Röportaj
NOKTA OPTİK

NOKTA OPTİK

ULUSLARARASI SİLMO İSTANBUL, TÜM FİRMALARI BİR ARADA GÖRMEK VE İLETİŞİM ZENGİNLİĞİ KURMAK AÇISINDAN HARİKA BİR ŞÖLENDİR.

Merhaba Hakan Bey… Küçük yaşlarınızdan beri optik sektörünün içindeymişsiniz. Biraz kendinizden ve aile geleneği sayılabilecek mesleğinize nasıl başladığınızdan bahsedebilir misiniz?
Mesleğimizle ilgili ilk hatırladığım anım 1984 yılında rahmetli babam Mehmet Özkan’ın açtığı ikinci işletmesinin kurulum hazırlıklarında yaptığım yardımdır. Koliler geliyor boşaltıyoruz-asma tavan yapılıyor ve biz de ustalara malzeme veriyoruz- ilkokul çıkışı işletmeye gidip gözlük ve ilaçları raflarına dizerdik. Rahmetli babam eczacı ve optisyen idi. 80’li yıllarda 4-5 işletmeyi aynı anda yönetmiş bir uzmandı. Hem babam ile aynı mesleği paylaşmam; işletmemizin de iki meslek bir arada olma niteliği bana derin bilgiler sağlamıştır. Ben 1979 Ankara doğumluyum. İşletme ve optisyenlik bölümü mezunuyum. Aynı zamanda 16 yıllık deneyimimle uzak doğu dövüş sanatları eğitmeniyim. İngilizce, Fransızca ve (orta düzeyde) slav lisanlarını konuşmaktayım. Mesleğimizi 1999 yılı üniversite 1. sınıftan beri icra etmekteyim. Üniversiteye başladığımda boş zamanlarımı değerlendirmek istedim ve babama bir firmada çalışmak isteğimi dile getirdim. Kendisi de başka yerde çalışacağıma gel kendi işletmemizde çalış dedi. Onun “Ben akıntıya karşı buraya kadar kürek çektim, oğlum al kürekleri buradan yola devam et. Eğer başka bir mesleğe geçersen benim başladığım yerden başlar yine buraya kadar kürek çekersin.” sözü hala kulaklarımda. Bu söz bana ilham vermiş ve hala devam etmekteyim. Bu sözden sonra da babam hastalandı ve mücadelesi 2009 yılına kadar sürdü. Ben de iş hayatıma önce kendi isteğim ve sonrada mecburi ailevi devamlılık ve maddi-manevi yük ile sürdürdüm.

Bildiğimiz kadarıyla üç mağazanız bulunuyor. Mağazalarınızın lokasyonlarını nelere dikkat ederek belirlediniz? Cadde üstü ya da avm sizin için önem taşıdı mı?
İlk mağazamızı babam açtığı için semte ben karar vermedim. Ama bu dükkanımız hareketli bir semtte, hastane yanında seçilmiştir. İkinci dükkanı açmaya 2007 yılında karar verdim ve de günün şahsi koşullarına göre ayrı bir semtte açmaktan çekindim. Bu yüzden ilk dükkanımıza çok yakın bir şube açtım. Hem aynı semt hem hastane yanı hem de 2 adım ile kolay yönetilebilme değerlerini baz aldım. Avm’de mağaza açmayı hiç bir zaman doğru bulmadım. En ufak bir krizde değerli olanın değersiz konuma düşebileceğini gördüm ve uzak durdum. Üçüncü mağazamı ise 2017 yılında açmış bulunuyorum. Ortalama 10 yılda bir şube açtım, her ne kadar dışarıdan işletme üstüne işletme açıyor gibi gözüksem de, bunlar zamanı gelmiş genişlemelerdir. Doğru orantıda ve kalıcı büyüme yaklaşımındayım.

Merkez mağazanızı açtıktan sonra yeni şubeler açmaya nasıl karar verdiniz? Başka şubeler açmayı da düşünüyor musunuz?
Başka şubeler açmayı gerekli kriterlerim oluşmadığı sürece kesinlikle düşünmem. Gereksiz bir dükkan tüm dükkanlarımı sekteye uğratabilir. Ben ticareti keyifle yapmayı seviyorum. Özel hayatımın önüne geçen bir işletmeciliğin zaman-hayat hırsızı olduğunu düşünüyorum. Merkez mağazamızdan sonra bir şube açmayı ve devamını getirmeyi mesleğimde niteliklerimi ilerletmek olarak gördüm ve de öyle oldu, umarımda devamı olacak.

Mağazalarınızda bulunan markaları seçerken özellikle dikkat ettiğiniz unsurlar nelerdir? Marka çeşitliliği sizin için önemli mi?
İşte benim sorum geldi. Benim bu meslekte en önem verdiğim husus ürün çeşitliliğidir. Bütün enerjim bu çeşitliliği sağlamakla geçer. Yalnız bu her yiğidin harcı değildir. Çünkü bu ürün gamı için görsel hafızası kuvvetli, yeni modanın kokusunu çok önceden alan, sanat ruhlu estetik sahibi, şahsi karizma ve bilgi sahibi, tekerrür kreasyonları eleyen, Anadolu yüz tiplerine ve isteklerine hakim ve de işletmesinde bunları sirküle edebilen nitelikte kişi olmak gerekir. Bu saydıklarım beraber yönetilebilirse işte bu işletme bir butik sıfatına taşınabilir.

Nokta Optik satış sonrası hizmete ne kadar önem veriyor, bu konuda neler yapıyorsunuz?
Satış sonrası hizmet satış öncesinde müşteri ile başlar. Sizin kaliteli duruşunuz satış sonrasında da müşterinizin garanti vs isteklerindeki üslubuna yansır. Satılan malın narin bir ürün olduğunu ve de kolay bozulabilecek bir ürün olduğunu müşteriye aktarmak gerekir. Bir de kalitesi düşük ürünlerden kesinlikle uzak durmak lazımdır. Ucuz gözlüğün hem müşteriye hem de uzun vade de işletmeye zararı vardır. Bizim garanti ve tamir departmanımız vardır. Her gözlük kayda alınır ve distribütörlerde takibi sağlanır.

Mağazalarınızda yaptığınız yenilikler ve kampanyalar hakkında müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz? Sosyal medyayı etkili kullanabiliyor musunuz?
Genel olarak kampanyalara karşı bir yapım vardır. Sebebi ise çok eski bir müşteri portföyüne sahip olmamdır. Eğer bir müşterimin aldığı ürünü 3 ay sonra dükkanımızda kampanyada daha uygun bir fiyata satıldığını görmesi bana olacak güveni azaltacaktır. En iyi tanıtımı bana değerli müşterilerim sağlamaktadır. Onlar benim canlı billboard’larımdır. Buna da elimden geldiğince en iyi şekilde sahip çıkmaya çalışıyorum. Unutmayalım bir müşteri bir ticari hayat zarfında bize 18 müşteri getirirmiş. Bu yüzden uzun vadeli kampanyalar daha doğrudur. Yenilikleri ise sosyal medya aracılığı ile duyurmaktayım. Olabildiğince sosyal medyayı kullanmaya çalışıyorum. Fakat zaman sıkıntısında dolayı tüm gücümü veremiyorum. Çok etkili bir tanıtım aracı olduğunu düşünüyorum.

Nokta Optik’i bulunduğu bölgedeki diğer optik mağazalardan ayıran temel özellikler ve vasıflar nelerdir?
Kendimi diğer optik mağaza sahibi kişilerden ayrı görmediğim için derinlemesine cevap vermek istemiyorum. Rekabeti iyi yapabilirim ama rekabeti sevmem. Çünkü etiğe önem veriyorum ama bu konuda herkes benim gibi hassas değil.  Yalnız temel bir özelliğim eczane ekolünü de optik işletmeciliği ile beraber yapmış olmamdır. Vasıf olarak da yurt dışı ağımın çok zengin olmasını sayabiliriz.

İstanbul gibi metropol bir şehirde birden çok sayıda mağaza işletmenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Abartmak gibi olmasın avantajından en az 10 kat dezavantajı olduğunu düşünüyorum. Çok dikkat edilmesi ve birçok ihtimalin hesaplanması gerektiğini paylaşmak isterim. Metropol tüketicileri krizlerden çok derin bir şekilde etkilenir. Anadolu şehirlerine kriz rüzgar gibi daha geç ulaşır. Ama metropolde piyasa hemen etkilenir. Çok mal satılır gibi gözükse de masrafları da aynı doğrultudadır. Şu anki bilgi ve deneyimimle bu mesleği küçük şehirlerde yapmak isterdim. Metropollerdeki çıkar ilişkisi oralarda yok, samimiyet var kalıcı müşteri var.

Nokta Optik olarak optik sektöründeki değişimlerin bir parçası olan yabancı perakende zincirleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çoğu sektörde de olduğu gibi bu yabancı kapital sahiplerinin daha büyümek için ülkemizi tercih etmesini üzülerek karşılıyorum. Burada ki asıl konu  “Biz niye başka ülkelere de zincirler açmıyoruz-açamıyoruz?” sorusudur. Ne yazık ki dengesiz satış stratejileri, sırf ciro yapmak uğruna yapılmış satışlar ve kampanyalar güveni azaltmış, yabancı yatırımcılarda bu güven eksikliğini sistemlilik ve kaliteli satış stratejileri-hizmetleri ile yakalamaya çalışmaktadır. Bir an önce optik yönetimi hususunda yenilenmemiz şarttır.

Sektördeki rekabetten zarar görmemek adına ne gibi yöntemler kullanıyorsunuz?
Ürün yelpazemin çeşitliliği ve farklılığı, rekabetimdeki en büyük dayanağımdır. Yaptığım işe her dakikası ile odaklanmam, 7 günlük mesai tempom ve kalifiye mesai arkadaşlarım rekabetimi kolaylaştırmaktadır. Bir de genel olarak rakiplere değil kendine odaklanan bir yapıya sahip olmam taklitçiliği ortadan kaldırmış, müşterilerimde farkındalık yaratmıştır. Müşterilerime verdiğim servisin kalitesi de bizim tercih edilme sebebimizdir.

Sektöre yıllardır hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının arttırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Gözlük kullanımının arttırılmasının tamamen aile eğitimine bağlı olduğunu ve bu bilincin okullarda verilmeli gerektiğini diye düşünüyorum. Aynı zamanda devletimizin kamu mesajlarıyla tanıtımı desteklemesi gerekmektedir. Halkımızın da zihnini daha faydalı konulara kanalize etmesi gerekiyor. Ekonomik sorunlardan dolayı ucuza kaçma durumu da bence halkımız açısından çok yanlıştır. Keşke herkes en iyi teknolojik ürünü alabilse ve kullanabiliyor durumda olsa.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Yurt dışı fuarları çok uzun zamandır takip ediyorum. Ağabeyim Fransa/Paris’te yaşadığı için sene de bir kez yaptığım seyahatimi fuara denk düşürüyorum. Fuarlarda sadece ürünlere ve yeni markalara bakmaktan öte şirket sahipleri ve de tasarımcıları ile tanışma şansı yakalıyorum. Sattığım ürünün üreticisi tarafından ürünün hangi duygu ve düşüncelerle yapıldığını bilmek, son tüketiciye teslimatta aktarım bana keyif veriyor. Ürünü alan müşteri ise keyif ile ürünü kullanmakta ve dolaylı yoldan reklamımı yapmakta. Bunlar sadece fuarlardan elde edilecek donanımlardır.

2018-19 sezonu gözlük trendleri hakkında neler söylemek istersiniz?
Çocukluktan beri gözlük sektörünün 80’lerden 2010’lara kadar trendlerini aklında tutan haiz bir kişi olarak bu son 3-4 seneyi gözlükçülüğün altın çağı olarak görüyorum. Çünkü yabancı genç ve farklı tasarımcılar bu sektöre ağırlıklarını vermiş durumdalar. Tüm dünya da gözlük insanların kişiliğini, tercihlerini ve stilini yansıtır durumda bir algıya dönüşmüştür. Tabii ki de bu algıyı bilinçli firmalar üretime dökmüş ve karşımıza harika ürünler olarak yansımışlardır.

30 Kasım-03 Aralık tarihleri arasında beşincisi gerçekleşen Uluslararası Silmo İstanbul 2017 Optik Fuarı ile ilgili düşünce ve yorumlarınız nelerdir?
Yenilik her zaman iyidir ve kazandırır. Yurt dışına çıkamayan, toptancılara kolay ulaşamayan şehirlerimizdeki meslektaşlarımız için Uluslararası Silmo İstanbul Optik Fuarı çok önemli bir yer tutmaktadır. Aynı zamanda fuar, tüm firmaları bir arada görmek ve iletişim zenginliği için harika bir şölendir. Devamını dilerim ve de meslektaşlarımdan fuara yönelik daha takipçi ve fuardan daha talepkar olmalarını beklerim.

10 yıldır optik sektörünün lokomotifi olmayı sürdüren dergimiz “4 your eyes” hakkında neler söylemek istersiniz?
Derginizin son derece başarılı olduğuna inanıyorum. Sektöre büyük katkısı olan ve kaliteli bir sunumla kendini yenileyen özel bir dergidir. Tüm ekip arkadaşlarınıza emeklerinden dolayı teşekkürlerimi sunar, başarılarınızın devamını dilerim.

 

Ağustos 2018