Marka Hikayesi
LINDA FARROW

LINDA FARROW

LINDA FARROW SAYESİNDE, 70’LERİN VİZYONER TASARIMLARI İNKAR EDİLEMEZ CAZİBEYE SAHİP RETRO GÖZLÜKLERDE HAYAT BULUYOR.

Linda Farrow’un hikayesi 1960’lara uzanıyor. Londra kökenli moda stilisti Linda Farrow 1960’larda aksesuarlara geçiş yapmaya karar veriyor. Üstelik dönemin bilenen aksesuarları yerine gözlük tasarımına odaklanıyor. Böylelikle girişimci Linda Farrow, Oliver Goldsmith ve Cutler and Gross’u takip ederek ilk gözlük tasarımcıları arasındaki yerini alıyor. İlk tasarımlarını Balenciaga, Emilio Pucci ve Yves Saint-Laurent gibi prestijli moda evleri için yapıyor. 1970’e gelindiğinde ise kendi adını taşıyan markası Linda Farrow’u beğenilere sunuyor. Linda Farrow benzersiz ve modaya uygun gözlük tasarımlarını sahip olduğu tutkuyla hayata geçiriyor. Geleneksel trendlerle, yeni ve yenilikçi gözlük modellerini kusursuz bir şekilde harmanlayan Linda Farrow, kısa zamanda son trendleri belirleyen bir markaya dönüşüyor. 1980’lerde Linda Farrow zamanını ailesine ayırmak için işinden ayrılıyor. İşinden ayrılırken ise geride önemli miktarda vintage gözlük bırakıyor. Linda’nın oğlu Simon Jablon 2003’te bu ünlü koleksiyona tesadüfen ulaşıyor. Simon Jablon 2000 adet vintage çerçeveden oluşan bu miras ile daha sonra eşi olacak olan Tracy Sedino ile birlikte Linda Farrow markasını hayata döndürme kararı alıyor. Linda Farrow Vintage markası ilk ticari fuarında birkaç gün içinde büyük miktarda sipariş alarak önemli bir başarıya imza atıyor. Böylelikle Linda Farrow gözlükleri başarı yolunda yeniden keşfedilmiş oldu.

2003’teki lansmandan 10 yıl sonra Linda Farrow 50’den fazla tam zamanlı çalışan sayısıyla büyüme gösteriyor. Özel şirket, gelirlerini açıklamasa da geçen yıl Londra'daki Selfridges'de, Londra'nın Mount Caddesi'nde ve Hong Kong'un Tsim Sha Tsui semtindeki Harbour City alışveriş merkezinde olmak üzere 3 yeni önemli perakende satış mağazası açıyor. Marka ayrıca Tayland ve Filipinler'de de mağazalar açarak dünya genelinde 80 ülkede varlığını koruyor. Markanın yeniden beğenilere sunulmasına yol açan keşifle ilgili Tracy Sedino “Simon’nun ailesinin Islington’da büyük bir deposu bulunuyordu. Burası ticari bir mülktü ve verdikleri izinle yaşam alanı haline çevrilecekti. Simon’nun babası oraya gitmemizi ve boşaltmamızı istedi. Gittiğimizde hepsi çok iyi durumda olan göz kamaştırıcı Balenciaga, Yves Saint Laurent, Pucci marka gözlükleri bulduk. 3 katın tamamı zeminden tavana kadar kutular içinde vintage güneş gözlükleriyle doluydu. Bu gözlükleri bulduğumuzda bunlarla kesinlikle bir şeyler yapmak zorundayız diyerek Linda Farrow’u vintage olarak yeniden lanse etmeye karar verdik” dedi. Simon Jablon ise “2003’te lansmanı yaptığımızda, koleksiyonlar genel olarak son derece sıradan ve sıkıcıydı. Piyasada hiçbir mücadele yoktu. Annemin yerleştirdiği Dna’yı takip ederek, piyasayı değiştirdik. Tasarım, yaratıcılık ve lüks gibi elementler bir araya gelerek bir bütünü oluşturdular. Annem geçmişte tamamen yeni bir ürünün öncülüğünü yapıyordu, bizler ise aynı Dna’yı sürdürecek kadar şanslıyız" dedi. 2003’te sadece 20’li yaşlarının başında olan Sedino ve Jablon depodan aldıkları gözlükleri bavullarla pazarda satmaya başladılar. Browns ve Harvey Nichols gibi öncü mağazalar da alıcıları arasındaydı. Çiftin her ikisinde de resmi bir eğitimi yoktu. Sedino, central Saint Martins’de moda tasarım dersleri alırken, moda PR şirketinde çalışıyordu. Jablon ise babasının yönettiği aile işlerine yardımcı oluyordu. Bir yıl sonra alıcıların yeni ürünleri sormaya başlaması üzerine çift, vintage gözlüklerden oluşan stoklarını daha büyük bir şeye dönüştürmek amacıyla genç moda tasarımcılarıyla görüşmelere başladılar. Tracy Sedino Halkla İlişkiler dalında görev yaptığı kısa süre içinde moda dünyasından önemli bağlantılara sahip oldu. Bu bağlantıları işbirliği yapmak üzere kullandı. Böylece Jeremy Scott, Erdem, Yazbukey, Oscar de la Renta ve Matthew Williamson gibi tasarımcılar Linda Farrow ile ortak projelere imza attı. O dönemler ikinci sezon koleksiyonunu diğer 5 tasarımcıyla birlikte sergileyen Alexander Wang ile bir partide buluştular. Linda Farrow’un hem defilelerde hem de ticari amaçla New York’dasatılması için fikir birliğine vardılar. Sedino ve Jablon, piyasaya hakim lisanlı gözlükler tarafından tehdit altında olan Linda Farrow markasının ürünlerini yeni ve umut vadeden genç tasarımcılar çevresinde yapılandırdı. Sedino “Sevdiğimiz ve finansal zorluklardan ötürü gözlükler üzerinde çalışma fırsatı bulamayacak tasarımcılarla çalışmayı istedik. Lisanslı gözlük devleri daha küçük markalara da asla dokunmazdı” dedi. Linda Farrow Prabal Gurung ve The Row gibi gelişmekte olan tasarımcılarla uzun soluklu lisans sözleşmeleri imzalayarak sezonun defilelerinden ilham alan ticari gözlük koleksiyonları tasarlamaya başladılar. Sedino “Optik çerçeve ve güneş gözlüklerine daha çok birer moda aksesuarı olarak yaklaşmayı seçtik” dedi. Linda Farrow’un en yenilikçi ve beğenilen parçalarından olan Mickey Mouse kulaklı çerçeveleri tasarımcı Jeremy Scott tarafından yapıldı ve Lady Gaga, Beyonce gibi ünlüler tarafından kullanıldı. Bu tasarımın lansmanından bu yana yedi yıl geçmesine rağmen hala talep görmesi ise dikkat çekiyor.

Şirket aynı zamanda Linda Farrow isimli kendi markasını da geliştiriyor. Markanın sunduğu piton derili, 24 ayar altın kaplamalı, ince dokunuşlara sahip gözlükler büyük rağbet görüyor. Simon Jablon “Aynı zamanda çok yüksek kalitede camlar kullanıyoruz. Lüks bir üründe her şey gerçekten mükemmel olmalıdır. Eğer gümüş veya altın renkli camlar kullanırsanız, asla aynı rengi veremezsiniz. Eğer 24 ayar altın bir çerçeve yapıyorsanız, camın da mutlaka uyum sağlaması gerekir. Bu yüzden biz altın kaplama cam kullanıyoruz” dedi. Jablon aynı zamanda şirketinin piyasadaki konumundan oldukça umutlu. Jablon “Kimsenin lüks bir saate ihtiyacı yoktur. Kimsenin lüks bir gözlüğe de ihtiyacı yok ya da bir Bentley’e. O halde bunları neden istiyoruz? Çünkü çok güzeller, çok özeller ve en iyilerin en iyisiler. Bunun ötesinde çünkü biz lüksü aşkla yapıyoruz. Bu aşk tepeden tırnağa ürünümüze yansıyor” dedi. Tracy Sediono yaptıkları hiçbir şeyin bir iş planına dayanarak gerçekleştirilmediğini, tamamen organik olarak ilerlediklerini belirtiyor. Ancak çiftin aldığı kararlar girişimcilik ruhuyla birebir örtüşüyor. Bazı imalatçılarla olan bağlantılar Jablon’un annesinden miras kalmış olsa da, çift çoğunlukla kendi üretim ve tasarım ilişkilerini kendileri yapılandırdılar. Üstelik Fransa ve Japonya’nın uzmanlaşmış fabrikalarında el işçiliği ile üretilmiş çerçevelerin dağıtım ve pazarlama sorumluluğunu yüklenerek kendilerini benzerlerinden ayırmayı başardılar. Aslında Simon Jablon iş hayatına 14 gibi çok erken bir yaşta başladı. Avrupa masa tenisi şampiyonu olarak Çin’e giden Jablon, masa tenisi kauçuğu ihracatı yaparak 24.000 dolar ile döndü. Biriktirerek çoğalttığı parasını Linda Farrow markasını hayata için kullandı. Jablon’ın ortağı ve günümüzde hayat arkadaşı olan Sedino  “Bence ikimizin de aynı vizyona sahip olması çok iyi bir şey. Kesin olarak aynı vizyona sahibiz ancak 2 farklı açıdan bakıyoruz. Simon harika bir iş adamı. Bense daha çok estetik insanıyım: pazarlama, marka yapılandırması gibi. Ama birlikte kusursuz bir uyum yakalıyoruz. Sürekli kavga ediyoruz ancak asla kin tutmuyoruz. Tartışmamızdan 2 dakika sonra sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi olur” dedi. Geleceğe hedefleri sorulduğunda Sedino ve Jablon gözlük satın alma deneyimine daha butik bir yaklaşım getirmeye odaklanacaklarını belirtiyor. Sedino “Kesinlikle perakende deneyimine etki bırakmak istiyoruz. Şuanda gözlük satın alma oldukça klinik bir deneyim. Tamamen beyaz ve kesinlikle moda butik deneyimi gibi değil. Oysaki gözlük de diğer aksesuarlar gibi bir moda aksesuarı. Biz de lüks bir ayakkabı mağazasında sunulan müşteri hizmeti deneyiminin benzerini yaşatmak istiyoruz. Bunu da markamızı, ürünlerimizi ve hangi yüze hangi çerçevenin uygun olacağını iyi bilen satış ekibimizle yapmak istiyoruz” dedi.

Moda tadında retro gözlükler

Linda Farrow sayesinde, 70’lerin vizyoner tasarımları inkar edilemez cazibeye sahip retro gözlüklerde hayat buluyor. Kelebek, yuvarlak, pilot ya da büyük boy gözlüklerden hangisini seviyorsanız, Linda Farrow koleksiyonları bu geleneksel şekillere hükmediyor. Kült gözlük klasiklerinin tasarımları en iyi malzemelerle yeni bir sanatsal yön buluyor. Titanyum, 24 ayar altın, deri ve hayvan derileri en güzel şekilde işleniyor. Bir lüks markası olan Linda Farrow gözlük tasarım endüstrisinde kendine ait yeri böylece sahipleniyor. Dünyaca ünlü moda haftalarında ikonlaşmış kişilerce kullanılıyor ve uluslararası basında ön sayfalarda kendini gösteriyor. Madonna, Lenny Kravitz, Maggie Gyllenhaal ve Sienna Miller gibi birçok ünlü markanın tutkunları arasında yer alıyor. Böylece sınırlı sayıda üretilen Linda Farrow gözlükleri moda ve gözlük tutkunları tarafından mutlaka sahip olunması gereken aksesuar haline geliyor.
 

Mart 2018