Röportaj
ARCANA OPTİK

ARCANA OPTİK

SİLMO İSTANBUL ARTIK GENİŞ BİR TABANA HİTAP EDİYOR; BU DURUM BİZ TOPTANCI FİRMALARIN POTANSİYEL MÜŞTERİLER İLE İLETİŞİM KURMALARI AÇISINDAN VE SEKTÖRE ÇOK BÜYÜK FAYDALAR SAĞLAMAKTADIR.

Merhaba İlker Bey… Okurlarımıza kendinizi biraz tanıtıp, sektöre nasıl başladığınızdan bahsedebilir misiniz?
Üniversite yıllarından başlayacak olursak şayet, ben Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği mezunuyum. Üniversite yıllarından sonra hayata atılmak adına Boğaziçi Üniversitesi Snowboard takımından arkadaşlarla ithalat amaçlı bir firma kurmaya karar verdik ve ilk olarak yurtdışında katıldığımız bir ayakkabı fuarında dünyaca ünlü Melissa ayakkabı markasını ülkemize getirdik. Gözlük sektörüne ilk başlangıcımız ise RetroSuperFuture markasıyla gerçekleşti. Sonraki yıllarda optik sektöründeki gücümüzü, başka gözlük markalarının da distribütörlüğünü alarak artırdık. Şu anda 3 önemli gözlük markasının distribütörü olarak sektöre hizmete devam etmekteyiz.

Markalarınızın karakteristik özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Markalarımızın en önemli karakteristik özellikleri, tasarımcıların hayal güçlerini barındırması ve belli dönemlerde kendilerinden fazlaca söz ettirmeleridir. Gözlük modasına yön vermek, trendleri belirleyen markaların başında gelmek için gözlüklerdeki farklı tasarımları doğru lokasyonlar ile buluşturmamız çok önemli ve biz bunu başarıyoruz.

Ülkemizde gözlük modasına yön veren firmalardansınız. Markalarınıza ait koleksiyonları seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Üretilmeyeni bulmak en büyük amacımız. Son kullanıcı her zaman farklı arayışlar içerisinde. Biz de Arcana olarak her zaman farklı ve özel koleksiyonlar oluşturmaya çalışıyoruz.  Dünyaca ünlü tasarımcıların koleksiyonları her zaman önceliğimiz oluyor. Böylece kendi pazarımıza modayı farklı, doğru ve özel bir şekilde sunuyoruz.

Arcana Optik, 10 yılı aşan tecrübesiyle markalarına yenilerini eklemeyi ya da kendi markalarını oluşturmayı düşünüyor mu?
Her zaman sektöre yön veren markalar arayışımız devam ediyor. Bu sebeple her sene yurtdışı fuarlarına ziyaret ediyoruz ve PR firmalarını yakından takip ediyoruz. Kendi markamızı oluşturma fikri ise şu an için planlarımız dahilinde değil.

Arcana Optik olarak marka bilinirliğini arttırmak için hangi tanıtım ve pazarlama yöntemlerini kullanıyorsunuz?
Biz kendi bünyemize marka dahil ederken dikkat ettiğimiz önemli detay yurtdışında yapılan PR çalışmaları. Türkiye de bir markanın duyulma gücü, yurtdışında ki pazarlama çalışmalarından geçiyor. Bunun üzerine, firma olarak katacağınız ve yaptığınız her çalışma, projenizi daha güçlü kılıyor. Kendi yaptığımız çalışmalar arasında Türkiye’de kitlesi bize hitap eden dergilerde bültenler, ilanlar yayınlamak ve daha sonrasında Türkiye’de moda ikonu olarak görülen kişilerle yaptığımız reklam çalışmaları ve aktiviteler var.

2019 sezonunda bizleri ne gibi yenilikler ve sürprizler bekliyor?
Koleksiyonlarımız 2019 yılında fazlaca renkli. Adam Selman gibi birçok tasarımcının koleksiyonlarını bu yıl yine modellerimizde göreceksiniz. Deri detaylarının metalle buluştuğu birçok model vitrinlerde yerini alacak.

Lüks segmentteki markaların yeni koleksiyonlarındaki tasarımlar, çoğu zaman diğer imalatçılara esin kaynağı olabiliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Bu konu bizi oldukça üzüyor. Bizim bünyemize dahil ettiğimiz markalar gerçek anlamda butik çalışmalar ve çok özenle hazırlanan koleksiyonlar. Bu süreçte tasarımcının payı, hayal gücü ve markanın yaptığı pazarlama faaliyetleri o kadar uzun bir yolculuk ki, imalatçıların tasarımcılardan kopyalayarak modellerini üretmesi bizce büyük bir emek hırsızlığı. Markalar bir koleksiyon sunarken riskler alıyor. Her model talep görmüyor sonuçta. Bunlardan bazıları halk tarafından kabul ediliyor. O kabul edilen modellerin direk seri üretime geçilip taklitlerinin üretilmesi pazarımızı daraltıyor. Bu da sektörün keyifsiz durumlarının başında geliyor.

Sektördeki tecrübeniz ışığında Türkiye optik sektörünün bugünkü durumunu, gelişimini ve yakın geleceğini nasıl değerlendirirsiniz?
Bugünkü durumu daha önceki soruda değindiğimiz konu olan, imalatçıların koleksiyonları kopyalamasının yaygın olduğu bir dönem olarak görüyorum. Geçmişte de bu durumlar vardı ancak daha azdı. O yüzden orijinal ürünleri satmak daha keyifliydi.  Sektör çok hızlı büyüyor. Bir önceki yıl yaptığınız bir çalışma bir sonraki yıl o kadar ses getirmiyor. Yakın gelecekle ilgili ise Türkiye de ekonominin hızlı değişiminden dolayı değerlendirme yapmak doğru olmaz fakat butik markaların daha da fazla olacağını söyleyebiliriz.

2019 İlkbahar/Yaz sezonu için gözlük çerçevelerinde beklediğiniz renkler, trendler ve yönelimler nelerdir?
Kırmızı, kahve, mavi ve pembe renklerin yoğun olduğu koleksiyonlar göreceğimizi düşünüyoruz. Trendler cat eye modasının devam edeceği yönünde ve asetat gözlükler tekrardan moda olacak bu yıl.

Sizin de katılım gösterdiğiniz Uluslararası Silmo İstanbul 2018 Optik Fuarı bu yıl altıncı kez gerçekleşti. Bu yıl ki fuarı, gelişimini ve sektöre sunduğu hizmetleri nasıl değerlendirirsiniz?
Sektörden birçok insanı buluşturan bir fuar olmasından dolayı katılımcıların ve tabii ziyaretçilerin işini, ciddi anlamda kolaylaştırdığını söyleyebilirim. Fuar geniş bir tabana yayıldığı için bizim gibi firmaların ismini ve markalarını duyurması ve iletişim kurmaları açısından büyük faydalar sağladığı çok açık. Aynı zamanda bizimde rakiplerimizin koleksiyonlarını analiz etmemizi sağladığı için sektörde Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın önemi çok büyük.

10 yıldır optik sektörünün nabzını tutan dergimiz “4 your eyes” ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?
Kendi pazarımızın yeniliklerini her ay görebildiğimiz için sizlere teşekkür etmek istiyorum. Bence sektörel dergiler her alanda çok değerli. 4 your eyes dergisi bu işi çok başarılı bir şekilde yürütüyor.
 

Şubat 2019