Röportaj
DİTA İTHALAT

DİTA İTHALAT

KALİTELİ HİZMET = MEMNUN MÜŞTERİ

Hem çalışma arkadaşlarımla hem müşterilerimle samimi ve dürüst bir aile ortamında ticaret yapmayı tercih ediyorum. Kurumsallık bana biraz uzak bir kavramdır. Bana herkes 7/24 ulaşabilir, gerekirse koli yaparım, gerekirse teknik servis… Kaliteli hizmetin birinci kuralıdır ve doğal olarak bir güven ortamı sağlar. Yani “Kaliteli hizmet = Memnun Müşteri”

Sayın Sarven Temizel, uzun yıllardır optik sektörüne hizmet verdiğinizi biliyoruz. Okurlarımıza biraz kendinizden ve optik sektörüne girişinizden bahsedebilir misiniz?

Merhaba… Asıl mesleğim makine mühendisliğidir. Üniversitedeki ilk yıllarımdan itibaren stajyer olarak başladığım Alarko firmasında, sekiz yıl kadar makine mühendisliği yaptım. Optik sektörü ile tanışmam, nişanlılık yıllarım olan, Tarlabaşı Tüyap Optik fuarları yıllarına dayanır. Kayınpederim Yervant Ütücü’nün firması Dita Kollektif Şirketi’ni devraldıktan sonra, 16 yıl kadar Weco Optik makinelerinin Türkiye distibütörlüğünü yaptım. Evet… Ne alaka… Makine mühendisliğinden çerçeve toptancılığına… İkinci üniversitem olarak nitelendirdiğim Dita Kollektif şirketinin 1960’lı yıllardan süregelen optik pazarında sahip olduğu potansiyel tecrübeyi, sektörümüzün kıdemlileri çok daha iyi bilirler. Rodenstock çerçeveler, camlar, fokometreler, pupilametreler, merkezlemeler, makineler derken ikinci üniversitemi bitirdiğimi farkettim. Sektörün mutfağında 16 yıl geçirdikten sonra artık salona, yani ön taraftaki vitrine geçmeye karar verdim. Çerçeve toptancılığı, sektöre başladığım pozisyon ve yaptığım meslek itibarıyla yani optik makine satış ve servisi ile pek bağdaşmayan, çok farklı bir branş idi.  Evet çerçeve bilgisine sahiptim ama bambaşka bir alana, moda ve tasarım sektörüne geçiş yapıyordum. Bunun için sektöre yıllarını vermiş birinden, Ser Optik Nurhan Ütücü’den yardım almam gerektiğini biliyordum. Sağ olsun yardımlarını hiçbir zaman esirgememiştir ve halen ticari birlikteliğimiz devam etmektedir. Aracılığınızla kendisine bir kere daha teşekkür ediyorum.

Dita İthalat’ın yapısı, çalışma biçimi, vizyonu ve gelecek için planlarından bahsedebilir misiniz?

Dita Kollektif, 1960’lardan gelen, Doğubank’ın altıncı katında herkese kapısı açık, samimiyeti ve dürüstlüğü tek ölçüt olarak belirlemiş bir aile firmasıdır. Ben böyle bir şirket ortamından geldiğim için hem çalışma arkadaşlarımla hem müşterilerimle samimi ve dürüst bir aile ortamında ticaret yapmayı tercih ediyorum. Kurumsallık bana biraz uzak bir kavramdır. Bana herkes 7/24 ulaşabilir, gerekirse koli yaparım, gerekirse teknik servis… Kaliteli hizmetin birinci kuralıdır ve doğal olarak bir güven ortamı sağlar. Yani “Kaliteli hizmet = Memnun Müşteri”dir. Çerçeve toptancılığı konusunda henüz üç seneyi geride bıraktım. Gelecek için planlarımın ve ideallerimin başında, emin ve sağlam adımlarla büyümek geliyor. Nasıl ki Dita İthalat senelerce Türkiye optik sektörüne makine ve cam konusunda liderlik yaptı, şimdi ve ileride de çerçeve konusunda bu vizyonunu devam ettirecektir.

Dağıtım ve pazarlamasını sürdürdüğünüz markaların tasarım markalar olduğunu görüyoruz. Tasarım markaları ülkemize getirmeye nasıl karar verdiniz?

Tasarım ruhu; fabrikalaşmış ve robotlaşmış tekdüze çizgilerden sıyrılıp, tamamıyla kendi hislerini çizgilerine yansıtan ve hayata geçiren, sıra dışı, tarifi mümkün olmayan bambaşka bir ruhtur. Bunu görüp yaşadığım için söylüyorum, çünkü her üç markamın tasarımcıları ile sürekli iletişim halindeyim. Sanki benim ruhumu yansıtıyor gibi. İthalatını yapıp ülkemiz kullanıcılarının beğenisine sunduğumuz gözlüklerin, ilk önce bana heyecan vermesi gerekir. Tasarımcının heyecanını gözlükçüye ve dolayısıyla son tüketiciye ulaştırmak çok önemlidir ve bu bizim görevimizdir. Ziyaret ettiğim mağazalarda hep böyle bir heyecanın eksikliğini hissediyordum. Artık yurt dışı fuarlarda gördüğüm yenilikleri ülkemize getirmek istiyordum. Teknolojinin yanı sıra, tasarım ve modayı yakından takip etmeye başlamıştım. Optik makine satışından çerçeve toptancılığına, yani arka atölyeden ön vitrine çıkma kararını tam da bu noktada aldım.

Dita İthalat’ın koleksiyonlarını mercek altına almak istersek hangi markalarla karşılaşırız? Markalarınızın karakteristik özellikleri nelerdir?

Çerçeve toptancılığına başladığım ilk markam Massada’dır. Bu markanın gelişimini tam üç sene boyunca takip ettim. Sıra dışı ve kaliteli tasarım çizgisine sahip, altyapısı görsel ve sanatsal açıdan çok kuvvetli bir marka... Tasarımcısı “American Art Academy”i birincilikle tamamlamış Polonyalı bir sanatçıdır. Polonya’da başlayan markalaşma yolundaki büyüme hikayesi İsviçre’de Massada Switzerland olarak devam etmektedir. Tasarladığı gözlükleri, Japon Takiron vintage astetat ve 18K gold kaplamalı Japon beta titanyumundan, el yapımı olarak üretmektedir. Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu’da sanatsal faaliyetleri ile tanınmış marka, ülkemizdeki üçüncü yılında çok tercih edilen gözlük modelleriyle vitrinlerdeki yerini almaya devam etmektedir. İkinci markam; For Art’s Sake’dir. Menşei İngiltere olan marka, üç sene üst üste London Fashion Week Tasarım Ödülü’nü kazanmıştır. Adından da anlaşılacağı gibi “Sanat için” sanat uğruna tasarımlar yaratan sıra dışı bir çizgiye sahip bir markadır. Tasarımcı kendisini “imperfectionist” yani; yaratıcı, yenilikçi, deneysel, yeni ve orijinal bir şey elde etmek için kusurlu görünen korkusuz kişi olarak nitelendirir. For Art’s Sake sürekli kendini yenileyen yaratıcı modelleri ile çok kısa zamanda tüm dünyada ve ülkemizde ünlülerin tercih ettiği bir marka haline gelmiştir. Üçüncü markam ise; Fleye’dir. Menşei Danimarka olan marka, karbon fiber ve titanyum malzemelerden oluşan optik ve güneş gözlükleri üretmektedir. Fleye, her yaşa hitap eden klasik modelleri, yenilikçi özellikleri ile birleştirip, farklı materyal ve teknolojileri tercih edenlerin markası oldu.

Markalarınızı belirlerken uluslararası trendleri ve fuarları takip ettiğinizi biliyoruz. Koleksiyonlardaki modelleri ve renkleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?

Markalarımı seçerken, sıra dışı tasarımlara sahip bir çizgisi olmasına, ülkemiz insanının yüz yapısına, yaşam ve giyim tarzına uygun olmasına dikkat ediyorum. Yurtdışı fuarlarını ziyaret etme amacım; koleksiyonu, vizyonu ve şirket profili ile markalaşma yolunda ciddi emekler harcamış, tabiri caiz ise yeni parlayan yıldızı bulup ülkemiz kullanıcıların beğenisine sunmaktır. Tabii sadece kullanıcıların beğenisine sunmak yeterli değildir. Markalarınızın pazardaki kalıcılığını ve devamlılığını korumak için çok iyi bir pazarlama ağına ve çok güçlü bir teknik servis departmanına sahip olmanız gerekmektedir.

Bünyenizdeki markalara yenilerini eklemeyi düşünüyor musunuz? Dita İthalat ile ilgili olarak bizi ne gibi sürprizler bekliyor?

Çerçeve toptancılığı sektöründe henüz üç sene oldu. Adım adım çıkmak lazım basamakları ve sindirerek büyümek lazım, yoksa bir de bakmışsın ki üçer beşer çıktığın basamaklara ayağın takılmış düşmüşsün… Sektördeki değerli meslektaşlarımdan aldığım olumlu geri dönüşler doğrultusunda, distribütörlüğünü yapmakta olduğum markalarımın artık piyasada iyi bir yere sahip olduğunu ve yenilerinin de eklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Tabii ki dediğim gibi adım adım…

Markalarınızın bilinirliğini ve satışları arttırmak için nasıl bir tanıtım ve pazarlama stratejisi uyguluyorsunuz? Sosyal medya Dita İthalat için önemli mi?

Marka bilinirliğini arttırmak için sosyal medya tabii ki çok önemlidir. Ama fuarlar ve özel organizasyonlar da bir o kadar önemlidir. Gerek fuarlar ve müşteri ziyaretleri ile yüz yüze gerçekleşen sıcak temaslar, gerekse reklamlarla akılda kalıcılık pazarlamamızı destekleyen en önemli unsurlardır. Pazarlama stratejimizde en önemsediğimiz ve distribütörlüğünü yapmakta olduğumuz markalarla da hemfikir olduğumuz konu; bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de istikrarlı ve güven verici bir fiyat politikası uygulamak ve böylece hem meslektaşlarımızı hem de son tüketiciyi korumaktır. Kullanıcı Massada, For Art’s Sake veya Fleye markalarından herhangi birini, her satış noktasından aynı fiyata tedarik edebilmelidir. Bu konu sadece son kullanıcı için değil, ürünü satan meslektaşımız için de çok önemli bir avantajdır. Fiyatın net ve sabit olması ve satıcının bu şekilde dile getirmesi, sektörde bir güven ortamının oluşmasını sağlar. Toptancı olarak pazarlamanın başlıca kuralı; müşterinizin güvenini kazanmak için dürüst ve samimi olmaktır, başta bahsettiğim gibi… Kendinizi müşterinizin yerine koyarak, ürün seçiminden, satışına, satış sonrası teknik desteklerden son kullanıcı memnuniyetine kadar elinizden gelen desteği vermek pazarlama stratejimizdir. Yani kısacası bayimizin çalışanı oluyoruz. Bir seferlik değil uzun soluklu ticari ilişkiler, her iki tarafa da hep kazandırır.

2018-2019 sezonu gözlük trendleri, renkleri ve yönelimleriyle ilgili neler söylemek istersiniz?

İnsanlar hep daha iyisini, daha güzelini, daha yakışanını, daha yenilikçisini, daha rahatını aradıkları sürece tasarımcılar da yenilikler tasarlamaya, biz de onları takip etmeye devam edeceğiz. Çünkü toplumdaki herbir kişi, sabah uyanınca ilk kendi yüzünü görüyor aynada ve evden çıkarken de yüzüne en yakışanı takıp çıkmak istiyor. İnsanın yüzü kendi egosudur; dolayısıyla yüzüne taktığı aksesuar, kıyafetinden, bileklerindeki takılardan veya ayakkabılarından daha öncelikli sıradadır ve bunun yazı kışı, gecesi gündüzü kalmadı artık… Dolayısıyla yüzünde taşımak için en iyisini istemek en doğal hakkıdır bence... Eskiden gözlükçülük sektörü modayı takip eder, ilerleyen moda şartlarına uygun gözlükler tasarlamaya çalışılırdı. Artık günümüzde optik sektörü modaya yön veren çok büyük bir sektör haline gelmiştir. Çünkü gözlük, bir sağlık gereci olmasının önüne geçmiş ve insanların kimliklerini belirleyen, kıyafetlerini tamamlayan bir moda aksesuarı haline gelmiştir.

Optik sektöründe önemli bir tecrübeye sahip biri olarak yurtiçi ve yurtdışı sektörel gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Optik sektörünün geleceği ile ilgili neler düşünüyorsunuz?

Büyük zincir mağazalar, fabrikasyon ve benzeri olan dünyaca ünlü markaların ürünlerini tabii ki satmaya devam edeceklerdir. Ancak öte yandan butik konsept mağazacılık, yurtdışında olduğu gibi ülkemizde de yaygınlaşmaya devam edecektir. Şunu da ifade etmek isterim ki; butik mağazacılık demek, sadece butik ürünler satmak demek değildir. Sunduğunuz hizmetin farklılığını ve kalitesini en üst seviyede tutarak, misafirlerinizin isteklerine maksimum seviyede cevap verebilerek butik konsept mağazacılığı yapabilirsiniz. Çünkü artık insanlar butik mağazacıdan hep bir farklılık, sunumlarında hep bir ayrı ilgi bekliyor, ayrıcalıklı olduğunu hissetmek istiyor. Bu kaliteli hizmeti aldığını hissettiği zaman zaten karşılığını da ödemeye hazırdır.

30 Kasım-03 Aralık 2017 tarihleri arasında gerçekleşen Uluslararası Silmo İstanbul Optik Fuarı’nı hem Dita İthalat hem de optik sektörü adına nasıl değerlendirirsiniz?

Silmo İstanbul, benim için her sene giderek büyüyen bir fuar organizasyonudur. Her fuarda bunu olumlu bir şekilde hissediyorum. Stratejik olarak Ortadoğu ve Avrupa optik sektörünün buluşma noktası olmaya başladığı da aşikardır. Katılım açısından çok verimli ve etkili bir fuar oldu bizim için… Katılmaktan duyduğum mutluluğu da fuar standıma yansıtmaya çalıştım zaten... Sıradan bir stand ile katılmak yerine, gerçekten firma kimliğimizi yansıtabildiğimiz bir ortam yaratmak, her sene yeni bir konsept belirlemekten keyif alıyorum.

Optik sektörünü uzun süredir hizmet veren “4 your eyes Optik Magazin Dergisi” hakkındaki görüş ve düşünceleriniz nelerdir?

Her sektör, kendi iç dinamikleri ile istenilen güce ulaşabilir. Bu devirde, üretim ve teknoloji ne kadar önemli ise de bu üretilen ürünlerin tüketici ile buluşturulabilmesini sağlayan iletişim sektörü de o kadar önemlidir. “4 your eyes” bu açıdan sektörümüzün iletişim gücü olmuş ve gün geçtikçe kendini uluslararası arenaya taşımaya başarmıştır. Sektöre ait gelişmeleri detaylı bir şekilde takip etmek isteyenler için vazgeçilmez bir kaynak olmaya devam etmektedir. Optik sektörü trendlerini ve güncel gelişmeleri takip ettiğim en öncelikli yayın diyebilirim. Sizleri sektöre sağladığınız dinamizm, heyecan, katkı ve başarılarınızdan dolayı tebrik ediyorum.

 

Nisan 2018