Röportaj
OPTİMİSTİC OPTİK

OPTİMİSTİC OPTİK

SILMO İSTANBUL’A KATILIM, GEÇEN YILLARA ORANLA DAHA FAZLAYDI. İNSANLARIN GÜN GEÇTİKÇE YENİLİKÇİ BİR DÜŞÜNCE YAPISINA SAHİP OLMASININ SEKTÖRE OLUMLU ETKİDE BULUNACAĞI FİKRİNDEYİM.

Merhaba Burak Bey… Okurlarımıza kendinizi biraz tanıtıp, sektöre giriş hikayenizden bahsedebilir misiniz?
1989 yılında Ankara’da dünyaya geldim. Çeşitli üniversitelerde öğrenim gördükten sonra son olarak optisyenlik bölümünü bitirerek sektöre giriş yaptım. Aslında sektöre giriş hikayem işin tüketici kısmında iken başladı. Oldukça bilinen birkaç firmanın isteklerimi karşılayamaması sonucu bir açık gördüm ve bu sektöre girmeye karar verdim. Swot analizi ve bir takım çalışmalar sonucunda da bu işletmeyi kurdum.

Şuan itibarıyla bir mağazanız bulunduğunu biliyoruz. Mağazanıza yenilerini eklemeyi düşünüyor musunuz?
Belirli bir vizyon doğrultusunda hareket ediyorum. Bunun yanı sıra, herhangi bir konsept, kalite kaygısı güdülmeksizin açılan yüzlerce işletmeden biri olmak niyetinde değilim. Elbette kendim için belirlemiş olduğum kıstaslar karşılandığı takdirde yeni işletmeler açma fikrine sıcak bakabilirim.

 

Mağazanızda hangi markaları tercih ediyorsunuz? Tasarım markalara da yer veriyor musunuz?
Mağazamızda, markadan önce dikkat ettiğim husus, işin sağlık boyutudur. Materyal ve lens kalitesi, benim için ürünlerin markaları konusundan biraz daha önceliklidir. Marka konusuna da gelirsek; mağazamızdaki ürün gamı oldukça geniş ve bu markaların birçoğu uluslararası arenada ziyadesiyle kabul görmüş üst kalibre gruba aittir.

Kampanya ve yeniliklerinizi hangi medya aracılığıyla müşterilerinize duyuruyorsunuz?
İşin reklam ve duyuru boyutunu ekseriyetle sosyal medya aracılığıyla gerçekleştiriyorum. Bunun yanı sıra en iyi reklamında mağazamızı ziyaret ederek, sunduğumuz hizmeti tecrübe eden değerli müşterilerimiz aracılığıyla yapıldığını düşünüyorum.

Sizi Ankara’daki rakiplerinizden ayıran temel farklılarınız nelerdir?
Öncelikle “rakip” kelimesinden ziyade “meslektaş” tabirini tercih ettiğimi belirtmek isterim. Gerek bu mesleğin bölümünü okuyan ve akademik boyutta yeterliliği olan biri olarak, gerekse farklı alanlarda bu işi yıllar içerisinde tecrübe etmiş bir olarak, satış öncesi ve sonrası üst düzeyde hizmet verdiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Bilinçli bir satıcı olmanın yolunun da bilinçli bir tüketici olmaktan geçtiğinin yadsınamaz bir gerçek olduğu düşüncesindeyim.

Optimistic Optik’in satış sonrası hizmetle ilgili çalışmalarından bahseder misiniz?
Satış odaklı değil, hizmet odaklı bir anlayışı benimsediğim için müşterilerimizin mağazamızdan ayrılmış olması, satış işlemimizin tamamlandığı anlamına gelmiyor; yani ürünlerimiz ile ilgili herhangi bir problem durumunda, gerek çalıştığımız markaların güvenilirliği sayesinde, gerekse firmamızın sunduğu güvence doğrultusunda tamamen “çözüm” odaklı hizmet verme gayesindeyiz.

Yeni markalar, yeni gözlük modelleri gibi sektörü ilgilendiren yenilik ve gelişmeleri nasıl takip ediyorsunuz?
Vaktim müsaade ettiğince sektörü ilgilendiren uluslararası fuarlara katılım sağlıyorum. Ek olarak çalıştığım ve çalışmayı düşündüğüm markaların lansmanlarına katılıyorum ve bu firmaların sanal ortamlardaki çalışmalarını adım adım takip ediyorum.

Optik mağazacılık konusundaki vizyonunuzdan bahseder misiniz?
Bir optisyen olarak, şimdiye kadar yaptığım ve bundan sonra yapmayı planladığım çalışmalarımın iki ana odak noktası var. Bunlardan birincisi yaptığım işlerde meta değil insan odaklı olmak; verilen hizmetin merkezine insan konulduğu zaman, sektörden bağımsız olarak, başarıya ulaşılabileceği kanısındayım. Benim için önem arz eden ikinci nokta ise inovasyon. Belirli bir seviyeye ulaşıp, standardı korumaya çalışan bir felsefe benimsemektense, sürekli yenilik arayan ve bu doğrultuda ilerlemeyi kendine düstur edinmiş bir işletmeci olunması gerektiğini düşünüyorum.

Bir optisyen olarak göz sağlığı konusu hakkında neler söylemek istersiniz?
Malumunuz teknoloji çağındayız. Her ne kadar hayatımızı kolaylaştırsa da göz sağlığı açısından birtakım zararları olduğu hususu göz ardı edilemez. Genelde müşterilerime sorduğum ilk sorular nerede, ne kadar ve nasıl vakit geçirdikleridir. Bu soruların cevapları doğrultusunda onlara en uygun ürünü tavsiye ederim.   

Optik perakende sektörünün bugünü ve geleceğini nasıl değerlendirirsiniz?
Şimdiye kadar bahsettiğim hususlar herkes tarafından göz önüne alınmaya başladığı takdirde, yarının bugünden her zaman daha iyi olacağı kanısındayım. Bence bu durumun sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için öncelikle ne istediğini bilen bilinçli tüketicilerin sayısının artması gerekmektedir. Bunun sonucunda işin işletme tarafı bu konularda mecburen kendini geliştirmek durumunda kalacaktır.

Bu yılın gözlük trendlerini nasıl yorumluyorsunuz?
Retro, yani bilinçli olarak yakın geçmişin akımlarını, modalarını türeten veya taklit eden bu tarz, önceki senelerde olduğu gibi bu sene de etkisini devam ettiriyor. Biz de bu akıma uygun modelleri bünyemizde barındırmaya devam ediyoruz.

Geçtiğimiz Aralık ayında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Katılım, geçen yıllara oranla daha fazlaydı. Açıkçası bu durum beni mutlu etti. Çünkü insanların gün geçtikçe yenilikçi bir düşünce yapısına sahip olmasının sektöre olumlu etkide bulunacağı fikrindeyim.

10 yılı aşkın süredir optik sektörüne hizmet veren dergimiz “4 your eyes” ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Öncelikle bu keyifli röportaj için teşekkür ediyorum. Yayımlanmaya başladığı günden beri çizgisini koruyan ve bu alan için elinden geleni yaptığını düşündüğüm “4 your eyes” dergisi, sektörün nabzını tutmaya devam ediyor. Derginizin bu bağlamda çok fonksiyonel olduğu kanısındayım. Bunun için de ayrıca teşekkürlerimi iletiyorum. Hayata “optimist” (İyimser) bakın.

Nisan 2019