Röportaj
TURKUAZ OPTİK

TURKUAZ OPTİK

SILMO İSTANBUL KATILIM AÇISINDAN ÇOK VERİMLİ VE ETKİLİ BİR ORGANİZASYON. HER SENE YENİ BİR KONSEPTLE KATILMAKTAN MUTLULUK DUYUYORUZ.

Merhaba Timur Bey… Optik sektörüne uzun yıllardır hizmet veren biri olarak, okurlarımıza kendinizi biraz tanıtıp sektöre nasıl başladığınızdan bahsedebilir misiniz?

Sektörde ki üçüncü kuşağız, dolayısıyla sektörün içinde büyüdüm diyebilirim. Öğrenimimi tamamladıktan sonra aktif olarak aile şirketimizde çalışmaya başladım. Sekiz yıl sonra işin toptan tarafında yer almaya karar vererek Turkuaz Optik Firmasını kurdum.

Turkuaz Optik olarak dünyaca ünlü birçok önemli markanın pazarlama ve dağıtımını yapıyorsunuz. Genel olarak markalarınızın karakteristik özelliklerinden bahsedebilir misiniz?

Turkuaz Optik olarak bünyemizde bir çok farklı markayı barındırıyoruz. Italia Independent, Tom Ford Eyewear, Moncler, Hally and Son, Dsquared2 Eyewear, Adidas Originals Eyewear, GF Ferré, Modo, Gunnar, Kaleos, Vuarnet ve Vedi Vero. Birbiri ile çakışmayan koleksiyonlar olmasına ve sektörün ihtiyacına yönelik markaları seçmeyi tercih ediyoruz. Dsquared2 Eyewear’in koleksiyonu avangard, Tom Ford klasik ve sofistike zamansız bir moda markası, Hally and Son vintage ikonik modelleri günümüze uyarlıyor, Moncler spor şık kategorisinin vazgeçilmez markası, Vuarnet daha teknik özelliklerde ürün tercih edenlere özel, Modo yine teknik özellikleri bünyesinde barındıran özellikle hafif özelliklere sahip çerçeveler tercih edenler için birebir. Vedi Vero optik sektöründe yükselen Kore trendlerini yansıtıyor, Kaleos bağımsız markaları tercih eden ve klasik modellerin dışında farklı tasarımları arayanlar için ve Italia Independent her yaşa hitap eden klasik modelleri markanın inovatif özellikleri ile birleştirip farklı materyal ve teknolojileri tercih edenlerin markası.

Ülkemizde modaya yön veren, trendleri belirleyen bir firmasınız. Markalarınıza ait koleksiyonlarıseçerken nelere dikkat ediyorsunuz?

Öncelikle bizi böyle gördüğünüz için teşekkür ederiz. Moda çabuk tüketilir hale geldiği için ve son zamanlarda hayatımızın ayrılmaz parçası sosyal medya sayesinde anlık değişkenlik gösterdiği için biz de farklı profesyonel mecralardan bir sonraki sezonun pantonesi ve şekilleri ne olacak araştırıp, Türkiye’nin sahadaki dinamiklerini de ekleyerek koleksiyonlarımızı seçmeye özen gösteriyoruz. Örneğin İzmir ve Ankara gibi farklı iki bölge çok daha farklı koleksiyonları tercih edebiliyor. Biz de mutlaka bu unsurlara dikkat ederek koleksiyonlarımızı oluşturuyoruz. Her bölgeye hitap edebilmek ve ihtiyaçlarını karşılayabilmek çok önemli.

Turkuaz Optik, 30 yıla yaklaşan tecrübesiyle markalarına yenilerini eklemeyi ya da kendi markalarını oluşturmayı düşünüyor mu?

Türkiye’deki ekonomik durgunluk optik sektörünü de olumsuz etkiliyor. Böyle bir dönemde marka seçerken daha da dikkatli davranmayı tercih ediyoruz. Kendi markalarını yaratıp ticari açıdan çok başarılı bir şekilde işlerini büyüten meslektaşlarımıza imrenerek bakıyoruz, her sene kendilerini hız ve ürün kalitesi olarak geliştiriyorlar, dış pazarlarda başarılar yakalıyorlar. Bizim içinse; tüketicide talep yaratan bir ürünün ortaya çıkmasındaki zaman emek ve parayı hesaba katınca raftan alıp, Uzakdoğu’ya gönderip birebir ürünün aynısını yaptırmak en azından manevi olarak çok çekici gelmiyor daha yaratıcı olabileceğimiz projeleri kovalıyoruz.

Turkuaz Optik olarak marka bilinirliğini arttırmak için hangi tanıtım ve pazarlama yöntemlerini kullanıyorsunuz? Bu konuda öne çıkan projeleriniz nelerdir?

Tanıtım ve pazarlama şirketimizin çok önem verdiği ve belki de en iyi yaptığı işlerden biri. Bizden yüzlerce kat bütçelere sahip olan uluslararası devlerin bile ayak izlerimizi takip etmeleri doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Fakat teknolojinin günlük hayatımıza kattığı müthiş dinamizm ile sürekli değişen tüketici davranışlarına paralel giden tanıtım faaliyetlerimiz yüksek bütçelerin bile bizi kolaylıkla yakalamalarını engelleyecektir. Herhangi bir ajansla çalışmayı tercih etmiyoruz. Tüm aktiviteleri kendi ekibimiz ile yönettiğimiz için bize geri dönüşünü de daha sağlıklı ölçebiliyoruz. Basın, oyuncular, sosyal medya fenomenleri ile birebir ilişki kurmayı tercih ediyoruz.

Turkuaz Optik ile ilgili olarak 2018 sezonunda bizleri ne gibi yenilikler ve sürprizler bekliyor?

Operasyon altyapımızı güçlendirmek için yatırımlar yapıyoruz; satış, pazarlama, satış sonrası servisimizi daha iyiye götürecek yatırımlar. Tanıtım faaliyetlerimiz sürprizlerle dolu olacak tabii ki ama isterseniz kulağınıza söyleyelim.

Lüks segmentteki markaların yeni koleksiyonlarındaki tasarımlar, çoğu zaman diğer imalatçılara esin kaynağı olabiliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Keşke dediğiniz gibi ilham kaynağı olsa ancak iş “Çinliye al bunun aynısını yap, üstüne de Türkiye’de markasını gözlük kategorisinde patentlemeyen naif bir hak sahibinin markasını bas” deyince, üzerinde Tom Ford logolu çeşit çeşit araba, kıyafet, tencere, tava markalı aynı gözlük aynı anda piyasada oluyor. Markalar da geçmişten ve rakiplerinden ilham alıyor ama mutlaka marka kimliğine uygun bir şekilde yeniden tasarlanıyor. Bire bir kopya hırsızlıktır, ha tabii zenginden alıp fakire veren, modayı geniş kitlelere yayan hayırsever Robin Hoodlarımızı tenzih ederim.(Gülüyor) Aslında çakma üretim açısından bu kadar hızlı olan Türkiye keşke tasarım açısından da Dünya’ya ilham kaynağı olabilse. Türkiye’den çıkan Memo, Sauren gibi bazı markalar emek harcayıp bunu yapabiliyor ancak ilk önce yine bizim Robin Hoodlar tarafından kopyalanıp çabuk tüketilir hale getiriliyor.

Sektördeki tecrübeniz ışığında Türkiye optik sektörünün bugünkü durumunu, gelişimi ve yakın geleceğini nasıl değerlendirirsiniz?

Global pazarda yapılan büyük hareketlerin, yeni oluşumların yansımalarını ülkemiz pazarında da görmeye başladık. Bundan sonraki dört beş yılın oldukça dinamik geçeceğini düşünüyorum, hiç sıkılmadan; her sezon değişen distribütörlükler, yeni gelen/giden markaları seyretmek sektöre heyecan katacaktır.

Son yıllarda optik sektöründe tasarım markaların trend haline geldiğini görüyoruz. Sizce Türkiye pazarında dünyaca bilinen tasarım markalarına neden rastlayamıyoruz?

Yeni Türkiye’de paranın el değiştirmesiyle ortaya çıkan ve çok kolay yoldan para kazanan yeni zenginlerle beraber marka anlayışı oldukça değişti. Tasarım, sanat gibi konuları anlayıp sindirebilmek için oldukça zamana ihtiyaçları var. Şu anda para harcayan bu kitle daha çok ünlüleri takip edip giyinmeyi tercih ediyorlar. Dolayısıyla Kuzey Avrupa gibi gerçekten tasarımın ve teknolojinin ön plana çıktığı markaları Türkiye’de takip eden ve sindiren kitle çok küçük. Bu tarz markaları çok sevmemize rağmen, Türkiye pazarında anlatmak ve konumlandırmak gerçekten zor ve satış adetleri de az kaldığı için bizim boyutumuzda firmalar için ticari açıdan yorucu oluyor.

Turkuaz Optik olarak bu yıl beşincisi düzenlenen Uluslararası Silmo İstanbul Optik Fuarı’na ilk yıllarından itibaren katılıyorsunuz. Bu süre içerisinde fuarın gelişimini ve sektöre sunduğu hizmetleri nasıl değerlendirirsiniz?

Silmo İstanbul her sene giderek büyüyor. Her fuarda bunu olumlu bir şekilde hissediyoruz. Katılım açısından çok verimli ve etkili bir organizasyon. Biz katılmaktan mutluluk duyuyoruz. Bunu da Fuar standımıza yansıtıyoruz. Sıradan bir stand ile katılmak yerine gerçekten kimliğimizi yansıtabildiğimiz bir ortam yaratmak her sene yeni bir konsept belirlemekten keyif alıyoruz.

10 yıldır optik sektörünün nabzını tutan dergimiz “4 your eyes” ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?

“4 Your Eyes” dergisini yıllardır severek takip ediyoruz. Sektöre ait gelişmeleri detaylı bir şekilde takip etmek isteyenler için vazgeçilmez bir kaynak. Optik sektörü trendlerini ve güncel gelişmeleri takip ettiğimiz en öncelikli yayın diyebilirim.  Sizleri sektöre sağladığınız katkılardan ve süregelen başarınızdan dolayı tebrik ediyorum.

 

Mart 2018