Röportaj
OTTICA OPTİK

OTTICA OPTİK

SILMO İSTANBUL OPTİK FUARI, HER YIL BİR ÖNCEKİ YILDAN DAHA KEYİFLİ VE ÜZERİNE KOYARAK BÜYÜYOR

Merhaba Ersan Bey, kendinizi biraz tanıtıp optik sektörüne giriş hikayenizi bizlerle paylaşabilir misiniz?

Merhaba, 1978 Gaziantep doğumluyum. Ortaöğretim eğitimimi Gaziantep’te tamamladıktan sonra yükseköğrenimimi İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde tamamladım. Evli ve iki çocuk babasıyım. 2001 yılında şehrime döndüğümde ağabeyim ve kuzenlerim tarafından yıllardır sürdürülen gözlükçülük mesleğiyle tanıştım. O günden beri sektörün içerisindeyim. 

Bildiğimiz kadarıyla bir mağazanız bulunuyor. Yeni şubeler açmayı düşünüyor musunuz?

Evet, Ottica henüz tek şube. Ancak yolun çok başındayız. Daha çok yol almamız gerekiyor. Biz şubeleşmek ve büyümek için doğru adımlarla ilerlemek istiyoruz. Ottica tek şube olmasına rağmen kısa sürede kurumsal kimliğini aldı. Umarım kısa süre sonra bu sohbeti diğer şubelerimizden birinde gerçekleştirme fırsatımız olur.

Mağazanızın konumunu belirlerken ne gibi unsurlara dikkat ettiniz? AVM içerisinde ya da cadde üzerinde mağaza sahibi olmanın avantajları ve dezavantajları sizce nelerdir?

Farklı bir projeniz varsa, konumundan tasarımına en küçük ayrıntısına kadar farklı olması gerektiğini düşünüyoruz. Ottica, diğerlerinden çok farklı! Bizim seçmiş olduğumuz konum ne AVM ne de yaya trafiğinin çok olduğu bir bölge değil. Öyle bir tercihimiz olsaydı, diğerlerinden bir farkımız kalmazdı. Bizim seçmiş olduğumuz lokasyona müşterilerimiz sadece Ottica için geliyor.

Ottica Optik’te marka çeşitliliğine önem veriyor musunuz? Mağazanızda sunduğunuz ürünleri seçerken dikkat ettiğiniz noktalar nelerdir?

Tabii ki önemsiyoruz. Belirlemiş olduğumuz müşteri portföyünün arz ve talepleri doğrultusunda ürünlerimizi seçiyor ve sunuyoruz. Şahsına münhasır bir bölgede yaşıyoruz. Moda takibi kadar gelenekçi yapımızı da göz önünde bulunduruyoruz. 

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir? Müşterilerinizi bu markalara çeken etkenler nelerdir?

Bizim kısa sürede kazanmış olduğumuz kimlik, Ottica’yı marka haline getirdi. Müşterilerimizin bize güveninin sonsuz olduğunu düşünüyorum. Ama marka adı söylememi isterseniz; optik için Lindberg ve Flair, güneş gözlüğü için bu yıl Tom Ford, Fendi, Dior ve Gucci’nin yıldızları çok parlak.  

Müşterilerinize satış sonrasında ne gibi hizmetler sunuyorsunuz?

Bizi en farklı kılan konulardan bir tanesi de satış sonrası sunduğumuz hizmettir. Ottica bünyesinde sadece bu işler için kurulmuş birimimiz var. Dönen arızalı gözlüklerin takibi, yapılması gerekenler ve bu süreci en iyi şekilde yönlendiren bir ekibimiz var. Müşteri memnuniyeti bizim için sadece satışla değil, satış sonrası da çok önemli.   

Ottica Optik’le ilgili yenilikler ve kampanyalar için nasıl bir tanıtım stratejisi uyguluyorsunuz? Örneğin sosyal medya sizin için etkili bir tanıtım platformudur diyebilir miyiz?

Mevzuta uygun olarak, açık hava reklamlarından faydalanıyoruz. Ama sosyal medyanın gücünü hepimiz biliyoruz. Instagram, Facebook, Twitter hatta Snapchat uygulamalarında hesaplarımız var. Günlük paylaşımlarla son kullanıcıya ulaşıyoruz.  

Ottica Optik’i bölgedeki diğer mağazalardan ayıran özellikleri nelerdir?

İnsan hayatında yer alan en büyük iki temenni bizim yola çıkma nedenimiz; sağlık ve mutluluk. İnsanların iyi görmesi ve Ottica’dan mutlu ayrılması en büyük arzumuz. Dünya markalarını bünyemizde bulundurmak, bu ürünlerin en doğru şekilde tüketiciyle buluşmasını sağlamak, kişileri ihtiyaçları doğrultusunda yönlendirmek bizim için mutluluk. Bu yönlendirmelerde sadece tecrübemiz değil, teknolojiyi de en iyi şekilde kullanıyoruz. Akıllı yapı teknolojisi kullanılan mimari yapımızın yanı sıra, optik çerçeve ve güneş gözlüğü seçimlerinde akıllı ayna, optik gözlüklerde; wertex, popüla, yükseklik mesafesi ölçümlerinde odak terminal teknolojisi şehirde sadece Ottica’da mevcut. Ayrıca ben ve ekibim ikili ilişkilerimizde samimiyeti ilke edindik. Tabii ki para kazanmak için açılmış ticari bir kuruluşuz. Ancak bizim önceliğimiz “Güven” ki bu da samimiyetle oluşuyor. 

Sizce yabancı perakende zincirleri optik sektörünü nasıl etkiliyor?

Etik davranan, haksız rekabete yol açmayan ve sektöre saygınlık kazandıran her kuruluşu biz destekliyoruz. Yenilikçi olmak, sektöre ivme kazandırmak hepimizin çabası. Yerli ve yabancı sermaye olarak bakmıyoruz biz işe, sektör adına yapılmış iyi yatırımların sonuna kadar arkasındayız. 

2018 İlkbahar/Yaz sezonundaki gözlük trendleri hakkında neler söylemek istersiniz?

Bu yıl 80’lere yeniden dönüyoruz. Cat Eye formlar, geniş siyah asetatlar yeniden vitrinde. Bu arada büyüyen gözlükler kadar küçülen round metal ve asetatları da unutmamak gerek. Renkli bir sezon bizleri bekliyor. 2018 yılı umarım sektör için iyi bir yıl olur.  

30 Kasım-03 Aralık 2017 tarihleri arasında beşincisi gerçekleşen Uluslararası Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Her yıl bir önceki yıldan daha keyifli ve üzerine koyarak büyüyen bir etkinlik haline geldi. Amatör ruhunu geri bırakıp, profesyonel anlamda sektörde Avrupa ve Türkiye arasında köprü oldu. Her yıl onca firmayı tek çatı altında perakendeciye ulaştırmak, o firmaların ürün sergilemede göstermiş oldukları çalışmalar ve fuaye alanında ki görsel yapı, bizlere keyifli bir iş ortamı sağlıyor.

Optik sektörüne 10 yıldır hizmet eden dergimiz “4 your eyes” ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Sektör dergileri, o sektörün gelişimi ve saygınlığı için çok önemli. “4 your eyes” 10 yıldır bu görevi üstlenmiş durumda. Şahsınıza ve nezdinizde tüm ekibinize teşekkür ediyoruz.  

Nisan 2018