menteşeli paslanmaz çelik gözlüklerden oluşan ilk tasarım konseptimizin üretimini yapacak kimse yoktu ve bu da üretimini yapmak için Mykita’yı kendi tesislerini kurmaya zorladı. Tasarım ve üretim gereksinimlerini karşılamak için kendi araçlarımızı ve süreçlerimizi geliştirmek, nasıl çalıştığımızın göstergesi ve nihayetinde markamızın ilkesi haline geldi.

Mykita isminin çocuk yuvası sözcüğünün kısaltması olduğunu biliyoruz. Bunun arkasında yatan hikayeden bahsedebilir misiniz?
Mykita’nın ilk binası, Almanca’da Kita denilen eski bir çocuk bakım merkeziydi. Bu yer Mykita ismine esin kaynağı oldu. Aynı zamanda bu isim, markamızı bugün de hala tanımlayan merak, oyun ve öğrenme kültürünü mükemmel bir şekilde yansıtıyordu.

Gözlük modellerinize özellikle kişi isimleri koyduğunuzu görüyoruz. Tasarımlarınıza tanıdığınız kişilerin isimlerini mi veriyorsunuz?
Başlangıç dönemlerimizde bazı çerçevelerimizi akıllarımızdaki belirli kişilerle isimlendirmiş olduğumuz doğru. Ancak artık o kadar çok tasarıma sahibiz ki, isimleri tekrar da edemediğimiz için çerçevelerimize yeni isimler bulmakta oldukça yaratıcı olmak zorundayız!

Mykita 2003’den beri harika gözlükler tasarlayıp, üretiyor. Peki Mylon serisini eklemeye ne zaman karar verdiniz, Mylon için esin kaynağınız neydi?
Mykita usta işçiliğe en son teknolojileri uyarlamaya odaklı bir marka olarak ilk seri gözlük üretimine Mykita Mylon ile 2011 yılında başladı. Mylon’daki çerçeveler Selective Laser Sintering denilen 3D baskı teknolojisi ile üretildi. Bu teknoloji temelde otomotiv endüstrisindeki küçük parçaları yapmak için kullanılıyor. Mykita Mylon koleksiyonu sınır tanımamazlığını, geleneksel olandan daha cüretkar ve çok yönlü parçalarla gösteriyor.

En çarpıcı ve hatırlanan tasarımlarınız genellikle işbirlikleri sonucu ortaya çıkıyor. Kiminle işbirliği yapacağınıza nasıl karar veriyorsunuz?
Bizim için işbirlikleri yeni bir ürün ortaya koymakla ilgilidir diyebilirim. İşbirliklerimiz şimdiye kadar oldukça organik olarak gerçekleşti. Ortağımızla sohbet ederken gerçekten yeni bir ürün oluşturabileceğimizi düşünürsek, işbirliği sürecini gerçekten verimli ve efektif geçiriyoruz. Üstelik yaptığımız işbirlikleri ekibimize büyük bir enerji veriyor.

Son dönemlerde Mykita Studio koleksiyonunuz büyük beğeni topluyor. Studio serisinden bize bahsedebilir misiniz?
Mykita Studio koleksiyonuna en son olarak Studio 10 adı altında 2 model ekledik. Studio koleksiyonu başladığımız günden beri çok renkli modüler sistemlerle estetik bir görünüm sunuyoruz. Aynı zamanda koleksiyonun Dna’sı neşeli ve hayat dolu bir yapıya sahip. Studio 4 ve optik modellerden oluşan Studio 5 ile geliştirdiğimiz koleksiyona, 2019 İlkbahar/Yaz sezonu için hazırladığımız Studio 8’i ilave ettik. Özetle Mykita Studio, yıllar içerisinde kendini yenileyen, sadeliği ön planda tutan dinamik ve inovatif bir koleksiyondur. Studio’ya yeni sürprizler eklemeye devam edeceğiz.

Kaynak: www.seen.co.uk

Ekim 2019