Marka Hikayesi
YOHJI YAMAMOTO

YOHJI YAMAMOTO

Yirminci yüzyılın sonlarında ve yirmi birinci yüzyılın başlarındaki en büyük moda tasarımcılarından Yohji Yamamoto, hem sanatında bir usta hem de iflah olmaz bir hayalperest… Yohji Yamamoto 3 Ekim 1943’te Tokyo’da doğdu. Yamamoto, 2. Dünya Savaşı’nda Mançurya’da ölen babasını hiç tanımadı ve dul annesi Yumi tarafından yetiştirildi. Terzilik yaparak ticaret hayatında yer alan annesi için Yamamoto “İyi bir hayat yaşayabilmek ve yeteneklerinin takdir görmesi için annemin cinsiyeti büyük bir engeldi. Girişimlerine devam etse de bu ayrımcılığa karşı içinde daimi bir öfke taşıyordu” dedi. İstediği hedeflere kadın olduğu için ulaşamayan Yumi, oğlunun avukat olmasını istiyordu. Oğlunu bu yönde cesaretlendirmeye çalışsa da Yamamoto Keio Üniversitesi’nden hukuk diploması almasına rağmen hiç avukatlık yapmadı. Tasarımcı olmasının cazibesi onu modaya doğru çekti. 1966’da üniversitedeki çalışmalarını bitirdikten sonra Yamamoto Tokyo’daki ünlü Bunkafukuso Gakuin moda enstitüsünde moda tasarımı eğitimi almaya başladı. Yetenekleri ustalık seviyesinde olmasına rağmen kariyerine 1970’lerde ancak başladı. 1977’de Y’s koleksiyonunu ilk defa Tokyo’da beğenilere sundu. Kendisi gibi Tokyolu olan iş arkadaşı Rei Kawakubo ile ilk yüksek kaliteli kadın hazır giyim koleksiyonunu tasarladı ve 1981’de Paris’te bu koleksiyonu görücüye çıkardı. Bundan sonraki 2 yıl boyunca Kawakubo ile sıra dışı moda anlayışına öncülük ederek çalışmalarını sürdürdü. Kawakubo ve Yamamoto’nun devrimsel estetik anlayışları tüm dünyada büyük yankı uyandırdı. Zira tasarladıkları giysiler bitmemiş gibi görünen, hırpani ve salaş stilleriyle modaya yepyeni bir soluk getirmişti. Yamamoto’nun siyahı ağırlıklı olarak kullandığı bu sıra dışı tasarımları 1980’lerin şehirli estetik değerleri arasında çok beğenilerek önemli bir yer edindi. Yamamoto 1984’te benzer estetik elementleri bir araya getirerek lüks erkek giyim koleksiyonunu da beğenilere sundu.

Yamamoto’nun Estetiği

Kawakubo ve Yamamoto ilk moda koleksiyonlarını 1980’lerde uluslararası düzeyde beğenilere sunduktan sonra Japon tasarımcılar olarak tanımlanmaya başladılar. Bu dönemden itibaren haklarında çıkan her eleştiri yazısında ve koleksiyonlarıyla ilgili her haberde Asyalı kökleriyle bağdaştırıldılar. Yamamoto’nun çalışmaları geçen onlarca yıldan sonra değişse ve evrimleşse de, tasarımcının cinsiyet temelli olmayan, siyah odaklı ve sıra dışı olan estetik anlayışı halen devam ediyor.

Siyahın Vazgeçilmezliği

Moda paletindeki hiçbir renk siyah kadar Yohji Yamamoto’nun çalışmalarında önemli bir yer tutmadı. Yamamoto tasarladığı gündelik kıyafetler, elbiseler ve balo elbiselerinde siyahı dramatik formlara duyduğu sevgiden ötürü kullanmayı tercih etti.

Yamamoto’nun Cinsiyet Anlayışı

Yamamoto’nun kadınlara karşı sevgisi ve duyduğu saygı tasarımlarında belirgin değildi çünkü kıyafetlerinde Batı tarzı cinsiyet belirleyici unsurları kullanmıyordu. Kadınların cinsel obje olarak kullanılmasından açıkça nefret eden Yamamoto, genellikle kadınları erkek giyiminden ilham alan tasarımlarla giydirdi. Tasarımcının cinsiyetler arasında rol değişikliği yapması özünde Japon kültürünün bir parçası ve sanatçılar arasında yüzyıllardır kullanılan bir tema olmuştur. Birden fazla vesileyle Yamamoto’nun erkek giyim defilelerine model olarak kadın seçmesi, cinsel kimlik bulmacasının küçük bir parçasıydı.

Yamamoto’nun Stili

Estetik olarak, Yamamoto’nun tasarımlarına süslemeli bir görünüm kazandıran terzilik teknikleri, geleneksel olmayan Batılı giysi yapım yöntemleri ile aynı zamanda doğal, organik ve kusurlu nesnelerin de güzel olabileceği fikrine bağlıydı. Yamamoto’nun hazırladığı kıyafetlerdeki hacimli kıvrımlar ve kalın kumaş katmanlarına ek olarak, giysilerin iç ve dış kısmı arasındaki açıklık gibi belirgin unsurlar da dikkat çekiyor. Yamamoto’nun tasarımları, serseri modası ve sokak stilinin yükselişine ve bunların yirminci yüzyılın ortalarındaki kentsel bozulma ile olan bağlantısına paralel olarak ilerledi.

Yamamoto’nun Yükselişi

1990’ların ortasına gelindiğinde Yamamoto, çağdaş moda anlayışıyla yaratıcılığını yeniden canlandırdı. Tasarımları on yıl öncesindeki çalışmalarından çok farklıydı, çünkü yeni tasarımlar tamamen tarihsel modların lirik ve geçici unsurlarını taşıyordu. Yamamoto’nun tasarımları sokak tarzı gerçekçilik ve Victoria romantizminin bir karışımı haline geldi ve çağdaş bir anlayışla onları yeniden şekillendirerek yeniden yapılandırıldı. Yamamoto, 2000’li yılların başında kişisel vizyonuyla tasarladığı kıyafetleriyle sanat eserlerine yakın olan giyilebilir kreasyonlar oluşturma yeteneğini kanıtladı. Yamamoto’nun bir düğün teması etrafında oluşturduğu 1999 İlkbahar/Yaz koleksiyonu lansmanı büyük ilgi gördü. Lirik bir sunuşla zenginleştirilen giysilerin ihtişamını tersine striptiz yapan genç bir gelin aracılığıyla sergiledi. Çıplak gelinin çember etekliği, gelinliği, bir çift sandalet, şapka, eldiven ve mantoyu sahnede giydikten sonra eline gelin buketini alması Yamamoto’nun dakikalarca ayakta alkışlanmasını sağladı. Bu koleksiyonun başarısından sonra Yamamoto 2000 yılının Haziran ayında New York’ta Amerika Moda Tasarımcıları Konseyi tarafından yılın uluslararası tasarımcısı olarak onurlandırıldı. Yamamoto 2000’li yıllarda başarısını katladı. 2003 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, Paris’te hazır giyim moda haftası boyunca gösterilerek büyük ses getirdi. Eşzamanlı olarak, Yohji Yamamoto Y’s 3 markasıyla Adidas spor giyim şirketi ile birlikte üretilen yeni bir giyim koleksiyonunun tasarımcısı oldu. Bu anlaşma, Yamamoto’nun 2001 yılında Adidas için şaşırtıcı derecede başarılı bir dizi antrenör, atletik ayakkabı ve spor ayakkabı tasarlamasından hemen sonra gerçekleşti.

Kronoloji

1966
Tokyo’daki Keio Üniversitesi’nden mezun oldu.

1969
So-en Ödülü ve Endo Ödülü’ne layık görüldü. Tokyo’daki Bunka Fashion College’den mezun oldu.

1977
Tokyo’da ilk koleksiyonunu beğenilere sundu.

1981
Paris’te ilk koleksiyonunu beğenilere sundu.

1982
New York’da ilk koleksiyonunu beğenilere sundu. 26. Moda Editörleri Kulübü (FEC) Ödülü’ne layık görüldü.

1984
Paris’te ilk erkek giyim koleksiyonunu beğenilere sundu.

1986
4. Mainichi Moda Ödülü’nü Tokyo’da kazandı.

1989
Wim Wenders’ın Yohji Yamamoto’nun hayatını anlattığı filmi “Notebook on Cities and Clothes” yayınlandı.

1990
Opera de Lyon için Puccini’nin “Madame Butterfly” kostümlerini tasarladı.

1991
Tokyo’da 35. Moda Editörleri Kulübü (FEC) Ödülü’ne layık görüldü.

1993
Beyrut’ta Wager Opera için “Tristan and Isolde”ın kostümlerini tasarladı.

1994
Fransız Kültür Bakanlığı’ndan “Chevalier de L’Ordre des Arts et des Lettres”e layık görüldü. 12. Mainichi Moda Ödülü’nü Tokyo’da kazandı. Kanagawa Art Festival Opera için “Susanoo”a kostüm tasarladı.

1996
Yohji isimli ilk parfümünü beğenilere sundu.

1997
Tokyo’da 40. Moda Editörleri Kulübü (FEC) Ödülü’ne layık görüldü. New York’da Fashion Group tarafından Gecenin Yıldızları Ödülü’ne layık görüldü.

1998
Floransa’da Pitti Immagine tarafından “Arte e Moda”ya layık görüldü.

1999
18. Annual Council of Fashion Designers of America (CFDA) Ödülleri’ne New York’da layık görüldü. Ryuichi Sakamoto’nın “Life” isimli operasının kostümlerini tasarladı Takeshi Kitano’nun “Brother” isimli filmindeki kostümleri tasarladı.

2002
Yohji Yamamoto “Talking To Myself” isimli kitabını yayınladı. Adidas’ın Y-3 isimli spor giyim bölümünde Kreatif Direktörlük görevine geldi. Y’s markasının Paris’teki ilk koleksiyonunu beğenilere sundu. “Talking To Myself” Leipzig Kitap fuarında 2002’nin en iyi kitabı seçildi. Takeshi Kitano’nun “Dolls” isimli filmindeki kostümleri tasarladı.

2003
“Yohji Yamamoto: May I help you” isimli sergi Tokyo’daki Hara Çağdaş Sanat Müzesi’nde beğenilere sunuldu. Takeshi Kitano’nun “Zatoichi” isimli filmindeki kostümlere süpervizörlük yaptı.

2004
Japonya Hükümeti tarafından Mor Kurdeleli Madalyaya layık görüldü.

2005
Fransa Cumhurbaşkanı tarafından onursal bir ödüle layık görüldü. İtalya’daki Palazzo Pitti Modern Sanat Galerisi’nde “Correspondences: Yohji Yamamoto isimli sergisini beğenilere sundu. Yohji Yamamoto tarafından çıkarılan A Dergisi’nin lansmanı yapıldı. Takeshi Kitano’nun “Takeshis” isimli filmindeki kostümleri tasarladı.

2006
Belçika’daki Antwerp şehrinde yer alan Mode Müzesi’nde “Yohji Yamamoto: Dream Shop” isimli sergi beğenilere sunuldu. Royal Society Of Arts tarafından Onursal Tasarımcılığa layık görüldü.

2008
Arts London Üniversitesi tarafından Onursal Doktora ünvanına layık görüldü.

2010
19 yıl aradan sonra ilk defa “Yohji Yamamoto The Men 4.1 2010 Tokyo” isimli koleksiyonu beğenilere sundu.

2011
Yohji Yamamoto “My Dear Bomb” isimli kitabını yayınladı. Yohji Yamamoto hayatını ve tüm çalışmalarını kapsayan ilk kişisel sergisini Londra’daki Victoria&Albert Müzesi’nde açtı.Fransa sanat ve kültür çevresinin en üst düzey onur ödülüne layık görüldü.

2012
Yohji Yamamoto’nun Aoyama mağazasında ilk resim sergisi gerçekleşti. İsrail’deki Design Müzesi Holon’da sergi gerçekleştirdi.

Nisan 2018