Röportaj
İNCİ OPTİK

İNCİ OPTİK

ULUSLARARASI SILMO İSTANBUL OPTİK FUARI, YENİ MODELLERİ VE CAM SEKTÖRÜNDEKİ GELİŞMELERİ BİZE VE MESLEKTAŞLARIMIZA TEK ÇATI ALTINDA SUNUYOR. BU YÖNÜYLE TÜRKİYE’DEKİ OPTİK SEKTÖRÜNE BÜYÜK KATKI SAĞLIYOR.

Merhaba Hikmet İnci... Babanızdan devralıp, eğitimini aldığınız optik sektöründeki hikayenizden okurlarımıza bahsedebilir misiniz?
Merhabalar öncelikle derginizde bizim mağazamıza yer verdiğiniz için teşekkürler. Tüm meslektaşlarımın ve gözlük severlerin yeni yılını sizin aracığınızla kutluyorum. Hikayeme gelince, orta okul ve lise dönemlerim yaz aylarında babama yardımcı olarak geçti. İş ortamındaki müşterilerle olan samimiyeti ve diyaloğu babamdan öğrendim. Eski dönemlerde uygulanan el taşında montaj yapma, elmasla cam kesme, ısıtıcı ile gözlüğe şekil verme becerilerinin hepsini hem ustam hem babam olan Hasan İnci’ye borçluyum. 2000’li yılların başında tam zamanlı olarak çalışmaya başladım. 2004 yılında babamın emekli olmasıyla işin başına geçtim. 2006 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Optisyenlik kursu bölümünden diplomamı aldım. Bu döneme kadar hem alaylı hem okullu olarak geldim.

35 yılı aşkın bir geçmişe sahip İnci Optik’in tek şube olduğunu biliyoruz. Farklı lokasyonlarda yeni şubeler açmayı düşünüyor musunuz?
Şubeleşme konusuna pek olumlu bakmıyorum. Aktif satış içerisinde bizzat kendim bulunmayı sevdiğim için müşterilerimizle direkt diyalog halinde olup tek mağazada bulunmayı tercih ediyorum.

Sirkeci gibi optik sektörünün merkezi sayılabilecek bir yerde mağaza işletmenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Dezavantaj; Sirkeci’de çok fazla gözlükçü bulunduğu için sert rekabet yaşanıyor. Avantaj olarak ise kültürel bir bölge ve kozmopolit müşteri portföyü mevcut ki bu benim en sevdiğim nokta diyebiliriz.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir? Müşterilerinizi bu markalara çeken etkenler sizce nelerdir?
Global ve iç piyasada olduğu gibi mağazamızda en çok satılan marka Ray-Ban. Satış adedi çok yüksek olmayan ancak müşterilerimize sunduğumuz markalara örnek olarak ise Gentle Monster, Matsuda, Dita, Moscot gibi dünya markalarını sayabiliriz.

İnci Optik’i geniş kitlelere tanıtmak için günümüzün vazgeçilmez platformu sosyal medyayı kullanıyor musunuz?
Sosyal medya özellikle satış için aktif olarak kullandığımız söylenemez. Sonuçta çok farklı bir işgücü isteyen platform. Önceliğimiz bire bir satış.

İnci Optik’i bölgesindeki optik mağazalardan ayıran belirgin özellikleri nelerdir?
Bu soruya en net cevap olarak sattığımız markalar ve sunduğumuz hizmet kalitesi diyebilirim. Bölgemizdeki mağazaların sattıkları ürünleri olabildiğince bulundurmayıp ürün farklılaştırmasına gidiyoruz. Ve kaliteyi daima en yukarıda tutmaya çalışıyoruz.

Müşteri memnuniyetini tam anlamıyla sağlamak için satış sonrası nasıl bir strateji uyguluyorsunuz?
Müşterilerimizin 6 ay veya senede 1 defa mağazamıza uğramalarını istiyoruz. Bu sayede gözlükleri ile ilgili bir sıkıntıları varsa giderme ve çözüm bulma yoluna gidiyoruz. Amacımız bu sayede arayı sıcak tutup müşteri memnuniyeti sağlamak.

Yeni markalar, yeni gözlük modelleri gibi optik sektörünü ilgilendiren yenilik ve gelişmeleri nasıl takip ediyorsunuz?
Yenilikleri ve gelişmeleri takip etmek için yurt dışı fuarlarına katılım gösteriyoruz ve Türkiye’deki distribütör firmalardan bu konuda destek alıyoruz. Uluslararası Silmo İstanbul Optik Fuarı da bizim açımızdan seçim ve tercih yaptığımız son yer oluyor.

2019-2020 dönemi için hangi gözlüklerin trend olacağını düşünüyorsunuz?
Son dönemde distribütör firmaların uyguladığı reklam stratejileri satış konusunda trendi oluşturan en büyük etken diyebiliriz. Dizilerde sanatçıların kullandığı markalar satışta öncü konuma geliyor ama genel eğilim olarak metal gözlüklere dönüş olduğunu görüyoruz. Yuvarlak, oval açık renkli camlar çok trend olacak.

Pazardaki rekabet ortamından ve ülkemizin son zamanlarda geçirdiği ekonomik zorluk dönemlerinden zarar görmemek için neler yapıyorsunuz?
Rekabet ortamından sıyrılabilmenin en önemli yolu alternatif markalara ve ikame ürünlere yönelmek ile gerçekleşebilir. Bölgesel olarak ulaşılabilir ürünler satmak rekabet ortamına direkt olarak girmek anlamına gelir ki bu da hiç istemediğimiz bir durum. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik zorluğa gelirsek etkilenmedik demek imkansız. Bu dönemde satışları canlı tutabilmek için elimizdeki ürünlerin fiyatlarını olabildiğince arttırmadan satış yapmak için direnç gösteriyoruz. Tabii ki bu durum yeni ürünlerin gelmesiyle karlılık anlamında para kazanmamızı etkiliyor ve ayakta kalmamızı sağlayan bir döngü haline geliyor. 

Türkiye perakende optik sektörüne baktığınızda, nasıl bir değerlendirme yaparsınız?
Bu soruya üzülerek cevap veriyorum ama meslektaşlarımızın çoğu gelişime ve değişime kapalı. Teknolojik ilerlemeleri mağazalarımıza olabildiğince entegre etmek en önemli nokta. Teknolojik yenilikler satışlarımızdaki kaliteyi ve ciroyu etkileyen en önemli faktör.

13-16 Aralık 2018 tarihleri arasında altıncısı gerçekleştirilen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Türkiye’de düzenlenen fuarlar her geçen sene daha çok gelişim gösteriyor. Uluslararası Silmo İstanbul Optik Fuarı, yeni modelleri ve cam sektöründeki gelişmeleri bize ve meslektaşlarımıza tek çatı altında sunuyor. Bu yönüyle Türkiye’deki optik sektörüne büyük katkı sağlıyor. İlerleyen yıllarda daha da gelişerek büyümesini ve gelişmesini temenni ediyorum.

Optik sektörüne renk ve yön veren “4 your eyes” Optik Magazin Dergisi ile ilgili neler düşünüyorsunuz?
“4 your eyes” dergisi biz optik sektöründe bulunan ve gözlük severlerin dünya ile Türkiye’deki son trendleri takip edebildiği yeniliklerden haberdar olabildiği son derece kaliteli bir platform. Yaptığınız işte büyük bir emek ve çaba var. Başarılarınızın büyüyerek devam etmesini ve daha geniş kitlelere ulaşmasını temenni ederim. 

Ocak 2019