Röportaj
ZAHİDE BETÜL ŞAHİN

ZAHİDE BETÜL ŞAHİN

SERAMİKTEN GÖZLÜKLERE

Zahide Betül Şahin tasarım yolculuğuna seramikle başlayıp, yavaş yavaş vücudun çeşitli bölümleri için tasarladığı aksesuarlar ile devam etti. Milyonda bir rastlanan, kesinlikle benzersiz, hatları belirgin ve kompleks gözlük tasarımlarında seramiği de kullanarak belirgin kalıpların çok ötesine geçti. Zahide Betül Şahin, seramik konusunda sıra dışı tasarım becerilerini ustalıkla kullanan bir Türk sanatçısıdır. Kendi markasını kuran Şahin şu anda seramikten yapılmış gözlük ve aksesuar tasarımları üzerinde çalışıyor. Onun gözlük tasarımları günlük kullanım amaçlarının çok ötesinde. Her biri sanat eseri tadında olan gözlük tasarımları sıra dışı ve bazen çılgın görünümlerine rağmen görenlere hem ilham veriyor hem de büyülüyor. Zahide Betül Şahin’in tasarımlarından birçoğu kolay anlaşılmayan ve çarpıcı şekillerden oluşuyor. Tam bir sanatçı ruhuyla hayat verdiği tasarımları için sınırların olmadığı, duyguların bir çoğunu barındıran ve özel hissettiren dünya yaratıyor. Sonuçta Zahide Betül Şahin için tasarım yolu yaratıcılık ve estetikten geçiyor.

Zahide Betül Şahin kimdir ve gözlük tasarımına nasıl geçiş yaptınız?

Konya Selçuk Üniversitesi Seramik bölümünden mezunum. Mezun olmadan son bir yıl Marmara Üniversitesi’nde okudum. İstanbul’da üç yıl yaşadım. Daha sonra Amerika’ya yerleştim. Güzel sanatlar seramik bölümünde okuduğum sıralarda giyim ve aksesuar alanlarına yönelme çabasındaydım. Aksesuarlar daima ilgimi çeken bir alandı. Seramik ile bu alanları nasıl ilişkilendirebilirim diye düşünürken, malzemesi çamur olan heykelsi giyilebilir işler tasarladım. Giyilebilir, taşınabilir sanatsal tasarımlar başlığı üzerinde çok duruyordum. Daha sonra gözlük tasarımı yapmakta karar kıldım.

Sizi gözlüklere bu kadar çeken şey hakkında başka neler söylemek istersiniz?

Söz konusu moda olduğunda kullandığınız aksesuarlar sizin hakkınızda birçok ipucu verir. Fikrimi sorarsanız gözlükler insanların yüzlerindeki ifadelerle ve onların karakterleriyle yakından ilgili. Hayatımda en çok önemsediğim ve öncelikli olarak ilgilendiğim şey; insanların yüzlerindeki çizgilerdir. Bu sebeple yüz çizgisi ve yüzdeki ifadelere olan tutkum beni gözlük tasarlamaya adeta zorluyor.

Sizce gözlük tasarımı hangi sanat dalının bir öğesi ve gözlük tasarlarken dikkat edilmesi gereken en önemli öğeler neler?

Gözlük bir aksesuar olarak moda alanın tamamlayıcı bir unsuru olabilir ama bana göre çerçevesi veya detayları çamurdan şekillenen seramik veya heykel gibi. Teknik anlamda gözlük tasarlarken bir takım ölçüler olmak zorunda yüz hattına oturması için. Genelde o senenin trend olan renk ve materyalleri baz alınarak tasarlanıyor fakat ben bunlara pek dikkat etmiyorum.

Koleksiyonlarınızı oluştururken nasıl bir araştırma ve tasarım sürecinden geçiyorsunuz?

Ritüel olarak beğendiğim ve beni etkileyen her şeyi iyi bir araştırma sonrasında gözümün önüne seriyorum. Günlük yaşamımda ilham aldığım konular hakkındaki araştırmalarım sonucu, fikirlerimi tasvir eden çizimler yapıyorum. İlham aldığım konularsa hayatın her alanından ya da herhangi birinden çıkabilir. Tek bir şeyden ilham aldığımı söyleyemeyiz. Sonrasında imajlar yaratmaya başlıyorum, beni gerçekten etkileyen şeylere şekil ve form vermeye çalışıyorum.

Her bir tasarımınız için kullanacağınız şekli ve konsepti nasıl belirliyorsunuz?

Her yeni tasarımımdan önce, diğerlerinden daha iyi ve daha farklı bir tasarım oluşturmak en önemli prensibimdir. Bu prensibim sayesinde her tasarımım birbirinden farklı bir hal almayı başarıyor. Buna ek olarak konsept tasarım diye tanımladığım çalışmalarım da var ancak yine de ben her tasarımımın beni başka bir dünyaya götürmesini seviyorum. Her seferinde farklı konular ve şekillerle çalışıyorum çünkü tasarımlarımın sıkıcı olmaması benim için çok önemli.

Türkiye’deki sanat anlayışına ve kadın sanatçıya bakış açısıyla ilgile neler söylemek istersiniz?

Türkiye’de beğeni algısı yüksek fakat sanatçıya destek anlamında potansiyelin düşük olduğunu düşünüyorum. Ben yeni yetişen sanatçıların ilerde çığır açacağına inanıyorum. Geçenlerde Türkiye’deki kadın sanatçıların Avrupa ve ABD’deki hemcinslerinden daha iyi durumda bulunduğunu, İstanbul’daki galerilerde sergilenen çalışmaların yüzde 40’ının kadınlara ait olduğunu okumuştum. Bu benim geleceğe dair daha umutla bakmamı sağladı. 

Hiç umutsuzluğa düşüp “yapamayacağım” dediğiniz anlar oldu mu, bu zamanlarda o işi tamamlamak için kendinizi nasıl motive edersiniz?

Yapamayacağım diyeceğim zamanlarda aklıma kendime hemen şu soruyu sormak geliyor; “Elimden gelen her şeyi yeterince yaptım mı?”. Sonra hemen toparlanıp yeniden daha sıkı çalışmaya başlayabiliyorum.

Bu farklı bakış açınızı size kazandıran önemli bir dönüm noktası yaşadınız mı?

Herkesin hayatında bir çok dönüm noktası var aslında. Benim en belirgin dönüm noktam, güzel sanatları keşfettiğim zaman oldu. Aksi halde ne yapardım bilmiyorum.

Markanızı 3 kelimeyle tanımlamanız gerekse ne derdiniz?

Benzersiz, çılgın, organik.

Gözlüklerinize ulaşmak isteyenler nereden alabilirler?

Maalesef, tasarımlarımın henüz toptan üretimi yapılmamaktadır.

En çok beğendiğiniz gözlük hangisi ve neden?

Beğendiğim birçok gözlük var ama en çok beğendiğim gözlük tasarımları Kuboraum’un diyebilirim. Çünkü bu markanın bir karakteri olduğuna ve bu karakteri de tasarımlarına yansıtabildiğine inanıyorum.

Gözlüklerin geleceği hakkında neler düşünüyorsunuz?

Gelecekte gözlüklerin moda aksesuarı olmanın yanı sıra fütüristik ve teknoloji odaklı olacaklarına inanıyorum.

Tasarımlarınız nasıl üretiliyor?

Şimdilerde tasarımlarımı 3D baskı yöntemi kullanarak üretmeye çalışıyorum. Son tasarımlarımı sosyal medyadan takip edebilirsiniz.

Gelecekte sizi nerelerde görebiliriz?

Hayallerim var ama esasen ben günü en verimli şekilde değerlendirmeye bakıyorum. Geleceği bilmiyorum.

Kaynak: www.weloveglasses.com ve www.killjoymag.com

Nisan 2018