Röportaj
HF GROUP OPTİK

HF GROUP OPTİK

BİRÇOK ÖNEMLİ MARKA TEK ÇATI ALTINDA TOPLANDIĞINDA BİRLİKTELİK VE TATLI REKABET RUHU İLE ÇOK DAHA İYİ İŞLER ORTAYA ÇIKIYOR. SILMO İSTANBUL’U SAĞLADIĞINIZ İÇİN SİZLERE VE FUARLARA DESTEK VEREN TÜM FİRMALARA TEŞEKKÜR EDERİZ.

Merhaba Betül Hanım… Bizlere kendinizi tanıtıp, sektöre giriş hikayenizden bahsedebilir misiniz?
Merhaba, yaklaşık 50 yıllık bir aile geçmişi ile optik sektörünün içerisindeyiz. Özellikle eşim ve ortakları 30 yıldır sektörün her aşamasında görev almış, eğitimini görmüş ve emek vermiş kişiler olarak firmalarımızın kurucu önderliğini devam ettirmekteler. Bendeniz 39 yaşında ve İstanbul doğumluyum, farklı sektörlerde de olsa 20 yıldır profesyonel iş hayatında, özel sektörde aktif olarak yöneticilik ve yönetim danışmanlığı yapmaktayım. 20 yıldır da eşim ile beraber olduğumuz için sektörümüze de hiç yabancı değilim, esasında alaylı olarak yetiştim diyebiliriz. Geçtiğimiz sene HF Group Optik ile yaptığımız ortaklık girişimi ile ben de aktif olarak rol almaya başladım.

TR 90 çerçeve üretiminde önde gelen firmalardan birisiniz. Bize markalarınızdan ve özelliklerinden söz edebilir misiniz?
TR 90 hammaddesi bilindiği üzere Grilamid olarak da bilinmektedir. Oldukça hafif bir materyal olan TR 90 hammaddesi anti alerjik, yüksek ısılara dayanıklı ve özellikle esnek bir yapıya sahip olması gözlük malzemesi olarak tercih edilmesinde en büyük etkenlerdir. Bir çeşit plastik olması sebebi ile enjeksiyon üretiminde kolaylıkla kullanılmaktadır. Tüm bu özellikleri ve dıştan gelebilecek darbelere karşı da oldukça dayanıklı olması hem müşteri memnuniyeti açısından satışta optisyenler tarafından, hem de gözlük kullanıcıları tarafından tercih sebebidir. Şu anda pilot markamız olarak bilinen Ninety, bir üst segment olan markamız West ve Woody markalarımız ile sadece TR 90 değil, metal gözlük imalatımız ve model çeşitlerimiz ile de sektörde bilinirliğimizi koruyoruz.

Her geçen yıl üretim kapasitenizi arttırıyorsunuz. Bu konudaki yatırımlarınızdan bahsedebilir misiniz?
Ailemizin, eşimin ve değerli ortaklarımızın sektördeki başarılı girişimlerinin ve tecrübelerinin bir yansıması olarak hem imalat hem de satış anlamında Türkiye’de sektörün büyük bir oranını yönetiyoruz. HF Group Optik’te yaptığımız başarılı çalışmalar neticesinde çok kısa bir sürede sektör ihtiyacını ve gelen talepleri daha rahat karşılayabilmek adına imalatı büyütme hedeflerimiz doğrultusunda Nasyonel Grup Optik’in kuruculuğunu yaparak sektördeki payımızı büyütme hedeflerimize devam ediyoruz.

Kendi markalarınız haricinde Türkiye’de birçok firmaya gözlük üretimi yaptığınızı biliyoruz. Hem kendi markanızı satmak hem de aynı piyasada başka firmalara gözlük üretimi yapmak oldukça zor gibi gözüküyor. Bu süreci nasıl yönetiyorsunuz?
Yurt içinde ve yurt dışında hem kendi markalarımız hem de üretim yaptığımız müşterilerimizin markaları var. Bu talepler bizim kendimizi geliştirmemizi ve sürekli yenilenmemizi sağlıyor. Yurt içinde ise fason üretim için ciddi talepler alıyoruz ancak inanın hepsine yetişebilecek fırsatımız olmuyor, tabii bu olmayacak anlamında değil. Bu yıl fabrikamızı büyüterek zaman ve imkan ayıracağız.

Uluslararası platformda da birçok ülke ile çalışıyorsunuz. Kaç ülkeye ihracat yapıyorsunuz? Satışlarınızın yoğunlukta olduğu bölgeler nerelerdir?
Evet, ihracat her firma için ve ülkemiz için oldukça önemli. İran, Irak, Filistin, Kosova, Makedonya, Azerbaycan ihracat yaptığımız ülkelerden bazıları. Gözlüklerimizi birçok ülkeye hem kendi markalarımız adına distribütörlükler vererek, hem de gözlüklerimizden beğendikleri modelleri kendi markaları ile üreterek ihracat hacmimizi büyütmeye gayret gösteriyoruz, ihracat yaptığımız ülke sayısı giderek artıyor.

Uluslararası alanda kendi markalarınızın satışı dışında, yurtdışındaki gözlük firmalarına da üretim yapıyor musunuz?
Yapıyoruz tabii, imalat parkurumuzu büyüttükten sonra daha da büyük hedeflerimiz var. Ayrıca, her yıl birçok ülkede gerçekleşen uluslararası fuarları ziyaret ediyor ve birçoğunda da katılımcı olarak aktif rol alıyoruz. Bu şekilde, hem ülkemizi yurt dışında gururla temsil ediyor, hem de dünya çapındaki yeni müşterilere kendimizi tanıtma imkanı buluyoruz. Yeni moda trendlerini takip ediyor ve daha da iyi olmamızı sağlayacak yenilikleri keşfediyoruz.

Yakın bir süreçte metal gözlük çerçeve üretimine de başladınız. Sizin için yeni bir alan. Bu konu ile ilgili görüşlerinizi de bizimle paylaşır mısınız?
Esasında daha önce de belirttiğim gibi hem ailemizin ve eşimin, hem de değerli ortaklarımızın sektör tecrübesi çok uzun yıllara dayandığı için metal gözlük üretimi de bizim için pek de yeni bir alan sayılmaz aslında. Sadece fabrikamız içinde yeni bir parkur diyebiliriz. 2018 Silmo İstanbul ve yurt dışı fuarlarında da metal optik ve güneş çerçevelerimiz oldukça rağbet gördü. Yaptığımız kampanyalar cazip geldi ve oldukça tercih edildik.

Sektördeki rekabet konusunda ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’de gözlük imalatı yapan üretici firma sayısının azlığı sektördeki herkes tarafından zaten malum. Sadece kendi sektörümüzde değil, tüm alanlarda üretim hacmimizin artmasına ülke olarak ihtiyacımız var. Dünya’nın gidişatı ortada, artık dışarıya bağlı kalmadan kendi üretip kendi kazanan bir toplum olmak zorundayız.  Hem imalat hem de satış anlamında var oldukça, sektörel rekabet ortamında tepkiler de alıyoruz. Ancak insanların bireysellik ya da bencilliğe değil, işlerine odaklanmaları gerekiyor. Bizi toplum olarak başarıya taşıyabilecek en büyük unsur bu bakış açısı olacaktır. Bir toplumdaki her fert ne zaman “Ben” yerine “Biz” olmayı öğrenirse hem yaşantımız, hem de kazancımız için tüm güzellikler o zaman başlayacaktır. Türkiye’de üretmiş olduğumuz bir ürünün “Made in Turkey” ibaresiyle varoluşunun, hem yurt içinde hem de uluslararası mecralarda ülkemizi temsil etmenin onurunu yaşıyoruz. Bir Türk markası olma imajını edinmek ve sürdürmek özellikle imalatın zorlu süreçlerine dayanmak bugünkü piyasa koşullarında çok da kolay değil. “Türk Malı” ibaresi gerçek değerini bulma yolunda hızla ilerlerken, bu anlamda gelinen durum ise bizim gibi üretici firmaları memnun ediyor. Markalarımız olan “Ninety, West ve Woody” hem optik hem de güneş gözlüğü çerçevelerimiz “Made in Turkey” damgasıyla yurt içi ve yurt dışında değerine değer katıyor.

Markalarınıza yenilerini eklemeyi düşünüyor musunuz?
B2B satış sitemize de adını veren ve pilot markamız olan “Ninety Eyewear” 2018 yılı itibariyle yurt içi ve yurt dışında katıldığımız fuarlardan sonra önemli ivme kat etti ve iyi bir konumda. Artık Türkiye’deki optisyenler ve gözlük mağazaları tarafından hem kaliteli, hem de doğrudan üreticiden optisyene ulaşmasının sağladığı avantajlar ile tanınan bir marka. İleriki zamanlarda, ihtiyaç duyulması halinde farklı markalar düşünülebilir ancak şu an için var olan markalarımızı daha da güçlendirme gayreti içindeyiz.

İnternet sitesinden müşterilerinizin kolayca ulaşabileceği bir uygulama ile sipariş alabiliyorsunuz. Bu platformu kurma fikri yurtiçi müşterilerinizin mi yoksa yurtdışı müşterilerinizin mi talebiydi?
Esasında bu bir talepten çok bir ihtiyaç. Çağımızın ve teknolojinin getirdiği imkanlar artık her sektör için vazgeçilmez bir noktada. Günümüzde insanlar evinden ya da ofisinden çıkmadan market, giyim, aksesuar, kitap, seyahat hatta eğitim vb. gibi aklınıza gelebilecek her alanda yurt içi yurt dışı fark etmeksizin her işini ekran başından en uygun, en avantajlı ve en hızlı şekilde zaman kaybetmeden çözüme ulaştırarak, ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Tüm bu kolaylıklar varken artık eski usul gözlük tedarik etmek yakın gelecekte tarih olacaktır. Biz bunu öngören ve online satış sistemimiz üzerinden bayilerimize hizmet veren, Türkiye’de öncü ancak sektörde en köklü firmalardan biriyiz. Bu anlamda tüm modellerimizi kendi fabrikamızda üreterek, aracı kullanmadan doğrudan üreticiden-mağazaya online toptan satış, minimum maliyet ve aynı gün kargo hizmetimiz ile daha da iddialı olmaya devam edeceğiz.

İnternetten satış yapmak daha mı kolay? Avantaj ve dezavantajlar nelerdir?
Öncelikli olarak e-ticaret yani İnternetten satış süreçlerinin doğru bir şekilde organize edilmesi oldukça önemli bir konudur. Çünkü sektöre giriş sürecinde süreçlerin bilinmemesi, satış yapılacak ürünlerle alakalı bilgi sahibi olunmaması, stok sorununun yaşanma ihtimalinin olması ve altyapıya gereğinden fazla masraf yapılması gibi birçok etken sürecin daha başlamadan bitmesine veya e-ticaretin artıdan çok eksi değerler sunmasına sebep olabilir. Büyük veya küçük ve hemen hemen her sektörden firmalar, internetten satış ve pazarlama sistemleri sayesinde, kendilerinden daha büyük firmalarla rekabet ederek, daha büyük mecralarda yer alarak satışlarını ve kazançlarını arttırabilmektedirler.  İnterneti doğru kullanarak yapılan pazarlama ve tanıtım faaliyetleri, işletmelerin daha fazla ve daha karlı hedeflere ulaşmalarına, aynı zamanda daha az maliyetle ve büyük işleri butik hizmetle verebilme olanakları sunmaktadır. Avantajlarından bahsedecek olursak. İletişim yönünden, fiziksel bir işletmeye nazaran çok esnektir. Müşterilerle 7 gün 24 saat iletişim halinde olabilme avantajı bulunur. Ülke ve Sınır kavramı ortadan kalkacaktır. Sınırlara bağlı olmadan dünyanın öbür ucuna satış yapabilmeniz mümkün olacaktır. Stok tutma, ürün maliyeti, personel ve iş gücü, dükkan ve depo giderleri gibi birçok kalem daha az bir maliyetle çözülebilir. 7/24 satış yapabilme imkânı sunarak günün her saatinde size müşteri gelmesini ve satış yaparak kazanç sağlamanıza imkan sağlamaktadır. Kampanya duyuruları çok daha hızlı bir şekilde tüm müşterilerine ulaştırılabilir, indirimler hızlı bir şekilde sisteme tanımlanabilir. Reklam çalışmalarında dönüşüm ölçümü çok daha kolay bir şekilde yapılabilir, klasik reklamlara göre çok daha az maliyetler ile çok daha yüksek satış rakamlarına erişilebilir. Sonuçta biz Nasyonel Grup ve HF Group Optik olarak dikey e-ticaret yapıyoruz. Dikey e-ticaret firmalarının da kendine has avantaj ve dezavantajları vardır. Operasyonel işlemler daha kolaydır. Depo yönetimi, lojistik, ürün tedariği ve ürün yönetim işlemleri yatay e-ticaret yapan firmalara kıyasla daha kolaydır. Ürün çeşitliliğinin az olması bu işlemlerin yönetimini de kolaylaştırır. Çok çok büyük bir depoya ihtiyaç duyulmaz. Ürün kategorisinin sınırlı olması ve tek bir sektöre yönelik ürünlerin depolanmasından dolayı stok tutulacak olan birim ürün sayısı daha az olduğu için depo maliyetleri de daha düşük olur. Daha niş bir hedef kitleye ulaşılır. Yatay firmalara kıyasla dikey firmalar daha küçük ve niş bir hedef kitleye ulaşırlar. Ürün yelpazesinin darlığı ve sadece belli bir sektöre yönelik olunduğu için niş hedef kitlelere ulaşılır. İş hacmi daha düşüktür. Daha niş hedef kitlelere ulaşıldığı için iş hacmi yatay firmalara kıyasla daha düşüktür. Bu da şirketin gelirlerinin çok yükselmemesine neden olur. Tabii gelir düzeyine bakış açınız beklentileriniz ile de orantılıdır. Rekabet daha düşüktür. Yatay firmalara kıyasla dikey sektörlerde rekabet daha düşüktür. Özellikle yeni büyüyen pazarlarda köşeleri doldurmak daha kolaydır. Dezavantajları ise; müşteri ile ilişkiler yüz yüze olmadığı için nispeten daha soğuktur. Ürün müşterinin ilgisini çekmez ise mağazadan ayrılması daha hızlı ve kolay olacağı için geri dönüş oranı düşebilir. Müşterilerin Fiyat Analizi yapması daha kolay ve hızlıdır. Aynı ürünü daha uygun fiyata satan başka bir site bulduklarında müşteriyi kaybetme riskiniz yüksektir. Kargo Ücretleri ve Kargo Süreleri sorunlar yaşatabilmektedir. Kargoların ürünleri zamanında teslim etmemeleri, kargo taşıma süreçlerinde pek dikkatli olmamaları sorun yaşatacak en büyük eksilerden birisidir. Ürüne direkt olarak temas edilmediği için müşteri ile ürün arasında bağ kurmak daha zor olabilmektedir. Kargo maliyetleri yükselebilir. İş hacminin az olması ve tedarik edilen ile gönderilen ürün sayısının düşmesi, kargo maliyetlerini yükseltebilir. Yatay firmalar gönderim hacmi yüzünden daha uygun fiyatlarla gönderilerini yapabilirler. Reklam ve pazarlama maliyetleri gerektirir. Niş bir markanın adını duyurması ve hedef kitlesine ulaşması zor olabilmektedir. Bu sebeple de reklam ve pazarlama için iyi bir bütçe ayrılması gerekir.

Alanınızdaki yenilikleri ve ihtiyaçları nasıl belirliyor ve takip ediyorsunuz?
Sektörümüz ile ilgili yenilikleri, ihtiyaçları ve gelişmeleri takip etmek için yurt içi ve özellikle yurt dışı uluslararası fuarlara katılım gösteriyoruz. Türkiye’deki bayimiz olan tüm firmalardan da bu konuda destek alıyoruz. Görüş ve geri bildirimleri bizim için gerçekten altın değerinde ve yön gösterici olabiliyor.

Son yıllarda bizleri yurtdışındaki fuarlarda temsil eden firmalardan birisiniz. Ülkemizden fuarlara katılımın artmasını siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ülkemizde 2013 yılından bu yana her sene hem katılımcı hem de ziyaretçi anlamında Uluslararası Silmo İstanbul Optik Fuarı’na katılımın artmasında her sene yükselen başarılı grafiklerin devam ettiğini hepimiz görüyoruz. Aynı şekilde bunlar çok güzel rakamlar ve yine aynı şekilde tüm uluslararası yurt dış fuarlarına da gösterilen ilginin her geçen sene artarak devam edeceğini görmemek mümkün değil. Kalite ve başarının daha da yükseleceğine olan inancımız sonsuz.

Optik sektörünün bugünü ve geleceğini nasıl yorumlarsınız?
Konu ve alan ne olursa olsun mesleğimizi daha iyi yerlere taşıyacak olan en önemli unsurlardan bir tanesi de doğru yapılanmadır. Yeni dönemde değerli meslektaşlarımızın oda ve birlik yönetimlerinde daha katılımcı olabilirlerse, sektörümüzün geleceğini aşağı çekecek zayıf dernekler yerine daha da güçlü bir optisyenler birliği ile meslektaşlarımızın hakları korunacak işleyiş daha düzenli bir hale gelecektir. Bu konuda hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız.

Marka bilinirliğinizi yerli ve uluslararası platformda arttırmak amacıyla önümüzdeki dönemde neler hedefliyorsunuz?
Özellikle tanıtım ve pazarlama faaliyetlerimize ivme kazandırarak, yurt içi ve yurt dışı uluslararası fuarlarda daha yoğun bir katılım programı ve planı doğrultusunda daha çok kişiye ulaşarak marka bilinirliğimizi hedeflerimize ulaşacağız.

Geçtiğimiz Aralık ayında sizin de katıldığınız Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul Optik Fuarı bu sene bizim için çok daha önemli bir organizasyon oldu. Önceliğimiz her zaman ürünlerimizin ve verdiğimiz hizmetin kalitesidir. Ancak kalitenizi ve hizmetinizin farklılığını insanlara anlatamıyor ve marka bilinirliğinizi arttıramıyorsanız değil büyüme hedeflerinize ulaşmak sektör içinde varlığınızı dahi devam ettirmeniz tehdit altına girer. Ninety Eyewear markası ile tanınan Nasyonel Grup Optik ve H&F Group diğer markaları West ve Woody ile de aynı kaliteyi tüm optik mağazalarının hizmetine sunuyor. Ülkemizin ekonomik anlamda bu kadar hassas olduğu dönemlerde bu tarz buluşmalar ve yatırımlar ciddi önem taşıyor. Birçok önemli marka tek çatı altında toplandığında birliktelik ve tatlı rekabet ruhu ile çok daha iyi işler ortaya çıkıyor. Bu anlamda bu organizasyonu sağladığınız için sizlere ve fuarlara destek veren tüm firmalara teşekkür ederiz. Her zaman söylediğimiz gibi “Bizden Almaya Başladığınız Anda, Kazanmaya Başladınız Demektir”

Sektörün nabzını tutan “4 your eyes” Optik Magazin Dergisi’yle ilgili neler söylemek istersiniz?
4 your eyes dergisi sadece gözlük çerçeveleri ile değil, sektörden haberleri, markaları yeni trendleri ve en önemlisi de tüm bunların yegane amacı olan göz sağlığını da en hassas noktasına kadar ön planda tutuyor. Gerçekten sektörümüz anlamında zor olan bir işi gayet başarılı şekilde yapıyor. Her ay tüm optik sektörüne ve tabii bizlere verdiğiniz destek içinde sizlerin nezdinde kurucularınıza ve tüm ekip arkadaşlarınıza teşekkür ederim. Sektörümüz içinde her zaman var olmasını ve başarılı çalışmalarınızın devamını diliyorum.

 

Ağustos 2019