Göz Haberi
AÇIK RENKLİ GÖZLÜLERDE GÖZ KANSERİ RİSKİ DAHA YÜKSEK!

AÇIK RENKLİ GÖZLÜLERDE GÖZ KANSERİ RİSKİ DAHA YÜKSEK!

New York ve Ohio State üniversitelerindeki bilim insanlarının yaptığı ortak çalışmada, yetişkinlerde göz içinde görülen “uvea melanomu” kanseri gelişiminde, göz rengini belirleyen genetik bölgedeki mutasyonların en önemli risk faktörü olduğu belirlendi. Araştırma, mavi, yeşil ve gri göz rengi ile açık ten rengine sahip olanlarda göz kanseri gelişme olasılığının daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Gözü ve göz çevresindeki dokuları ilgilendiren bütün kitleler “göz tümörleri” olarak adlandırılmakta ve bunların kötü huylu olduğu tespit edildiğinde de “göz kanseri” olarak isimlendirilmektedir. Tümörlerin gözün çeşitli kısımlarında görülebildiği gibi göz çevresinde, göz kapaklarında, gözün içerisinde ya da dışındaki orbita çukurunda da tespit edilebilir. Tümörlerin oluştukları bölgeye göre belirtiler farklılık gösterir. Belirtilerin çoğunlukla göz içerisinde kızarıklık, göz kapaklarında şişlik, göz etrafında iltihaplanma ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkmaktadır. Tümörler bazen göz bebeğinin yuvarlak yapısını da bozabilir. Gözün içinde iris tabakasındaki tümörlerde ise bazen kahverengi, bazense açık renkte kitleler görülebilir. Gözün arkasında ortaya çıkan tümörler ise bazen hiçbir şikayete sebep olmaz. Bunlar rutin muayene sırasında ortaya çıkar.

Göz Kanseri Belirtileri
Bulanık görüş, ani görüş kayıpları, görüş alanında ortaya çıkan hareketli nokta veya çizgiler ile ışık parlamaları, görme alanı kaybı, gözün renkli kısmında ortaya çıkan koyu nokta veya leke, göz bebeğinin şeklinde veya büyüklüğünde değişim, gözün göz yuvasındaki doğal konumundan kayması veya dışarı doğru çıkması, gözde kızarma veya ışığa karşı hassasiyet görülebilir. Göz kanseri, gözün dışına doğru büyümediği sürece ağrı nadiren görülür. Muayenede göz kapağından gözün arkasına kadar bütün yapıların dikkatlice incelenmesi gereklidir. Kapaklara, kapakların iç kısmına, göz hareketlerine, göz bebeğinin ışık cevabına, göz tansiyonuna mutlaka bakılmalıdır. Bazen göz kanserlerinin hiçbir şikayete neden olmadan gözde yavaş yavaş büyüyebilmektedir. Bu sebeple çocukların belli aralıklarla göz muayenelerinin yapılması, göz tümörlerinin erken teşhisi için çok önemlidir.

Açık Renkli Gözler, Dikkat!
Alana ilişkin bilimsel yayınlarda yer alan istatistiklere göre göz kanseri, açıkgöz rengine sahip olanlarda, yaşlılarda, atipik-sıra dışı ben sendromu olanlarda, bağışıklık sistemi zayıf olanlarda, AIDS hastalarında, organ naklinde reddi önleyici ilaç kullanan kişilerde daha sık görülüyor. New York ve Ohio State üniversitelerindeki bilim insanlarının yaptığı ortak çalışmada, uvea melanomu (en sık görülen göz içi kötü huylu tümörü) hastalarında en büyük riskin, göz rengini belirleyen genetik bölgedeki mutasyonların oluşturduğu belirlendi. Ayrıca mavi, yeşil ve gri gözlü olanlarla, açık tenlilerde, göz ve göz çevresi kanseri olma olasılığının daha yüksek olduğu bulgusuna ulaşıldı. Açık renkli gözlerde, gözü güneşin zararlı ışınlarından koruyan koyu renkteki pigmentlerin sayısı çok az olduğundan, bu kişilerde leke şeklinde göz beni de daha fazla oranda görülmektedir. Göz benleri de uvea melanomu için artmış risk faktörleri arasında sayılır. Açık renk gözlerde uvea melanomunun daha fazla görülmesinde genetik yatkınlık, artmış ben miktarı ve ışığın zararlı dalga boylarından koruyan pigmentlerin doğuştan az miktarda olması muhtemelen sebepler olarak düşünülebilir. Göz içindeki tümörlerde sigara, aile öyküsü ve genetik ortak risk faktörlerini oluşturmaktadır. Bunun dışında göz melanomunda beyaz ırk, açık göz rengi, ileri yaş, gözün renkli kısmında lekeler olması, ciltte atipik ve çok sayıda benler olması, aşırı ve koruyucu gözlük olmadan solaryum kullanımı riski artıran faktörler arasında yer alıyor. Uzmanlar, göz kapaklarındaki kanserlerin çoğunluğunun cerrahi yöntemle ve kozmetik onarım teknikleriyle giderilebildiğini, bazı durumlarda da erken teşhisle hastanın hayatının kurtarılabildiğine işaret etti. Göz çukuru tümörlerinde ise cerrahiyle tümörün çıkarılabildiğini, bazı durumlarda kitlenin tamamını çıkartılmadan biyopsi sonrası kemoterapi ya da radyoterapi uygulanabildiğini vurguladı.

Nisan 2018