Röportaj
WET EYEWEAR

WET EYEWEAR

WET EYEWEAR İLE TASARIMDAN FAZLASI

Adam Rindy ve Honor Hamilton tarafından kurulan Wet Eyewear, tüm zamanların en iyi stillerinden esinleniyor. Wet Eyewear retro tasarımlarla ve içinde bulunduğumuz çağın modasından etkilenen kültürüyle güneş gözlüğü koleksiyonları sunuyor. Wet Eyewear’in sektöre giriş hikayesini ve tasarımlarına ilham olan unsurları Adam Rindy’den öğreneceğiz.

Gözlük tasarlamaya nasıl başladınız?

Ortağım ve ben uzun zamandır moda dünyasında yer alıyoruz. Halkla ilişkilerden, tasarıma, danışmanlıktan, yaratıcı direktörlüğe ve markalaşmaya kadar birçok alanda görev yaptık. Moda endüstrisinde uzun süre var olduğunuzda kendiniz için değil de başkaları için bir şeyler yarattığınızı fark ediyorsunuz. En iyi arkadaşım olan ortağımla Wet Eyewear’i hep istediğimiz, tamamen kendimizin diyebileceğimiz, bizi ve yaratıcılığımızı yansıtan gözlükler tasarlayabilmek için kurduk. Ben fotoğraf sanatçısıyım, ortağımsa stilist. Bu sayede ikimiz de tasarımdan, reklam görsellerine ya da ürün yerleştirmeye kadar istediğimiz her şeyi istediğimiz şekilde yapabilme özelliklerine sahibiz. Özetle bizde gözlük tasarımı gerçek bir tutku projesi olarak başladı.

Bir koleksiyon tasarlarken nasıl bir süreç geçiriyorsunuz?

Estetik anlayışımız için 70’ların ruhunu taşıyan bir yolculuk diyebiliriz. Bu yüzden bu yolculukta gidebilseydik daha farklı nerelere ulaşırdık diye düşünmeyi seviyoruz. Gitmeyi isteyeceğimiz benzersiz ve egzotik yerler tasarımlarımızın şekil ve renklerinde bize ilham veriyor. Bize ilham veren bu yerler sayesinde yeni bir ürün oluşturmak kolaylaşıyor. Lansmanını gerçekleştirdiğimiz “On Vacation” (Tatilde) koleksiyonumuza bu ismi neden verdiğimizi ve her ürünü neden tasarladığımızı tahmin edebilirsiniz.

Markanızı 3 kelimeyle tarif etmenizi istesek, ne derdiniz?

OnVacation, EndlessSummer, ForeverHoliday. Bu 3 koleksiyonumuz sayılır mı?

Tasarımlarınızın şekil ve stillerinde ilham kaynağınız neler oldu?

Yeniden belirtmeliyim ki dünyada görmek ve bulunmak istediğimiz yerler bizim için en önemli ilham kaynaklarıdır. Gitmek istediğimiz bu yerlere göre tasarımlarımızın şekil ve renklerini tasarlamaya çabalıyoruz.

Gözlüklere tutkun oluşunuzdan biraz daha bahsedebilir misiniz?

Gözlüklerin en sevdiğim özelliği dünyanın her yerinden insanın kullandığı yaygın bir aksesuar olmasıdır.  İnsanlar her stilde, şekilde, renkte ve ölçüde gözlüğe her zaman ihtiyaç duyuyor. Ne olursa olsun her kişinin yüzüne göre yapılmış gözlükler mutlaka var. İşte bu yüzden yeni gözlükler yaratmak çok eğlenceli. En son koleksiyonumuzda da hem titizlikle detaylara önem verdik, hem de eğlenceli olması için çalıştık. Zaman akmaya devam ettikçe, diğer sanatçılarla işbirliği yaparak çok sayıda benzersiz ve yaratıcı gözlükler tasarlayarak dünyanın beğenisine sunmayı istiyoruz.

En sevdiğiniz gözlük hangisi ve neden?

Şu an en sevdiğim gözlük Daytona isimli bal rengi camları olan modeldir. Çünkü bu modelin asetat kısımlarındaki ufak detayları ve karamel rengi süslemeleri seviyorum. Bana hep sahip olmak istediğim pilot modeli hatırlatıyor ancak Daytona çok daha güzel. Daytona’yı sevmemin bir diğer nedeni ise daha yaygın bir model olmasıdır. Yani hemen hemen herkesin üzerinde harika duruyor. Zaten en önemli hedeflerimizden biri hem kadın hem erkeklere uygun daha çok stile odaklanmaktır. Bence Daytona modeli bu hedefimizi çok iyi yansıtıyor.

Gözlüklerin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu konuda yorum yapmak gerçekten hiç kolay değil. Gördüğüm kadarıyla birçok insan ve şirket üzerinde hoparlör, kamera, lcd ekran gibi unsurlar olan güneş gözlükleri yapmaya çalışarak var olan döngüyü yeniden oluşturmaya çalışıyorlar. Yenilikleri seviyor olmamı bir yana koyarsak, bu tür gözlüklere ilgi gösteren çok büyük bir kitle göremiyorum. Bence gözlüklerin geleceği güçlü, zamansız tasarımlar, kaliteli malzemeler veya kim bilir belki X-ray gözlüklerinin kullanımıyla devam edecek.

Kaynak: www.weloveglasses.com

 

Mart 2018